AKP (Kocaeli) vekillerine sesleniyoruz

Sayın: Vecdi Gönül, Osman Pepe, Nihat Ergün, Eyüp Ayar, Nevzat Doğan ve Muzaffer Baştopçu. Yaşamı boyunca her seçimde oyunu Kocaeli’de kullanmış bir seçmen ve ömrünün 30-35 yılını Kocaeli’de geçirmiş, kentin görsel ve yazılı medyasında, genel medya da dahil olmak üzere yaklaşık 15 yıl görev yapmış bir basın mensubu olarak öncelikle şunu belirtmek durumundayız.


Sizleri çok yakından tanıdığımızı, çoğu zaman gazeteci ve televizyon programcısı olarak her birinizle çeşitli vesilelerle bir araya geldiğimizi. Öncelikle sevgili okurlarımıza duyurmak istiyoruz. Bir süreden bu yana İstanbul’da yaşıyor olsak da, Kocaeli sürekli iletişim içerisinde olduğumuz ana kentimiz.


Sosyal siyasal ve ekonomik gelişme ve oluşumları Kocaeli platformunda yakından izlediğimizi sanıyoruz tahmin edebiliyorsunuzdur. Sizlere yönelik olarak önce şunu belirtmek istiyoruz. Ne yazık ki Kocaeli’de partinizin iktidara gelmesiyle kayda değer bir değişme olduğunu söyleyebilmek olanaksız! Bu düşüncemizi, herhangi bir partinin taraftarı ve sempatizanı olarak söylemiyoruz.


Neden derseniz deyin, siyasete olan inanç ve güvenimizi milyonlarca Türk insanı gibi yıllar önce yitirdik. Sandık başına gittiğimizde de hemen her seçimde kerhen oy kullandığımızı burada samimiyetle belirtelim. Ne sizin partinize, ne de başka partilere hiçbir zaman güven duyarak yaklaşmadık!


AKP’nin Kocaeli bağlamında temsilcileri olarak, sizleri yakından tanımış ve kimilerinize insani nitelikleriniz (siyasi değil) açısından saygı duymuş bir gazeteci (televizyoncu) olarak, siyasetçi kimliğinizle sizlere ayni sempatiyi duyduğumuzu söyleyemeyiz! Çünkü her siyasetçinin ister istemez içine düşmüş olduğu hataya sizler de düştünüz!


Partizanlık! Koyu parti fanatizmi içinde; “partimiz her zaman iyidir, öteki partiler kötüdür” yanılgısından kendinizi soyutlayamadınız! Genel başkanınıza, koşulsuz olarak yanlış tavır ve icraatlar sergilese bile tam bağımlılık içerisinde olduğunuzu görüyoruz! O ne derse doğrudur, parmak kaldırılıp onay verilmelidir görüşüne ters düşen bir davranış içerisinde olduğunuz ya da olabileceğiniz hiç düşünülmedi. Parti içi demokrasinin, AKP’de de öbür partilerde olduğu gibi hiç işlemediği bir gerçek!


“Biz tarafsısız, tüm Kocaeli halkının milletvekilleriyiz” biçiminde hiçbir zaman inanılmayacak bir sav ve görüşle tavır ortaya koymayın! Asıl mesleklerinizde becerili, üretken ve sevilen insanlar olabilirsiniz, ancak siyasette siz sadece AKP’nin milletvekillerisiniz, daha doğrusu resmen de eylemsel olarak da AKP’li olanların vekillerisiniz. Uygulamalarınız ve yaklaşımlarınızla bunu açıkça ortaya koyuyorsunuz. AKP’li ya da partinizin yanında olmayanların, kolay kolay sizin iktidarınızda da önemli yerlere gelmesi ya da sizden önce edinmiş oldukları makam ve mevkileri koruması olanaksız. İstisnalar hariç tabi.


Kentte, partinizi çok seven yerel medyada,  icraatlarınızdan ötürü parti olarak AKP’yi eleştiren ve karşıt görüşte olan basın mensuplarının yerlerinde kalabilmeleri mümkün değil! Ya sizleri ve partinizi övecekler ya da gazete ve televizyonlarından çekip gidecekler! Bunu yapmayanların gereğini, gazetelerin ve televizyonların sayın patronlarının yerine getireceğinden kuşkunuz olmasın!


Kentte söylenen, konuşulan ve iddia edilenlere göre; AKP İl Başkanının onayını almadan vatandaşların her hangi bir resmi kuruma girebilmesi ya da tayin ve terfilerinin yapılması, sizlerin ve partinizin il başkanının onayından geçmeden olanaklı değil. Bize ulaşan haberler bu yönde!


Tabi ki bu tür iddiaların doğruluk derecesini somut olarak eşyanın tabiatı gereği hiçbir zaman kanıtlayamazsınız. Bir daire müdürünü ya da başhekimi parti olarak görevden aldırırken, kendi adamınızı getirmek için yerinden alındığını söylemezsiniz, kişinin başarısız ve verimsiz olduğunu gerekçe olarak göstermek  zorundasınız! O nedenle iddiaların doğruluğunu kanıtlamak olanaksızdır. Ancak, vicdanların vermiş olduğu karar ise kolay kolay yanılmaz! İşte önemli olan odur!


Bu satırlar, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında ki gensoru görüşmelerinden bir gece önce yazılmaktadır. Kentimin milletvekilleri olarak, Sayın Unakıtan hakkında ileri sürülen ve partinizin Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’in Unakıtan’a göndermiş olduğu mektubunda ileri sürdüğü iddia ve suçlamalar konusunda, Sayın Unakıtan’ın aklanmasına yönelik içinizden gelen ses, yani vicdanınız neyi emrediyor?


Sizce Unakıtan Genel Başkanınızın Kızılcahamam kampında dile getirdiği  deyimle TÖKEZLEMİŞ MİDİR?


Kentimizin milletvekilleri olarak gensoru oylamasında Maliye Bakanı hakkında soruşturma açılıp açılmamasına yönelik vereceğiniz oyun rengi Kocaeliler olarak bizler için çok önemli olacak! “Benim vicdanım tümüyle rahat, gönül huzuru ile Unakıtan’ın hiçbir şekilde çocuklarına, ailesine mevki ve makamını kullanarak en ufak imkan ve rant sağladığını düşünmüyorum” şeklinde görüş taşıyarak, Kocaeli seçmeninin karşısına çıkabilecekseniz ve kent caddelerinde gelecek günlerde rahat rahat yürüyebilecekseniz, bizim söyleyeceğimiz bir şey yok.


Vicdani kararınızın o yönde tecelli etmiş olduğunu ve vicdanınızın sesini dinleyerek karar vermiş olduğunuzu düşüneceğiz. Her ne kadar yıllardan beri siyaset ve siyasetçilere inancımızı kökten yitirmiş olsak bile!


Sizlerin; inançlı, Allah korkusu taşıyan vicdan sahibi değerli kişiliklerinizi ayrı tutarak, bu ülkenin vatandaşı ve bir Kocaelili olarak bizim sayın Unakıtan hakkında ki vicdani kararımızı sorarsanız; hiç düşünmeden hemen yanıtlayabiliriz.


Vicdanımızda ki Kemal Unakıtan, hiçbir şekilde aklanmamıştır. Hani derler ya, insanın en önemli ve kutsal yönü vicdanıdır diye. İşte içimizde ki o kutsal yön ve ses, Sayın Unakıtan’ı kimi konularda kesinlikle aklamadı ve aklamayacak! Bu cihanda ki şaşmaz görüşümüz bu!
Öbür cihanda neler olur bilemeyiz!


E-mail: burhanaozbey@yahoo.com


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.