AKP’ye son çağrı

Bu yazıyı yazmayı inanın hiç istemezdim. Diyarbakır olayları ve Türkiye’nin öfkesi konusunda öyle bir yazı yazmalıyım ki, belki de yaşamımda ilk kez AKP gibi desteklemediğim bir partinin haksız yere iktidardan edileceğini öngörmek durumunda kalacağım. AKP gibi deneyimsiz ve tutarsız bir partiyi savunmak için yazı yazmak, hayatımda yapabileceğim en büyük yanlış olurdu. Ancak, ne yazık ki, AKP’yi bitirmek üzere dış güçlerin bir fikir birliğine vardığı, bunun geri dönüşü olmadığı anlaşılıyor. Dışarıdan yönlendirilen birileri, Türkiye’de değişimin düğmesine basmış durumda. Türkiye’nin güvendiğimiz silahlı gücünü (TSK) de çaresiz duruma düşürüp müdahaleye zorlayan bu gelişmeler, ülkemizdeki iç siyasette yaşanan kamplaşmayı da aşarak dışarıdan desteklenen bir büyük tehdit durumuna gelmiştir.


Ülkemize, Kuzey Irak’da kurulmaya çalışılan ve belki de büyük ölçüde başarılan bir meşruiyet dışı devlet müsveddesini kabul ettirmeye dönük senaryolar dayatılıyor. Beceriksiz AKP iktidarı, Türkiye’nin dengeleri ile oynayarak ülkemizin en güçlü kurumlarını zaafa uğrattı. Ülkenin en vazgeçilmez kurumlarını yıpratmaya dönük çalışmalar içine giren, ülkeyi kamplara ayıran, ülkesini Avrupalı dostlarına (!) şikayet eden, Kıbrıs konusunda akıl almaz ödünler evren siyasal iktidar, Hamas konusunda attığı cesur adım üzerine ve Kuzey Irak’da ve İran konusunda Amerikanın emperyalist çıkarlarının oyuncağı olmadığı için gözden düştü. Amerikan emperyalizmi ve malum güçler, AKP iktidarının sonunun geldiğini ilan etmiş gözüküyor.
 
Bugün, Türkiye halkının birleşme ve bütünleşme günüdür. Emperyalizmin büyük bir saldırısı ile karşı karşıyayız. Bu saldırı, AKP iktidarına karşı olduğu kadar, ülkenin bütünlüğüne, Türk Silahlı Kuvvetlerine, demokratik toplum yapımıza ve bağımsızlığımıza karşı girişilen büyük bir kalkışmadır. Amerikan emperyalizmi ve Avrupalı PKK destekçilerinin kollarında korunan ve büyüyen bölücü terör, bugün Güneydoğu bölgemizde büyük bir isyan hareketi denemesine girişmiştir. AKP Hükümeti, aklını başına almalı ve ABD ile Avrupalı dostlarından bu ülkeye zerre kadar yarar gelmeyeceğini, bu güçlerin bölücü terörün hamisi olduğunu kabul etmek ve ülkenin vazgeçilmez kurumları ile barışmak durumundadır. Bunu yapmamak, karşı tarafta yer almak anlamına gelir ki, o zaman, kendilerini İnönü değil Atatürk gelse kurtaramaz.


Türkiye’de birleşme ve bütünleşme günüdür. Bölücülüğe en ufak prim verilmemelidir. Olayların üzerine balyoz gibi inilmelidir. Türkiye’de Kürt Sorunu değil, Bölücülük Sorunu olduğu açığa çıkmıştır.


AKP iktidarının seçimler yoluyla kurtulmayı çok arzu eden birisi olarak AKP’yi bu etik dışı provokasyonlar ile köşeye sıkıştırıp bitirmeye çalışan oyunlara gelinmemelidir. Türkiye’nin Silahlı güçlerini tahrik ederek ve müdahaleye zorlayan güçler, bu hain oyunları bozmak zamanı gelmiştir. Bu süreç, AKP’nin olduğu kadar Türkiye’nin, Güneydoğu halkının, Türk Silahlı Güçlerinin, Türk halkının ve bu topraklarda kalıcı biçimde yaşamayı düşünen herkesin zararına gelişmektedir. Gün, birlik, sükunet ve tahriklere gelmemek zamanıdır. Emperyalist oyunlara karşı el ele vermek için son şansımızı kullanmaya ne dersiniz. BU, AKP’ye son çağrımızdır : Ya ülkenin birlik ve bütünlüğü konusunda kesin bir tavır alarak emperyalist kampa karşı tavır al ya da bunu yapmadığın sürece en kısa zamanda iktidarı bırakmak zorunda kalacağınız için kaderine razı ol.


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.