AKP’ye neden güvenelim?

İktidara geldiklerinde “buldumculuk” yapmadılar yani pek şımarma emaresi göstermediler  ama  Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığındaki hükümet, beş yıla yakın süredir ne içerde, ne dışarda beklenen güveni veremedi.
Güven açısından kısmen defolu çıktılar.
Geçmişleri açısından zaten defolu yanları çoktu, ama bunlar geride kalmıştır diyenleri kısa sürede yanılttılar.
AK Parti nerelerde, neden hata yaptı?
Varoş oylarını süpürüp merkeze taşıyan dinci-sağcı merkez partisi olmasına rağmen kendi bahçesini neden iyi tanzim edemedi?
Bir kere Ak Parti iktidarı, içlerindeki sıkı disipline ve sır vermeyen tek sesliliğe rağmen TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın “inadı” yüzünden  çoğu yerde “dini referans” açığı vermekten geri kalmadı.
Arınç 28 Şubata karşı rövanşist duygularından arınamadı.
Dini referansın ve islami yaşam vurgulamalarının, laiklik karşıtlığını kavradığını, bunun da “ötekileri” tahrik edeceğini bile bile Ak Parti çizgisinden uzak bir siyaset
izlemeyi yeğledi. Arınç “tek kişilik ordu” imajı vermek gibi bir hastalığa duçar olunca, bu çabası metastas yapınca birileri çıkıp dur diyemedi.
İç dengeler buna engeldi çünkü.
Arınç’a göre “laikler bizi ötekiler olarak görüyorsa, ben de onlara aynı gözlükle bakarım. Onlar da bana göre ötekidir” mantığı –çoğunluğa göre mantıksızlığı- başta Erdoğan olmak üzere tüm partiyi zaafa uğratmaya başlamıştı bile.
“İnadına” TBMM koltuğuna kurulan Arnç’ın partinin “zayıf halkası” olması yanında, kabine içindeki çoğu bakanların başı kapalı eşleri yüzünden “iç bünye zaafları” yaşamaları, yani dışa sızmasa bile eşlerinin türbanlı olmaları ve birlikte görünmemeleri, ya da görünememeleri AK Parti’ye mesafeli duran kesimi ürkütmüştü.Bu başka bir zayıf noktaydı ama atlatılabilir görüldü. Ama atlatılamadı. Hele Ulaştırma Bakanının eşiyle yaptığı bir gezi sırasında “haremlik-selamlık” yemek yeme tablosu özellikle laik kadınların korkularına neden oldu.
“Yaşam tarzları ortada, ya ilerde aynı yaşam tarzını bize de dayatırlarsa” endişe ve korkusu inceden inceye kılcallardan ana damara doğru yol almaya başlamıştı bile.
“İrtica” dayatmasına adım adım yaklaşılıyor muydu yoksa?
Bu soru kafaları iyice karıştırmakta geri kalmadı.
Her ne kadar batı ile ilişkilerde 50 yıldır alınmayan bir mesafe katedilmiş olsa da  hiç bir AK Partili Erbakan’ın geçmişte yaptığı ve zihinlere kazınan “ Doğu’ya giden gemide, batıya doğru koşmak” imajını silemedi.
AB’ye giden olumlu yol ve buna yönelik samimi çabalar dahi inandırıcı olmadı.
Hele hele ulusalcıların nezdinde hiç de iyi puan almadılar.
Hatta bazı güç odakları da son zamanlarda AB konusunda büyük sapmalar yaşadı.
AK Parti’ye karşı “inanç sekmesi” açık ve net tartışılmaya başlamıştı bile.
AB ve ABD konusunda sivil ve resmi güç odakları biraz da CHP’nin “müzmin ve müziç” muhalefetinin verdiği gazla, AK Parti’yi gözden çıkarılır noktaya taşıdı.
AK Parti’ye ilk başlarda laik kesimlerin “ bir denemekte yarar var”
diye taşıdığı su kesilince, tek destek büyük sermaye grubundan geldi.
Onlar da son anda cumhurbaşkanlığı seçimlerine karışmadan edemediler. Ama e-darbe bildirisine karşısında da kuyruklarını içeriye çekmek zorunda kaldılar.
AK Parti’ye en yıkıcı darbe, yanı son yumruk Anayasa Mahkemesinden geldi ve herkes artık bu parti ve iktidarına karşı yolun sonu göründü kanaatine vardı.
Bu müthiş güven kaybı, korkuyu beraberinde getirdi.
Korku tepeden en dip noktaya kadar yansıdı.
Neticede AK Parti “şimdilik” kaybetmişti.
Her kesime olmasa bile, AKP’liler, özellikle laiklere hiç güven verememişlerdi.
Zamanla verebilirler miydi bilinmez, şu anda görünen o ki “bu da denendi ama olmadı” diyenlerin sayısı artar, sandıklara bu inanç yansırsa AK Parti’nin tek başına tekraren iktidara gelmesi hayal bile edilemez.
Ha, aksi olamaz mı?
Yani “denedik ama gerek ulusalcılar ve gerekse güç odakları yeteri kadar şans tanımadı, oysa daha fazla şans vermek gerekirdi” diyenler çoğunlukla sandığa koşarlarsa, son günlerin moda tabiriyle AKP’ye “akarlarsa”, CHP, Baykal ve parelelindeki beklenti sahipleri daha çoook miting düzenleyecektir demektir.
Hem de yıllar boyunca…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.