AKP’li Meclis Üyesi ağaç katliamına isyan etti!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Isparta’daki anıtsal kestane ağaçlarının katledilmesine isyan eden AKP’li İl Genel Meclisi Üyesi Fevzi Özdemir, “Allah’tan korkun bu kestanelere kıyılır mı?” sözleriyle isyan etti…

Isparta kent merkezinde, Yenice Mahallesi’nde bulunan anıtsal nitelikteki kestane ağaçlarının kesilmesine tepki gösteren AKP’li İl Genel Meclisi Üyesi Fevzi Özdemir, “Isparta’da ev, ahır yapacak başka yer kalmadı da bu kestanelere mi göz diktiniz? Yazıklar olsun!” sözleriyle isyan etti. 300 ila 400 yaşlarında olduğu sanılan özer arazideki kestane ağacı katliamıyla ilgili kurumlara şikayet başvurusunda bulunan Özdemir, “Yetkililer geldiler, gördüler. Vatandaşın kendi arazisi içerisinde olan bu ağaçlar, Tarım İl Müdürlüğü’nden izin alınarak kesilebiliyormuş. İzinsiz kesene verilen ceza 170 TL imiş. Hepsi bu” sözleriyle tepkisini dile getirirdi. Kestane ağacı kıyımını görüntüleyen Özdemir, bölgenin acilen koruma altına alınması çağrısında bulundu.

300 YILLIK AĞACIN KATLEDİLMESİNE 170 LİRA PARA CEZASI
Isparta kent merkezinde, Yenice ve Dere mahallelerinde bulunan kestane bahçelerinde yaşanan ağaç katliamı AKP’li İl Genel Meclisi Üyesi Fevzi Özdemir’i isyan ettirdi. Yaklaşık 300 yaşını aşan çok sayıda kestane ağacını barındıran bölgedeki kıyımı görüntüleyen Özdemir, konuyla ilgili kurumlara şikâyette bulundu. Ağaç kıyımıyla ilgili şikâyeti üzerine olay yerine gelen yetkililerin tutanak tutarak 170 TL idari para cezası uyguladığını dile getiren Özdemir, “Yetkililer geldiler, gördüler. Vatandaşın kendi arazisi içerisinde olan bu ağaçlar, Tarım İl Müdürlüğü’nden izin alınarak kesilebiliyormuş. İzinsiz kesene verilen ceza 170 TL imiş. Hepsi bu” dedi.

Gövde çapları insan boyunu aşan anıtsal nitelikteki kestane ağaçlarının katledilmesini görüntüleyen Özdemir, çektiği videoyu sosyal medya hesabında paylaştı.

‘300 YILLIK KESTANE AĞACI MEZAR GİBİ YATIYOR, YAZIKLAR OLSUN’
“Katliamın fotoğrafını çekiyoruz” diyen Özdemir, soluk soluğa tanık olduğu manzarayı şöyle anlattı: “Bu ağaç en az 300 yıllık bir kestane ağacı. Mezar gibi yatıyor. Bu ağaç hangi amaçla kesilir. Bu ağacı kesenler hiç mi hesap yapmaz. Böyle değerli bir kestane ağacı kesilebilir mi? Baktıkça adamın içi acıyor. O kadar büyük ki bunu tır filan getirmeleri, büyük vinçlerle çekmeleri lazım. Demek ki bu bölgede insanlar inşaatçılığa başlayacak. Eğer inşaat yapacağız diye bu dilberim kestanelere kıyılıyorsa yazıklar olsun.

‘EV VE AHIR YAPACAK BAŞKA YER Mİ KALMADI?’
Bu bölgede o kadar çok kestane ağacı var ki. Bir ev için bir baraka için bir ahır için bu ağaçlara kıyanlar, inşallah size de kıyarlar diyorum. Isparta’da ev, ahır yapacak başka yer kalmadı da bu kestanelere mi göz diktiniz? Yazıklar olsun diyorum. Bu kestane ağaçları bizim dedelerimizden kalan bir hatıra. Evde dedelerinin resmini saklayamayan insanlar 300-400 yıllık bu kestane ağaçlarını nasıl kesersiniz? Buradan bütün yetkililere, buraya ev izni verecek yetkili belediyeye de sesleniyorum; inanın bu vebalin altından kalkamazsınız.

‘ALLAH’TAN KORKUN YAHU, BU KESTANELERE KIYILIR MI?
Bizim çocukluğumuz burada geçti. Çok ergen toplamaya geldik. Buralarda biz çok oynadık. Bu vadiler bizim rekreasyon alanlarımız, Isparta’mızın geleceği. Torunlarımıza bırakabileceğimiz bu bitki örtüsü, bu tabiat bizim atalarımızdan kalan 300-400 yıllık yadigâr, gerçekten paha biçilmez yerler. Her yere ev yapacaksınız da ne olacak? Her yere ev dikerek para kazanacaksınız da ne olacak yahu? Allah’tan korkun bu kestanelere kıyılır mı yahu. Vampir gibi iki kilo et yemek için buralara ev yapılmaz.

‘BU BÖLGEDEKİ AĞAÇLAR DERHAL KORUNMALI’
Bu bölgedeki ağaçlar derhal korunmalı. Bu bölgeye kesinlikle ev yapılmamalı. Ev yapacak yerlerin köküne kıran girdi ve insanlar artık buralara saldırmaya başladı. Birileri para kazanacak, birileri de dedelerinden kalan arsaları daha güzel değerlendirmek yerine, oh ne ala verecek ev sahibi olacak. Böyle bir şey yok! Ben bütün yetkililerin burada hemen önlem almasını istiyorum. Buradakilerin hepsi kestane ağacı. Bunlar da demek ki kurbanlık koyun gibi kesilecek, şuralarda oturulacak ev uğruna.”

Isparta kent merkezinde iki ayrı bölgede kestane toplulukları bulunuyor. Mesire yeri olarak kullanılan Ayazmana ile Dere ve Yenice mahallelerindeki kestane ağaçlarının büyük çoğunluğu anıtsal nitelikte olduğu belirtildi.

ROMA DÖNEMİNDEN BUGÜNE KALAN KESTANE AĞAÇLARI VAR
Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ)Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özçelik, Yenice ve Dere mahallelerinde bulunan kestane ağaçlarının anıtsal nitelikte olanlarının yaşlarının 350’nin üzerinde olabileceğini tahmin ettiklerini belirtti. Kent merkezindeki Ayazmana mesireliğinde bulunan kestane ağaçlarının Romalılar döneminden bugüne varlığını sürdürdüğünü dile getiren Özçelik, “Buradaki kestane ağaçlarının büyük kısmı anıtsal nitelikte. İçlerinde 1500 yaşında olanları var. Bu ağaçların mutlaka korunması gerekir” diye konuştu.

Önceki haberİzmir Avukat Noyan Özkan’ı unutmadı
Sonraki haberTürkiye’nin tanıtım yüzünü demir ve betona boğdular!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × five =