Almanya’daki Türklerden biraz başka bir portreler

Murat Ham ve Erkan Arıkan, kısa bir süre önce yayınlanan “Jung, Erfolgreich, Türkisch / Ein etwas anderes Porträt der Migranten in Deutschland” (Genç, Başarılı, Türk / Almanya’daki Göçmenlerin Biraz Başka Bir Portresi) başlıklı kitaplarıyla bu ülkedeki son yıllarda yoğun bir biçimde süren göç, entegrasyon, Türk-Alman ilişkileri tartışmalarına, Türk toplumundan olumlu portrelerle katılıyorlar.

Kitabın büyük bölümü Almanya’nın siyaset, medya, spor, bilim, kültür, sanat ve iş dünyalarında “başarılı” olan Türklerin, yukarıda sözü geçen tartışmaların sağlıklı bir biçimde yürütülmesine katkıda bulunacak tarzda kaleme alınmış portlerden oluşuyor.

Gazeteci-Politikacı Bilkay Öney, Şarkıcı Muhabbet, Gazeteci Ali Aslan, Gazeteci-Yazar Hatice Aygün, Bilim Kadını Prof. Dr. Yasemin Karakaşoğlu, ünlü Aşçı Ali Güngörmüş, Kabaretist-Mizah Yazarı Kerim Pamuk gibi, eserleriyle ve çalışmalarıyla hem Türk, hem de Alman kamuoyunda bilinen “başarılılar”ı iki genç yazarın ortak bakışıyla yeniden keşfetme şansı buluyoruz. Ya da Tarkan Aksıma (diş hekimi), Arzu (müzisyen), Elvan Polat (firma yöneticisi), Gül Keskiner (Alman Futbol Federasyonu Entegrasyon Sorumlusu), Hasip Girgin MAZDA’nın Şef Dizayneri), İpek İpekçioğlu (DJ), Ali Kepenek (fotoğrafçı, grafiker), Nurten Pamuk (tıp doktoru), Sebat Ayverdi (kimya mühendisi, ekonomi danışmanı), Tamer Uras (vergi uzmanı), gibi onlardan daha az bilinen ya da pek bilinmeyen “başarılılar”ı tanıyoruz.
Ekonomik sorunların toplumların başını ağrıttığı son dönemlerde sık sık gündeme gelen ve Türklerin Almanya’daki yaşamlarını konu alan tartışmalar, ülke gündemini şimdilerde olduğu gibi belirlediği sürece Ham ve Arıkan’ın kitaplarındaki “başarılıları” belirlerken, “başarı”yı nasıl tanımladıklarını sorgulamaya gerek yok, şimdilik. Onlar kitapta bunu da yapıyorlar, elbette.

Tam sakinleşir gibi görünürken, bir kıskançlık ya da töre cinayetiyle, çoğunluk toplumunun önde gelen bir üyesinin bir “tabuları yıkma”, “gerçekleri korkusuzca dile getirme” vs. gibi gerekçelerle Türkler üzerine tezlerini açıklamasıyla (Sarazin örneği…), yeniden alevlenen Türkler, göç, entegrasyon tartışmaları, daha uzun süre gündemde kalacak. Dünya çapındaki ekonomik krizin süreceğini, önümüzdeki dönemde daha fazla insanı işinden ederek derinleşeceğini de dikkate alacak olursak, bu tartışmaların en azından şu andaki yoğunluğu ve yüzeyselliğiyle süreceği kesin.
Böyle bir dönemde çoğunluk toplumuna, “Türkler, son zamanlarla ağırlıkla gösterildiği gibi değil. Evet sorunlar var. Ama onlara ilişkin son kararınızı vermeden önce, sizin ölçülerinizle de ‘başarılı’ kategorisine giren bu insanları tanımaya çalışın” müdahalesi çok önemli. Çok gerekli.

Murat Ham ve Erkan Arıkan, bunu yapıyorlar, öncelikle.

Bir de Türklere, bu kitabı okuyacak Türklere yöneliyorlar. “Bakın, bu toplumda ‘başarılı’ olmak mümkün” mesajını, canlı örnekleriyle onlara sunuyorlar. Tüm zorluklara karşın çaba göstermeye değer olduğunu savunuyorlar.

Elbette, burada hemen vurgulamak gerekiyor.

Asıl meslekleri gazetecilik olan yazarların kendileri de Almanya’daki “başarılı Türkler” kategorisinin iki örneği.
Braunschweig doğumlu Murat Ham, uzun yıllar, çeşitli gazete, dergi, radyo ve televizyonlar için, internet yayınlarında görev aldı, özel şirketlerin iletişim sorumluluğunu üstlendi. Halen Berlin’de serbest gazeteci ve yazar olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Erkan Arıkan, bir dönem WDR’in Funkhaus Europa Programı’nı (Köln Radyosu’nun) yönetti. Birkaç yıldır Hamburg’da ARD’nin haber programlarından “Aktuel”in kadrosunda yer alıyor.

Her ikisi de Almanya’ya Türkiye’den göç eden ve buraya yerleşip, kalan, göçmen olan ailelerin çocukları…
Kitaptaki portre yazılarının her biri titiz birer gazetecilik ürünü. Aynı zamanda, tüm bu portrelerin ardındaki öyküleri en iyi anlayabilecek bir kişisel birikimle zengileşmiş ürünler bunlar…

Ham ve Arıkan’ın kitabı, sadece “başarı” portrelerinden oluşmuyor. Bu portelerin arasına ustaca serpiştirilmiş analizlerle zengileştirilmiş. Entegrasyonla ilgili gözlemleri, eğitim, iş pazarı, iş dünyası, medyaya ilişkin analizleri, eleştirileri bu alandaki tartışmalara eşlik edecek derinlikte.

Kitabın önsözünü, Almanya’da şimdiki Federal Hükümet’in Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble’nin Federal İçişleri Bakanı’yken, mimarı olduğu entegrasyon ve İslam konferanslarının sıcaklığı sürerken kaleme almış. “Türkler, Türk kökenli vatandaşlar ülkemize hoşgelmişlerdir!” diyor, entegrasyona ilişkin, görüşlerini özetlerken bu vesileyle. Okumaya buradan başlamak iyi geliyor.

Başarılı iki genç gazeteci, bu eserleriyle Almanya’ya Türkiye’den işçi göçünün 50’nci yılını, tartışarak, tartıştırarak karşılıyorlar.

Almanya’daki göçmenlerin durumlarını iyileşmesi için “kültürler arası diyalogun daha da yerleşmesi ve kalıcılaşması” gerektiğini savunuyor Murat Ham ve Erkan Arıkan. Ve bunun için politik olarak iş, politika ve bilim dünyası arasında geniş bir işbirliğine ihtiyaç olduğunu.

Ve “Almanya’da göçmenlerin durumunu kalıcı bir biçimde iyileştirmek gibi bir hedef politik olarak istenmedikçe, tüm çabalar boşa gidecektir” uyarısında bulunuyor.

Erkan Arıkan – Murat Ham, Jung, Erfolgreich, Türkisch / ISBN 978 – 3 431 – 03788-3
Ehrenwirth (Verlagsgruppe Lübbe – www.luebbe.de), Bergisch Gladbach

_________________

* Gürsel Köksal, Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Başkanı
www.atgb.info / koksal@atgb.info

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.