AKP'den Baykal'a yanıt

Ergün, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Baykal'a yönelik eleştirilerde bulundu.


Baykal'ın, ''buldum, buldum' diye ortalıkta dolaştığı şeyin, gerçekle ilgisi olmadığını ifade eden Ergün, ''Ama kendi açıklarını örtmeye de bu politikası kafi gelmez, ortalıkta dolaşıyor ama bir çok açıkla dolaşıyor'' dedi.


CHP ve Baykal ile ilgili basında çıkan bir çok konuyu, siyaset gündemine taşımadıklarını ifade eden Ergün, Türkiye'nin çok daha önemli konuları bulunduğunu söyledi.


Geçen haftalarda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı hakkında bir konunun gündeme geldiğini anımsatan Ergün, ''Partim ve ilgili arkadaş, 'bir parti genel başkan yardımcısının spekülatif konularda, ruhsatı olmayan bir inşaatta adının geçmesinin, siyasi etik açısından doğru olmadığı' kanaatine vardı ve gereğini yaptı'' diye konuştu.


AK Parti'li Ergün, CHP ve Baykal'ın, siyasi tutum ve ahlak anlayışının, böyle bir tablo içinde görüldüğünü ancak Baykal'ın ortalıkta ''siyasi ahlak abidesi gibi'' dolaştığını, gerçeğin ise bu olmadığını savundu.


Ergün, CHP eski Saymanı Mahmut Yıldız'ın adının yolsuzluk olayına karıştığında ''tıs'' çıkmadığını, aynı dönemde, AK Parti'li milletvekilinin istifa ettiğini dile getirdi.


Anayasa Mahkemesinin, CHP'nin parti içi harcamalarda usulsüzlük tespit ettiğini ifade eden Ergün, bu harcamalarla ilgili CHP'nin işlem yapmadığını iddia etti.


Ergün, ''Tuncay Özkan'ın televizyonundan 3,5 milyon YTL ya da dolarlık bir anlaşmayla belgesel film yapılmak istendi. Böyle bir film, vizyona girdi mi? CHP ile Özkan arasında başka bir film mi oynandı, onun finansmanı mı sağlandı? Belgesel film yaptıysanız, çıkarın, hepimiz izleyelim'' diye konuştu.


CHP eski Milletvekili İzzet Çetin'in, ''CHP'de bazı milletvekillerinin sıralaması para karşılığı satıldı'' ve CHP eski Milletvekili Mehmet Yıldırım'ın Eşref Erdem'e, ''Ben sana şu kadar para vererek, milletvekili sıralamasına girdim'' dediğini belirten Ergün, "Belli ki CHP'de, bir değil, iki değil, bilemediğimiz bir çok vaka şunu gösteriyor ki; milletvekili sıralarını para karşılığı satmak, mevcut yönetimin adeti olmuştur" dedi.


Deniz Feneri Derneği davasında, Türkiye'deki bazı isimlere yönelik de iddialar bulunduğu halde, neden savcıların harekete geçmediğine ilişkin bir soruya Ergün, şöyle karşılık verdi:


''Türkiye'deki insanlar doğrudan doğruya suçlanmıyorsa, Alman makamları, Türkiye'de de suçlular olduğunu ifade etmiyorsa, Türkiye'deki savcıları böyle bir dava açmadı diye suçlamak, gerçekçi olmaz. Şikayet, müştekiler varsa, davanın uzantısı olarak, 'suçluların bir kısmı başka yerdedir' diye, hukuki prosedür başlatılmışsa bu söz konusu olabilir. Baykal'ın ricası üzerine, herhalde savcı ve hakimler kararlarını ona göre verecek değiller. Kendisi, 'medya kimseye göre haber yapmaz' diyor. Herhalde yargı da kimseye göre yargılama yapacak değil.''


Ergün, bir soruyu yanıtlarken, Erdoğan ve Hükümetin, basına ya da başka bir kuruma şantaj yapmasının söz konusu olmadığını söyledi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.