Aşkın yüzyılı bitmemiş

Zaman zaman düşündüm de, gerçekten böyle bir yüzyıl var mıydı?
Bu iddia ne kadar haklılık payına sahiptir!
Derken cevap kendiğinden geldi.
Bir kaç gün önce BBC’de izlediğim bir haber tam da yüzyıllık aşkın öyküsünü anlatıyordu.

Paraguaylı bir çift, 103 yaşındaki damat ve 99 yaşındaki gelin, seksen yıl birlikte yaşadıktan sonra nihayet ölmeden önce evlenmeye karar vermiş ve dillere destan bir düğün yapmıştı.

Çiftin düğününe sekiz çocuklarından olan 50 torun, 35 torun çocuğu ve 20 kadar torunun torunu ve ayrıca bir sürü akraba katılmıştı. Seksen yıldır beraber yaşayan çift aslında 49 yıl önce resmî nikah kıydırmış ama araya giren çeşitli nedenlerle bir türlü dinî tören yapamamışlardı. İçlerine ukde olarak kalan bu isteği ölmeden önce yerine getirmek ve aşkı kutsayarak ölümsüz kılmak isteyen çifte çocukları da bu töreni çok görmemişti.

Dini nikahı kıyan rahip, çiftin “en yaşlı yeni evli çift” olduğunu söylemiş ve yeni evliler, göz yaşlarına bürünüp yaşadıkları duygusal anı misafirlerden saklayamamıştı.

Aşk üzerine söz söyleyen kimi uzmanlar, aşkın ömrünün yalnızca 22 ay olduğunu söyler. Aynen bir bebeğin annesine tutkuyla bağlı olduğu ilk 22 ay gibi… Bu mucizevî süreden sonra bebek dışarıya açılır yavaş yavaş, başkalarını da hayatına sokmaya başlar. Aşkta da öyledir, 22 ay boyunca tutku dışındaki bütün duygularını emanete teslim eden âşık bu süre sonunda gerçek hayatına döner. Tutku dolu duygular yerini daha sağlam olan sevgi, saygı, güven gibi duygulara bırakmamışsa eğer, herkes “takar sepeti koluna ve kendi yoluna” gider.

İyi haber, bence günümüzde herşeye rağmen insanların âşık olmaktan umutlarını kesmemeleridir. Hâlâ deli gibi aşk aramaları ve bağlanmak istemeleri, bunun için sosyal medya dahil her türlü aracı kuruma başvurmaları ve doğru kişiyi bulduklarında da bağlanmaları buna işarettir.

gjtozkoparan@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.