AKP Kocaeli Milletveki’ne soruyoruz

Ülkeyi yönetenler olarak televizyona çıkıp, ekran başındakilere hangi yöntemle hesap yaparsanız yapın, ister yılda kişi başına düşen “ekmek miktarıyla”, isterse adam başı sarf edilen yıllık “kurşun kalem sayısıyla”, her şeye karşın cepler boşsa, vatandaş indinde başarı puanınız sıfıra sıfır elde var sıfırdır. Bu böyle biline…


Vatandaşın cebi, iktidardaki siyasetçinin seçimdeki “oy sandığıdır. Seçmenlerin sandığa giderken, cepleri ne kadar doluysa, İktidar adına  sandıklar da o ölçüde oy dolu olacak demektir. Peki halkın cebindeki para durumu şu son üç yılda nasıl acaba? Nasıl olacak? Siz bu ülkede yaşamıyor musunuz da bize soruyorsunuz diyeceksiniz belki. Doğru, nasıl olacak ki? Tabi ki bütün cepler bomboş…


Önce AKP’li Kocaeli Milletvekili Muzaffer Baştopçu’nun açıklamasını  okuyalım, sonra da değerlendirelim. “AKP Kocaeli Milletvekili Muzaffer Baştopçu, toplumun tüm kesimlerinin çıkarını gözettiklerini, hak ve adaletten yana olduklarını söyledi. ‘üç yıl önce ekonomiye neren eğri diye sorsaydık. Nerem doğru diyecekti. Şimdi eğrileri düzeltiyoruz. Her şey doğru ve sağlıklı gelişiyor diyen Baştopçu, vatandaşın vergi yükünü azalttıklarını, her şeyin yasalara uygun olduğunu söyledi.


Özelleştirme uygulamalarının anayasa, yasa ve kurallara uygun olduğunu ifade eden Baştopçu ‘Devleti yönetirken, hukuk ve yasalara saygılı olmak zorundasınız. 5 liralık bir mal 1 liraya satılıyorsa, buna seyirci mi kalınıyor? Buna bağımsız yargı, cumhuriyet savcıları seyirci mi kalıyor diye konuştu” (internethaber – 29 kasım 2005)


Haberin hemen altında ki, kısa okur yorumunu da aktaralım:


“İyi, sizin adınıza sevindim. En azından 550 kişi ‘geçinemiyoruz demeden kurtulmuş oldunuz.” Şapka çıkarılacak bir yorum.Kardeşim şaşırıp kalıyoruz… Biz acaba bu ülkede yaşamıyor muyuz? Ya da Sayın milletvekili ülkemizin dışında başka bir alemde mi idamei hayat ediyor, anlayabilmek mümkün değil! Kaç kez yazdık! Her şey iyi gidiyor da şu” iyilik”, bir türlü bizim gibi on milyonlarca vatandaşımızın kapısından içeriye neden teşrif etmiyor? Neden bizler her şeyin güllük gülüstanlık olduğun anlayamıyoruz ve hissedemiyoruz?


Sayın Baştopçu! AKP’liler olarak, ekonomiyi güdeme getirirken sürekli “MAKROLU” sözlerle açıklama yapmayı bırakın lütfen!  “MAKROLAR”  Üniversitelerde okutulan iktisat derslerinde ve kitaplarında, öğrencilere “hap gibi yutturulan” basmakalıp tanımlardır.


Yaşamda sadece büyük sermayedarların ve çok uluslu şirketlerin, emperyalist ideallerine yanıt veren, halkla hiç ilgisi olmayan ekonomik kavram ve devinimlerdir MAKROLU anlatımlar.


Açıklamanızda, “ekonomide ki eğrileri düzeltiyoruz” diyorsunuz.  Dört yıl içerisinde hangi eğriye düzelttiniz söyler misiniz? İnsanlar bırakın “doğrulmayı” gittikçe “eğrilmekten” canlarından bezer oldular!


Gelin sizinle,  milletvekili seçildiğiniz, bizim de 30 yıl yaşayarak, hiçbir siyasi gücün kuklası olmaksızın gururla ve onurla bürokratlık, gazetecilik ve televizyonculuk yaptığımız Kocaeli’deki esnafları birlikte tek tek dolaşalım. Ne dersiniz?


İçlerinden bir esnafın bile samimi olarak “kazancım iyi Allah’a şükür” diyebilecek olanına rastlayabilecek miyiz acaba? Bu ülkede eskisi gibi siftah yapmadan dükkan kapatan yüzbinlerce esnaf var Sayın Baştopçu! Ne değişti ki?


İsterseniz Kocaeli’de ki memurları, işçileri, emeklileri, çiftçileri ve de İŞSİZLERİ birlikte ziyaret edelim ve “haliniz nicedir” diye soralım bakalım. Var mısınız sayın milletvekili?


Nasıl olsa Kocaeli’de herkes siyasetçi olarak  sizi, gazeteci ve televizyoncu olarak da bizi yakından tanıyor, yabancılık çekmezler.


Taze haber:
“TBMM kampüsü  içerisinde ki Miraç Yağcıoğlu adlı bir seçmen tartıştığı AKP İzmir milletvekili İsmail Katmerci’ye bastonuyla Saldırdı, vurdu.” (Haber1.com 30 Kasım 2005)


Ülkede durum iyi gidiyor da, Miraç Yağcıoğlu gibi kişiler peki neden kendilerini kaybedip “Seçim zamanı gelince ben size gösteririm” diye bağırarak milletvekiline isyan derecesinde saldırıp suç işliyorlar?


AKP’yi ve onun yönetimi bağlamında kimler Türkiye’yi övüyor ve ülkede işlerin iyi gittiğini söylüyor?


MAKRO Ekonomimizin mutlu azınlıkları ile ülkemizde hain planlar içerisinde gözü olan, belli dış güçler ve onların basın organları. Eğer bu kesimlerden iktidara yönelik övgüler geliyorsa, bilin ki halk adına ülkede işler iyi gitmiyor demektir…


İngiliz günlük ekonomi ve siyaset gazetesi Financial Times Türkiye’ye yineövgüler düzdürmüş… Ülkemizde son üç yılda kayda değer reformlar yapıldığından ve “HALKIN REFAHININ GİTTİKÇE ARTMAKTA OLDUĞUNDAN” söz etmiş… Refahın artmasını da, Batılı sermayenin, yani kendi sermayelerinin ülkemize kaymasına bağlamış…


Asgari ücretin 380 milyon lira olduğu, işsiz sayısının 10 milyonu geçtiği, işçinin memurun, emeklinin, küçük esnaf ve çiftçinin süründüğü bir ülkenin REFAHI ARTAN İNSANLARI bizlermişiz öyle mi? 


Refah artışı içinde bulunduğumuz yaşam biçimi eğer buysa… Sefaletin tanımı nasıl yapılır doğrusu çok merak ediyoruz?


burhanaozbey@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.