AKP’de hepi topu üç kişi var

AKP’nin yaldızı son bir ayda şaşırtıcı bir hızla dökülmeye başladı. Üstelik, tam da Avrupa Birliği’ne tam üyelikte önemli bir adım atılmışken… AKP’nin seçmen kitlesini oluşturan “Beyaz Türkler” nezdinde bile Tayyip Erdoğan’ın popülaritesi en üst düzeye çıkmışken..
.
Galiba süreç Göztepe parkına cami yapmak hikayesiyle başladı. Partiye çok puan kaybettirecek bir hamleydi. Çünkü, toplumsal kutuplaşmayı artıracaktı. Bu da Tayyip Erdoğan’ın baştan beri hassaslıkla kaçındığı birşeydi. Bu kadar önemsiz bir konu için ortamı bu kadar germek gereksizdi. Herkes Tayyip Erdoğan’ın ya da Kadir Topbaş’ın devreye girip tartışma hemen kapatmasını bekliyordu. Çünkü, bundan öncekilerde hep böyle olmuştu.


Bu sefer farklı oldu. Sorun ciklet gibi uzayıp durdu. Belediye Başkanı ve Tayyip Erdoğan “parka cami” girişiminin arkasına durdu. Bu iş sürüp giderken, hemen arkasından Levent Garajı’nın Dubaili bir şirkete gökdelen yapılması için verilmesi oldu. Olayın değişik boyutları vardı. Bir kere arazi ihalesiz verilmişti. İkincisi, Dubaililerin cebinden bu işi için pek para çıkmayacaktı. Buna bir yabancı yatırım demek zordu. Şehircilik açısından ciddi sakıncaları vardı. Tayyip Erdoğan bunun da arkasında durdu. 


Ardından, Van Üniversitesi rektörünün tutuklanması gündeme geldi. Cumhurbaşkanı, CHP ile ipler iyiden iyiye gerildi. Tayyip Erdoğan yine tavrını sürdürdü, geri adım atmadı. Fakat bu tavrını sürdürürken birşey daha yaptı. Daha önce AKP’lilerin konuşmalarını engellerdi. Herhalde, “bu gergin ortamda yandaşlara ihtiyacım var” diye düşünerek konuşmalarını serbest bıraktı.


AKP’li milletvekilleri, bakanlar, belediye başkanları konuşmaya başladılar. Ve partinin kalitesi bütün çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Örneğin nano teknolojilerle ilgili bir konferansı izlemek için Almanya’da bulunan AKP’li bir bakan, “Van Üniversitesi rektörü Ermeni kökenli” dedi.


Ardından TAYAD’lıların Rize’de dövülmesiyle ilgili olarak AKP’nin Rize milletvekili “ben de döverdim” açıklamasını yaptı. Rize Belediye Başkanı da bir gün sonra aynı açıklamayı yaptı. Ermeni olaylarıyla ilgili konferansın yapılmasına ön ayak olan başbakan ve dışişleri bakanının partisinin üst düzeyindeki diğer insanların kalitesi, demokrasi bilinçleri işte bu düzeydeydi.


Partinin sözcüsü Cemil Çiçek’in bile, Ermeni olaylarıyla ilgili konferans konusunda birkaç ay içinde nasıl 180 derece çark ettiği hatırlarda. Malatya Çocuk Yurdu skandalında, bir AKP milletvekililin, uzman müdürün yerine  arkadaşını yurt müdürlüğüne getirdiği ortaya çıktı.


AKP’de ne yazık ki ele güne karşı çıkartılabilecek, yol yordam bilen, konuşma özürlü olmayan sadece üç kişi var. Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Ali Babacan. Gerisi kasaba bakkalı…


Üç kişiyle de bu işler bu kadar yürüyor. 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.