Almanya’da Türkçe iletişimin geleceği üzerine

Türkçe, bir kültür dili olarak Almanya’nın geleceğinde var olacak mı?
Bu sorunun yanıtını kültür üreticileri bilmiyor.
Bu konuyla ilgili bilim adamları da kesin bir yanıt veremiyor, bu sorulara…

Aslında burada „evet, var olacak“ ya da en azından „evet, var olmalı“ gibi yanıtların verilmesi beklenir. Türkçe’nin iletişim ve kültür dili olarak yaşamasını kim istemez ki? (Türkler açısından) Ama bu bir özlemin ifadesi. Toplumsal gerçekliğin bu özlemle örtüşmediği bir dönemde yaşıyoruz… Türkçe’yi hem iletişim, hem de kültür dili olarak, bu ülkenin geleceğine yakıştırmayanların giderek güçlendiği bir dönemde…

Bunu örneğin kamu radyolarının Türkçe yayınlarını durdurarak ya da Türk tiyatrolarına parasal kamu desteğini keserek yapıyorlar.

Bir dönemler Almanya’da Türkçe iletişim şimdiki gibi büyük rahatsızlık vermiyordu. Üstelik Türkçe iletişimin yaygınlaşması için bir miktar kamu parası bile harcanıyordu.
Büyük radyo ve televizyon kuruluşları Türkçe yayın yapıyorlardı. Bünyelerinde bu yayınları hazırlayan profesyonel ekipler kadrolu olarak yer alıyordu. Bu yayınların maliyeti, yayıncı ekiplerin ücretleri kamu bütçesinin çeşitli havuzlarından karşılanıyordu.
Ya da çeşitli kentlerdeki Türk kökenli kültürseverlerin çabalarıyla kurulmuş olan tiyatrolar, yerel ya da federal düzeyde kamu desteği alıyorlardı.

Ve bu tablo son zamanlarda artık değişiyor…
Artık Türkçe birçok kesimce sorun olarak görülüyor ve Türkçe’nin yaşamasına (belki de yaygınlaşmasına) katkısı olabilecek alanlara kamu bütçesinden aktarımlar giderek azaltılıyor ya da tamamen kesiliyor.
Bu doğrultuda alınan kararlar esas olarak mali tasarruf planlarına dayandırılıyor.
Ancak aslında zaten büyük kaynak aktarımları gerektirmeyen bu alanlarda büyük ölçüde tasarruf yapılamayacağı çok açık.
Elbette Türkçe’yle ilgili bu kesintilerin ardında her zaman açık Türkçe karşıtlığı yatmıyor. Ama Türkçe’yi önemsiz ve gereksiz ve de gerektiğinde hemen devre dışına atılabilecek bir olgu olarak görenlerin sayısı çok fazla.
Geçen yıl Berlin’deki Multikulti radyosunun (RBB) uzun yıllardır sürdürdüğü Türkçe yayınlar durdurulmuştu. Buna karşı gerçekleştirilen yaygın protestolara rağmen, ilgililer bu kararlarında direndiler…

Şimdilerde de benzer bir karar Hessen eyaletinde alındı. Hessen Radyo ve Televizyon Kurumu’nun (HR) Türkçe radyo yayınları yeni yıl başından itibaren kesiliyor. (Elbette Berlin’de olduğu gibi, Hessen’de de sadece Türkçe değil, göçmenlere yönelik diğer dillerden yayınlar için de geçerli bu durum…) Yıllardır “Köln Radyosu” (WDR) tarafından hazırlanan ve Hessen’de orta dalgadan dinlenebilen günlük yayınlarla, cuma ve cumartesi günleri Frankfurt’tan yapılan yayınlar, 1 Ocak 2010’dan itibaren artık olmayacak…

Bunlar, Türkçe’nin sorun olarak görüldüğü ve gerilediği bu dönemde, onu daha da güçsüz kılıyor.

***

Türkçe’nin güçlü ve uzun soluklu bir direniş göstermesi gerekiyor.

Bu direniş, Türkçe’yi önemseyen ve geleceğine destek verme sorumluluğu duyanlar tarafından güçlendirilebilir.

Almanya’daki Türkçe, Türkçe iletişimin, dolayısıyla Türkçe medyanın geleceği artık bu ülkedeki Türklerin, oluşturdukları kurumların duyarlığına ve desteğine bağlı.

Öncelikle Türkçe medyayı izleyenlerin sayısındaki düşüşün durması önemli…

Bu sayının artmasında, elbette onların Türkçe’ye yönelik duyarlılık ve sorumlukları büyük rol oynayacaktır.

Ancak üreticilere düşen birçok görev de var. Ürünlerine ilginin yetersiz olmasının nedenlerini bulmak öncelikle onların görevi…

Ürünleri, herşeyden önce güzel, ilginç, gerekli, bilgi dolu, zamanlı, çarpıcı olmalı… Ve de ilkeli.

Konumuz Türkçe’nin geleceği…

Ya giderek zayıflayarak, etkinsizleşerek gerileyecek..

Ya da gelişerek, güzelleşerek yaygınlaşacak.. Yaşayacak… (1 Eylül 2009 / Frankfurt)

________________________

Gürsel Köksal, Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Başkanı
www.atgb.info / koksal@atgb.info

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.