AKP sonrası Türkiye ve ‘demokrasi’ oyunu

AKP sonrası Türkiye ve ‘demokrasi’ oyunu

0
PAYLAŞ

Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerine günler, saatler var ama hala seçimin ertesi günü ne olacak sorusuna güvenle bir yanıt veremiyoruz. Aslında bu belirsizlik, sandıktan bir hükümet çıkacak mı sorusundan çok, seçimler sonrası Türkiye nasıl olur sorusunun akla getirdiği ürkütücü senaryolarından kaynaklanıyor. Yine de en azından bir noktada konsensusa varabiliriz; Türkiye’nin eskisi gibi olması imkansız. Evet, ürkütücü bir yakın gelecek ihtimali var, ama diğer yandan, AKP iktidarı döneminde ilk defa, ‘AKP sonrası Türkiye’ üzerinde kafa yormaya, senaryolar yazmaya başladık . İşte bu bile bir umut taşıyor içinde. AKP’siz bir ülke umudu. Yİne de bu ‘umut’u sandıkla sınırlayanların, seçim sonrasında hayal kırıklığına uğrayacakları konusunda ‘makul bir şüphe’ beslemek onlara haksızlık olmaz sanırım.

“O parti barajı geçerse”, “şu parti, onunla koalisyon kurmaya yanaşırsa” diye başlayan hesapların ve bu temelde kurulan ‘umut’larla yaşayanların, seçimlerin Türkiye’ye yeni bir format atmasını bekleyenlerin olası hayal kırıklığını görmeleri için, sadece AKP’nin seçimlere nasıl hazırlandığına bakmaları yeter. Herşeyden önce, devletin tüm olanak ve parasını arkasına almış iktidar partisi AKP bir yanda, diğer tüm partiler diğer yanda. Seçim süresince televizyon kanallarında partilere ayrılan yayın süreleri, (1) basın üzerindeki baskılar, HDP’nin baraja takılması için yürülen psikolojik savaş, “eğer AKP’yi seçmezseniz..” diye başlayan tehditler, sandık taşımalar, makarna, kömürü bırakıp artık açıktan para dağıtmaya başlamalar, (2) iktidarda kalmanın AKP için ne kadar yaşamsal olduğunun belirtileri. Daha da önemlisi, AKP’nin sadece sandığa bağlı bir taktik ve kampanya yürütmediğinin de habercisi aslında. Her şeye hazır, hazırlanan bir yapılanma var karşımızda.

Bu bağlamda baktığımızda, AKP’nin bir konuda haklı olduğunu teslim etmek gerekiyor; seçimlerden sonra eğer AKP dışında bir hükümet kurulursa ülke kısa sürede ekonomik olarak bir girdaba girecek. Bu, sadece neoliberal ekonomi-politikaların iflasıyla ilintili değil, kurdukları iktidarı aynı mafya yöntemleriyle başka bir partinin yönetmesinin imkansız olmasından aynı zamanda. Bu nedenle, AKP sonrası Türkiye’de, ya tüm iktidar ve devlet aygıtı yeniden yapılandırılacak ve bu temelde bir anayasa yazılacak, ki bu başta AKP’nin sorumlu kadrolarının yargılanmasını gerektirir, ya da Türkiye eskisi gibi yönetilecek. Bu iki olasılık dışında farklı yöntemlerle ‘AKP Türkiyesi’ni değiştirmek mümkün değildir. Ara çözümler, şu veya bu şekilde AKP izlerini taşıyan “yeni” bir Türkiye olacaktır. Yine bu nedenle, halkın AKP sonrası gelecek çöküşe hazır olması ve bunun nedenlerini bilince çıkarması önemli. Aksi takdirde AKP’yi dışarıda bırakan herhangi bir hükümetin ömrü kısa olur. Yerini, postunu değiştirmiş ‘Yeni-AKP’ye bırakmak zorunda kalır.

Halkın, AKP’nin yarattığı ‘kriminal’ yapıyı tüm açıklığıyla görmesi ve kabul etmesi gerekir ki, ardından bir çırpıda düzlüğe çıkılamayacağını anlasın. Bunu sadece sandıkta onaylaması da yetmeyebilir. Gerekirse bunu sokakta savunmaya da hazır olması gerekir, ki alınan sonuçların kalıcı olması sağlansın. Yunanistan’da halk, son yıllarda yapılan seçimlerde ve bu yıl içinde yapılan referandumda işte böyle bir seçenekle karşı karşıya olduğu gerçeğinin bilincindeydi. AB’den çıkıldığı takdirde en azından önümüzdeki dönemde ülkenin daha da zor bir döneme gireceği, belki de açlık sınırında yıllar geçeceğini bilerek referandumda ‘evet’ dedi. Ancak sandıkla sınırlı kalan muhalefete Syriza hükümetinin yanıtı olumsuz oldu. Halkın bu onurlu duruşuna hükümet yanıt vermedi, veremedi ve geri adım attı; AB’yle yeni anlaşmalara imza attı. Bu örnekte bizim için önemli olan nokta, Yunan halkının önceki iktidarları artık reddetmesi ve bu değişim sürecinde ortaya çıkacak zorluklara katlanacak olgunluğa erişmiş olmasıydı. Artık var olan hükümet ve sistemle yönetilmek istemediğini biliyordu halk.

Ne ki, Türkiye’de sorunlar finansla sınırlı değil. Başta Kürt sorunu, AKP’nin yarattığı toplumsal ve kültürel kutuplar, sınır ötesinin neredeyse bir ‘iç’ soruna dönüşmesi, ülkenin Yunanistan örneğinde olduğu gibi tek bir gövdeye dönüşmesini önlüyor. Çok kutupluluk, farklı gruplaşmaların, ister istemez çarpışmasına neden olan çok sayıda ‘kör nokta’ yaratıyor. İşte kimlikler üzerinden oluşan bu kutuplaşma, sandıkla gelebilecek bir değişimin asgari koşullarını Türkiye’de ortadan kaldırıyor. Örneğin, HDP’nin, “ilk önce Kürt sorununu bir çözelim sonra demokrasi sorununa geliriz” israrı, gerçekte iki sorunun da önünde duran engelin AKP iktidarı olduğu gerçeğini görmesine engel oluyor. Şüphesiz AKP iktidarının düşmesi otomatik olarak tüm sorunları çözmeyecek. Ama en azından çözüm konusunda harcanan enerjinin doğru yere kanalize edilmesinin önü açılmış olacak. Ve en önemlisi karşılıklı ölümler duracak.

Belirsizlikler sandığa bağlanan umutların arkasında başka bir tehlike de yaratıyor. Eğer AKP, sinyallerini aldığımız gibi, seçim sonrası parti olarak çözülme sürecine girerse, Erdoğan’ın politik olarak saraya hapsedildiği bir ortamda AKP’den ayrılanların (5.parti diye anılanların) Cemaatle barıştığı, hatta CHP ve HDP’ yi de yanına alarak oluşturdukları yeni bir AKP dönemi başlayabilir. Böyle bir formülde ‘Yeni-AKP’, omurgasını ve iktidarının kazanımlarını korumak amacıyla, bazı konularda geri adım atması (Örneğin, eski bakanlardan bir kaç günah keçisi vererek) hiç de uzak bir ihtimal değil. Böylelikle AKP iktidarı topyekün yargılanmaktan kaçabilir. 2010 referandumundan sonra, “Yetmez Ama Evet” in sonuçlarında, 12 Eylülcülerin yargılanmasında yaşadığımız gibi, göstermelik bir yargılanmayla kendini yenileyebilir.

‘Demokrasi’ler, ‘kötünün iyisini seçmek’ ötesinde insan yaşamında köklü değişimler yapma yeteneğini çoktan yitirdi. Eğer oyunun adı ‘demokrasi’yse ve bu oyunu oynamak istiyorsanız en azından ellerinizdekini açarak ve hakkını vererek oynayın derim.

___________________

(1) http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/395871/AKP_30_saat__Erdogan_29_saat__CHP_5_saat__MHP_1_saat__HDP_18_dakika.html
(2) http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/395205/Saray_para_dagitiyor.html

BİR CEVAP BIRAK