AKP’ye bu öfke niye?

“Numune’de Cinayet İşlenebilir” başlıklı bundan birkaç gün önce internette yayınlanan yazımızda, İstanbul Numune Hastanesi’nde 17 Mart Cuma günü hasta kuyruğunda yaşanan ve bizzat tanık olduğumuz bir kargaşa ve haksızlığı dile getirmiştik.


Söz konusu yazımıza okurlardan gelen yorum ve değerlendirmelerden birinde adı ve soyadı belli olmayan bir okurumuza ait “AKP’ye bu öfke niye?” başlığını taşıyan yorumda aynen şöyle deniyordu:


“Burhan Bey
Yazılarınızı ilgiyle okuyor ve takdir ediyoruz, Hükümeti cesaretle eleştirmeniz de hoşumuza gidiyor. Ama Allah aşkına söyler misiniz, sıra mıra dinlemeyen saygısız, terbiyesiz, sizin deyiminizle insan azmanı bu kişinin saygısızlığı, görgüsüzlüğü, hak tanımazlığı ile AKP’nin ve Başbakan Tayip Erdoğan’ın ne ilgisi var? Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Galiba çok önyargılısınız. Bunu bir daha düşünün.”


Değerli okurumuzun ilgisi ve yazılarımıza yönelik nazik görüşleri için önce kendisine teşekkür ediyoruz.


Sevgili okurlar; devir AKP’yi her yerde olur olmaz biçimde övme ve karşılığında çeşitli çıkarlar, rantlar bekleme ve sağlama devri!.. Gerek genelde gerekse yerelde, basınımızın bu yönde ki durumu ortada. Son zamanlarda “AKP pınarı”nın kurumaya başladığını görmeye başlayan, “her devrin medyası” yavaş yavaş rota değiştirmeye başladı ama geride bıraktıkları sicilleri belli ve ortada…


Yazımızda ayrıntılı olarak anlatmaya çalıştığımız Numune Hastanesi’nde ki olay; ülkede her konuda yaşanmakta olan çözülmemiş sorunların, sağlık kulvarındaki örnek sayılan bir versiyonu idi. Tabi ki her hangi bir hastanenin koridorlarında yaşanan sadece tek bir olay için, düzen adına feveran etmek, eleştirilerde bulunmak ülkeyi yönetenlere haksızlık olabilirdi. Ancak, sorun, ne bir, ne yüz, ne de bin tane!


Devlete hastanelerine her gidişte insanlarda ne sinir kalıyor ne de tansiyon! Çevremizde gözlemlediğimiz pek çok insan hastanelerde yaşananlardan isyan eder durumda!
Hayır, iddia ettiğin konuda haksızsın diye hükümet adına hareket eden her hangi bir yetkili varsa, kendisiyle istedikleri bir devlet hastanesine gidip, birlikte durumu gözlemlemeye hazırız. Bakalım hastaların durumu ve hastanelerin düzeni, içersinde yaşadığımız bu günlerde de nasılmış? Hastanelerde pek çok sorun çözülmüş mü yoksa daha da artmış, birlikte görelim! Büyük sorunlar sadece hastanelerde mi? İnsanlar yoksulluktan bitip tükenmiş durumda ne iş var ne de aş!


Ülkede yaşanan her konuda ki acı gerçekler karşısında, hala televizyon ekranlarına, meclis kürsülerine ve miting meydanlarına çıkıp, dinleyen taraftarlarının alkışına ortam hazırlayacak ses tonu iniş ve çıkışları kurgulayarak, alkışlar arasında ortalığı tozpembe göstermenin gerçeklerle ve sağduyu ile açıklanabilir bir tarafı var mı Allah aşkına?
 
Birçok şeyi düzelteceğiz, milletimizin yüzünü güldüreceğiz, işsizliği, yoksulluğu ve yolsuzluğu yok edeceğiz, acele etmeyin üç yıl sonra cebinize nasıl bir şeylerin girmiş olduğunu göreceksiniz diye halka büyük vaatlerde bulunacaksınız; ondan sonra da, çıkıp Meclis kürsülerinde, çay simit maliyetini eskiyle kıyaslayıp; “Gördünüz mü AKP olarak halkımız adına ne işler becerdik, bizim iktidarımızda asgari ücretle şu kadar daha fazla çay ve simide sahip oldunuz”  diye akıl almaz ve hayret edilecek söylevlerde  bulunacaksınız!   


Sevgili yorumcu okurumuz, bakın yorumunuzda diyorsunuz ki; “ hükümeti cesaretle eleştirmeniz hoşumuza gidiyor…” Bizim yaptığımızda zaten hükümeti eleştirmek değil mi? O halde yaptığımızın önyargı ile ne ilgisi var? Demek hükümeti AKP döneminde eleştirebilmek, hükümetin ve partililerin yaptıkları yanlışlıkları ortaya dökmek,  bir gazeteci olarak“cesaret” gerektiriyor.


Bu düşünce bile, AKP’nin halk ve basın üzerinde nasıl bir imaj yarattığının bir kanıtı. Durum birçok konuda böyle iken,“ Galiba (AKP’ye karşı) çok önyargılısınız, biraz düşünün” cümlesi, inanıyoruz ki iyi niyetle söylenmiş, ancak haksız bir değerlendirme değil mi?


Tutturmuşlar AKP’ye AK parti diyecekmişiz.
Üzerinde durulan şeye bakın! Bizler halk olarak yarın kalkıp hepimiz bildiğimiz AKP’ye, AK parti demeye başlarsak, ülkede her şey “ak” olacak, AKP her şeyi “ak” yani bembeyaz yapacak, ya da yapmış olacak(!) Öyle mi?


Ülke günlerdir, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkında ki çeşitli iddia ve suçlamalarla sallanıp duruyor. Yabancı gazeteler, Unakıtan meselesi yüzünden imaj ve itibar yitirdiğimizi dünyaya duyuruyorlar, ama Türkiye’de hiçbir şey değişmiyor.


Sayın Başbakan, AKP olarak bir buçuk yıl önce yolsuzlukların damarına girdiklerini söylemişti ama aradan geçen sürede, bırakın yoksulluğu ve yolsuzluğu önlemek, halk yoksulluktan daha da perişan duruma gelirken, yolsuzluk iddiaları ayyuka çıktı!


Son söz:
Ne AKP’ye ne de başka bir siyasi partiye karşı önyargılı değiliz. Hiçbir partiye de göbekten bağlı değiliz. Sadece her dönemde olduğu gibi bu dönemde de gerçekleri dile getiriyoruz. Bunca yıllık yazarlığımızda hiçbir iktidar döneminde, hangi parti başta olursa olsun,  iktidarları ve başındakileri hak etmedikleri halde öven,  yaranmak için göklere çıkaran tek bir yazı yazmadık! Bunu gururla her yerde söyleyebiliriz!


Çünkü, geçmiş hükümetlerin de, bugün ki AKP iktidarından başarısızlık, kendilerini düşünme ve icraatsızlık yönünden hiçbir farkı yoktu.
Mesel bu!
 
E-mail: burhanaozbey@yahoo.com  


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.