ÇALIŞMA MECLİSİ, BİR BAŞKA SONBAHARA MI?

ÇALIŞMA MECLİSİ, BİR BAŞKA SONBAHARA MI?

0
PAYLAŞ

Ancak bu güne değin, birinci Bakanlık döneminde, şimdi ikinci Bakanlık dönemde de, bu diyalog platformu, Çalışma Meclisi, bu güne kadar toplanmadı. Arada, Bakanlık yapan, Ömer Dinçer’de bunu gerçekleştirmedi.

Faruk Çelik, yaptığı açıklama da, Eylül ayında Çalışma Meclisi’ni toplayacağını belirttiğinde, nihayet böyle bir girişimde bulunduğu için, bu gelişmenin, taraflar arasında, diyaloğun gelişmesine yönelik, olumlu bir adım olduğunu da belirtmiştik.

Ekonomik ve Sosyal Konsey, Anayasa hükmü haline geldi. Var olan yasal düzenlemede de, Başbakanın altı ayda bir, bu diyalog platformunu, toplanması gerekiyor. Ancak 4 yıldır, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in de toplantıya çağrılmadığı bir süreçte, bu girişim olumlu bir başlangıç olabilirdi.

Bu platformları toplamak, akşam karar verip, sabahleyin gelin demekle olmaz. Hazırlık yapılır, gündem belirlenir. Bu gündeme ilişkin, tarafların görüş ve önerileri doğrultusunda, somut çalışmalar yapılıp, toplantıda değerlendirilerek, geliştirilir. Kamu oyuna da, bu konuda olumlu mesajlar iletilmiş olur. Söyleme ve dinleme duvarı değil, görüşme ve paylaşma ortamı yaratılır.

Bakıyoruz, bu tür platformlar ile, çalışma yaşamını ilgilendiren bir çok konuda, Hükümet hazırlıklarını anlatıp, kabul ettirme platformu olarak yapıldığında da, bir yarar sağlamadığı gibi, uzlaşma ortamını da olumsuz etkiliyor. Bu tür örnekler de olmuştur. Bunlardan ders almak ve aynı hataları yinelememek gerekir.

Bir yıl önce, iş sağlığı ve güvenliği konusunda, önemli bir yasal düzenleme gerçekleşti. Ancak bu tür platformlarda tartışılmadı. Tartışma gereği duyulmadı. Bir yıllık uygulamanın, bir değerlendirilmesi yapılmadı. Ne yaptık, ne sağlandı sergilenmedi.

Ama ne yapıldı, bir gerekçe bile gösterilmeden, iktidar partisinin milletvekillerinin verdiği yasa teklifi ile uygulama için, erteleme yasası da, geçtiğimiz günlerde, TBMM’nde kabul edildi. Önümüzdeki günlerde, Cumhurbaşkanının onayı ve Resmi Gazete’de de yayımlanmasıyla, yürürlüğe girecek.

Sendikalar ve toplu iş sözleşmesi düzenine ilişkin, yeni bir yasal düzenleme de, yine geçtğimiz sonbahar aylarında yürürlüğe girdi. Uygulama tam anlamıyla önümüzdeki dönemde başlayacak. Bu düzenlemeye ilişkin olarak da, bir değerlendirme yapılmış değil.

Hükümetin değişik üyeleri tarafından, alt işveren ilişkisinin, özel istihdam bürolarının esnek çalışma modellerinin, yeniden yasal düzenleme ile belirleneceği de, zaman zaman farklı içerikte, kamu oyu ile paylaşılıyor. Ama ortada Bakanılığın taşlağı, ya da Hükümetin tasarısı olarak bir metin yök. Sosyal taraflarla yapılan bazı toplantılarda da, tartışma ve değerlendirme yerine, düşüncelerin aktarılması ile yetiniliyor.

Temmuz ayı bitiyor. Ağustos ayı başlayacak. Çalışma Meclisi toplanacaksa, bunun günü ve gündeminin belirlenip, çalışmaların başlamış olması gerekiyordu. Ancak, bilebildiğimiz kadarıyla bu konu da bir gelişme de yok. Ekim ayı ortasında da Kurban bayramı ve uzun bir tatil dönemi başlayacak. Eğer bu gün, Çalışma Meclisi’nin toplanması isteniyorsa, gündem ve program süreci, çalışmalarının başlaması gerekir. O zaman da, en erken tarih kasım ayı içinde belirlenebilir.,

Bu gün karar verdik, haftaya gelinsin tarzında ki bir uygulama, var olan bu sosyal diyalog platformlarının yıpratılması dışında bir şey sağlamaz.

Günmüzde yeniden, kıdem tazminatı, esnek çalışma ve alt işveren ilişkilerine yönelik, gündem yaratma söylemleri başladı. Her zamanki gibi, yeni yasama meclisi açıldığıda, görüşülmeden, uzlaşma noktaları arttırılmadan, konular TBMM gündemine getirilirse, toplumda ve sosyal taraflarda kabul görmesi ve uygulaması zorlaşır.

Uzak bir olasılık olsada, biz yine de, Çalışma Mclisi’nin kasım ayında toplanmasının gündeme getirilip, gün belirlenip, çalışmaların başlatılmasını umud edelim Ve de çalışma ilişkilerine yönelik, yasal düzenleme çalışmalarının, bu platformlar da tartışıldıktan sonra, TBMM gündemine getirilmesini dileyelim.

_______________________

Ankara. 23 Temmuz 2013. Ankara ismail.bayer1@yahoo.com

AÇIK ÖZÜR: Yazarımız zamanında yazısını göndermesine karşın teknik zorluk nedeniyle geç yayına aldığımız için okurlardan ve yazarımızdan özür dileriz…

BİR CEVAP BIRAK