Çalışma Meclisi’ne Viyana’dan bakış

Çalışma Meclisi’ne Viyana’dan bakış

0
PAYLAŞ

AK Parti Hükümetlerinin ilk Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başeskioğlu’n dan sonra, Faruk Çelik, ikinci Bakanlık döneminde, ilk kez bu toplantıyı gerçekleştiriyor. Bakanlığın, kuruluş yasasın da belirtilen, bu sosyal diyalog platformu, yaklaşık 10 yıl sonra toplanıyor. Bu olgunun. tekrar tekrar altını çizerek, sosyal diyaloğa verilen önemi belgelemek istiyoruz.

Dört yılı aşkın süredir toplanmayan, sosyal diyalog platformu olarak, Anayasal bir kuruluş haline de gelen, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in, üç ayda bir toplanması gerekirken, Başbakan’a bu durumun hatırlatılarak, toplanmasını da dileyelim.

Bu durum saptamasını yaptıktan sonra, toplantının yapılması, önemli ve olumlu bir aşamadır. Toplantı gündemi, konular, konuşmacı ve katılımcılar açıklandığı için, konuyu bu hafta yeniden gündeme getiriyoruz.

Perşembe sabahı, sosyal tarafların protokol konuşmaları gerçekleştikten sonra, toplantıya katılacağı belirtilen Başbakan, bu konuşmaları dinleyip, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in, toplanacağına ilişkin bir açıklama yapacak mı, bekleyeceğiz.

Toplantını ve günün ilk panelinin konusu, “Kıdem Tazminatı”. Panel Başkanı, kıdemli, deneyimli hocamız Prof.Dr. Metin Kutal. 35 yıldan önceye giderek, “Kıdem Tazminatı Fonu” kurulmasına ilişkin, katıldığı ve hazırlanan tasarı taslağından başlayarak, konuyu günümüze mutlaka taşıyacaktır. Meslektaşımız, daha sonra akademik kariyere geçen, uygulamadan gelen, Pamukkale Üniversitesi öğretim üyesi, Prof.Dr. Oğuz Karadeniz’in, genç ve yeni bir soluk olacağını düşünüyoruz. Türk-İş’den Naci Önsal, Hak-İş’den Mustafa Avcı, DİSK’den Üzeyir Ataman, hukukçu-iktisatcı bileşkesinin karşısında, TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler’in işi zor. Sosyal taraflardan panelist katılımcılarla, konuyu uzlaşılmaz çizgisinden, bakalım bazı konular da, yakınlaşma gerçekleşebilecekmidir. Yoksa, yeni bir kilitlenmeyimi izleyeceğiz.

Avusturya’da, kıdem tazminatı var. Fon da var. Ödemeler belirli kıstaslar dahilinde bu fondan yapılıyor. Sosyal taraflara, yapılan bu kesitilerden, başka amaçla kullanım olabiliyor mu diye sorduğumuzda, o nasıl soru diye şaşkınlıkla yüzümüze bakıyorlar. Biz de örneğin, İşsizlik Sigortası’n dan, GAP’a fon aktarılıyor dediğimizde, sosyal taraflar buna nasıl izin veriyor diyorlar. SGK primlerinin bile düzenli toplanamadığı, zaman zaman af ve taksitlendirme yasaları çıkarılıyor dediğimiz de, nasıl olur diyorlar. Primleri toplama da, devletin görevi ve işverenlerin yasalara uyumunu aktarıyorlar da, bizde kendi gerçeklerimizle, bazı noktalarda onları anlayamıyoruz.

Cuma günü, yani ikinci günün sabahı, ikinci gündem konusu masaya yatırılıyor. “Alt İşverenlik”. Bu oturumun Panel Başkanı’da, Konya Selçuk Üniversitesi’n den, Prof.Dr. Haluk Hadi Sümer. Bilimsel çalışmalarını ve bazı panellerde ki sunumlarından tanıdığımız hocamızın, bu çok tartışmalı konuda, sosyal tarafları bir çizgiye getirebilmesinin, adeta mucize olabileceği gerçeğini, gözardı etmemesini dileriz. Marmara Üniversitesi’nden, genç Profesör’ler den Talan Canbolat hocamızın da, burada işi zor. Hukukçu, uygulamacı, yeni akademisyen, DİSK temsilcisi, Avukat Dr. Murat Özveri’nin nasıl bir çetin ceviz olduğunu, benden daha iyi bilir.

Burada görüştüğümüz Avusturyalılarla, hem işçi hem işveren kanadından yetkililerle, biz de hiç anlaşamıyoruz. Birbirimize karşılıklı uzaydan gelmiş gibi bakıyoruz. En büyük taşeron çalıştıranın devlet olduğunu, yargı kararları ile “muvazaa” konusu gelişimini, hiç ama hiç anlamıyorlar. Devletin en büyük taşeron çalıştırdığını bir an kabul edin dediğimizde, yaşanılan aksaklıkları ve getirilmek isteneni aktarmağa çalıştığımız da, yine başa dönüyoruz. Nasıl olur deyip tartışmıyorlar bile. Özelleştirme çerçevesinde, devletin bazı hizmetlerden çekildiği uygulamalarının yaygınlaşma örneklerinden bahsediyorlar. Ancak güvencesizlik getirilmiyor diyorlar.

İkinci günün son konusu ve Meclis’in son ve üçüncü konusu, “Özel İstihdam Büroları Aracılığı ile Geçici İş İlşkisi” masaya yatırılacak. Panel Başkanı, yine kıdemli ve deneyimli hocamız, Prof.Dr.Toker Dereli. Prof.Dr. Metin Kutal hocamız gibi o da, 35 yılı aşkın süredir bu konunun ve konuya ilişkin değişik çalışmaların içinden geliyor. 90’lı yıllardan bu yana da, bu konunun en iyi takipçilerinden. Bazı özel istihdam kuruluşları ile ilgili yetkililerin söylem ve aktarımlarından, yıllar öncesinden, sıkıntıları ve şaşkınlığı en iyi bilenlerden, uygulamanın nasıl geleceği ve gelişeceğine ilişkin, özel istihdam bürolarını, gerçekler, hukuk ve iktisat çerçevesinde, bir yere oturtmada emek verenlerden. Ama konunu yeni gelişim süreci ve taraflarda ve beklentilerde farklılıklar, bu konuda Hükümeti, beklentilere ilişkin açıklama konusunda, yeni bir çıkmaza yöneltebilir. Yeni Profesör olduğunu ve Melikşah Üniversitesi’ne geçtiğini bu toplantı nedeniyle öğrendiğimiz, sistemli bir şekilde, bilimsel kimliğini ortaya koyan Murat Genç hocamızın panel de işi zor. Deneyimli, slogansız sağduyulu, sessiz bir stratejist olan, Türk-İş temsilcisi Enis Bağdadioğlu, hukuçu ve deneyimli Hak-İş temsilcisi Av. Semaih Temiz, DİSK’den Onur Bakır karşısında, MESS’in yeni Genel Sekreteri, Av.Hakan Yıldırım’ın da işi zor.

Bu konuda, Avusturya da yaşanılan gerçekliği gözardı etmemek gerek. Bizdeki işçi sendikalarının bu konuda çalışma yaptığını pek sanmıyorum. TİSK ise mutlaka bu konuları takip ediyordur. Burada önemli olan iş sözleşmeleri, bu sözleşmeler önemli. Ve işkollarında, sosyal taraflarla yapılan genel çerçeve sözleşmelerinin altında, ücret ve işin düzenlenmesi gerçekleştirilemeyecek. Özel İstihdam bürolarından yaplılan istihdamlar da, yani var olan emsal ücretlerin ve işkollarına göre genel ücretlerin altında istihdam yapılamayacak. Bu durumda, Özel İstihdam Büroları’ndan beklenenlerle bu düzenlemeler çelişki yaratmayacak mı. Konuyu, “istemezük” anlayışından, değişik seçeneklerle uygulamanın, ucuz ve güvencesiz emek kullanımını, nasıl önleneceğinin politikalarının geliştirilmesi de, gerekiyor.

Toplantıda ki, TESK temsicileri ile ilgili bilgimiz olmadığından, TOBB’n den de, kimlerin katılacağı programda yer almadığından, bir değerlendirme yapamadık.

Bu düzenlemelere ilişkin, Avusturya da önem verilen üç önemli kıstas var.
– İş güvencesinden asla fedekarlık yok.
– Ucuz emek yaratma olanaklı değil, genel işkolu uygulamaları, işkollarına göre sözleşmeler de belirlenen, ücretlerin altında istihdam önleniyor. (Asgari ücret değil, sendikalarla varılan anlaşmaya göre işkollarına ilişkin belirlenen ücretlerin altına düşme yok)
– Sendikalaşmayı önleme olarak algılanmıyor. Sendikalaşma, örgütlenme bilincinin gelişmesi olarak algılanıyor. Sendikaların sağladığı bu güvence ve ücret artışından, sendikalı-sendikasız ayırımı olmadan herkes yararlanıyor.

Biz de getirilmek istenen ile, tüm bu gerçeklikler karşısında, bir serbestlik, güvencesizlik ve ucuz emek sağlamayla, sendikal örgütlenmeyi önleme olarak değerlendirildiğinden, yeni politikalar da üretilmediğinden, uzlaşma da kilitlenme yaşanıyor.

Bu Çalışma Meclisi ile bunlar aşılabilir mi ? Bu sonuca ulaşılamaması da, bir başarısızlık olarak algılanmamalıdır. Taraflar en azından, akademik bir ortamda, bir birlerini dinleyip tartışacaklar. Bu yolu açmakla, Bakanlık önemli bir adım atmıştır.

Bu toplantı ile, bir kaç yıldır sözü edilen tasarı taslağı metinleri ortaya çıkıp, onlar üzerinden mi tartışma yapılacak, bu konu da ki gelişmeleri izleyeceğiz.

Burada, sendikaların söylemleri ve izleyecekleri politika önemli olacaktır. Bir MİLAT olabilir. Durum belgelenmesi ve bir başlangıç olabilir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, bir SINAV söz konusudur.

Topluma verilecek, sonuç da ki mesaj da önemlidir. Burada görev, dinleyip, anlayarak, uzlaşma noktalarını çoğaltmaya ilişkin, Hükümetin alacağı tavırdır. Bu, gelecek düzenlemeleri belirlemenin, ilk önemli adımı olacaktır.

Belirleyici olacak olan ise, katılırsa, Başbakan’ın açış konuşması, dinlemesi ve de sonuç da, bir değerlendirme yapıp yapmayacağı, ya da var olan düşünce ve politikaya devam, herkes konuşsun, biz yapacağımızı biliyoruz, anlayışı mı yaşama geçecektir.

Bekliyoruz, göreceğiz ve de yaşayacağız.

Viyana. 24 Eylül 2013. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK

fifteen − six =