ALMANYA’DAN… 68 yaşında genç bir başkan

ALMANYA’DAN… 68 yaşında genç bir başkan

0
PAYLAŞ

68 yaşında genç bir başkan: Franz Müntefering

3 Aralık 2008 Çarşamba Günü Berlin sokakları Türk ve Galatasaray Bayrakları ile rengarenk oldu. Sarı kırmızılı renkler Berlin’e yakıştı. Berlin’de rakibini iyi bir futbol sergileyerek yenen Galatasaray bir kez daha politika için de güzel bir örnek oldu. Başarılı olmanın yolunun “işini iyi yapmak” olduğunu bir kez daha kanıtladı GS. AB – Türkiye ilişkisi içinde geçerli olan bu değil mi? “Hasbelkader” Brüksel’de memur olmuş ve de aldıkları yüklü maaşın karşılığını vermeyi “ukelaca konuşmak” sanan kimi AB memurlarının Türkiye hakkındaki tavırlarından rahatsız olanların Galatasaray’dan çıkarmaları gereken ders işte budur. Türkiye’yi daha iyi bir konuma getirerek Brüksel’de her hangi bir memurun “ahkam kesmesine” fırsat vermeyecek seviyede bir ülke ile AB arasında “işbirliğinin nasıl olacağını” konuşmak.  Düşünün ABD’yi temsil edenler Brüksel’e geldiklerinde o memurlar nasıl “esas duruşa geçmekteler” ve ABD’nin en sıradan korumaları bile ne Belçika ne de AB görevlilerini takmaktalar. Putin ve Rusya’sı da aynı şekilde! Türkiye’de işkence yoksa, ekonomi AB ülkelerini bile kıskandıracak konuma varabiliyorsa işte o zaman Galatasaray gibi “Avrupa takımlarına futbolun nasıl oynandığını” gösterircesine ülkenin pasaportunu havaalanı polislerine “lütfedip” gösterirsiniz.

3 Aralık 2008 Çarşamba Günü Berlin’e giderken okumakta olduğum Spiegel Dergisi’nde bizleri ilgilendirmesi gerekn tek hsayfanın KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer ile yapılan röpörtaj değil aynı zamanda Almanya Dış İşleri Bakanı Steinmeier’in G 8 ile ilgili planlarının haber olarak yazıldığı sayfanın da olduğunu gördüm.  Almanya Dış İşleri Bakanı Steinmeier G 8’in dünyanın ekonomik sorunlarını çözmek konusunda yetersiz kaldığı inancında. Haklı! Bu nedenle bir G 16 öneriyor. Yeni adaylar olarak da Güney Afrika, Meksika gibi ülkelerin yanında üç müslüman ülkenin olmasını bir “olmazsa olmaz” olarak değerlendirmekte. Bu üç ülkeden biri ise Türkiye! Gördüğünüz gibi Türkiye dünya politikasındaki ağırlığını her geçen gün arttırmakta. Ancak bunu ne Türkiye’de gerçek yüzleri ortaya çıkan ne de Kuzey Kıbrıs’ta oldukları için şimdilik konu olmayan “Ergenekon Kafasına” sahip politikacılar ve politikalar değil, tam tersine özgürlüklerin demokrasinin değerlerini savunan modern Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs’ın politikacıları ve politikaları sağlamış durumda. Günümüz Türkiye’si karanlık geçmişinden hesap sorduğu oranda tüm dünyada güçlü ve “ağır” bir ülke olma yolunda başarıyla ilerleme şansına sahip.

3 Aralık 2008 Çarşamba Günü Almanya’da ekonomi de iddialı iş adamları konumuna gelmiş Türkiye kökenli iş adamlarını Berlin’de Adlon Hotel’de ağırlayan SPD Başkanı Franz Müntefering de bu yeni Türkiye’den söz ederken “sosyal demokrat değiller ve elbette hatalar da yapıyorlar ama Türkiye’yi AB’ye taşıyorlar” diye bahsetmekteydi Ankara’dan. SPD’de Willy Brandt ekolünden gelen bir “dev” Franz Müntefering. Uzun yıllar SPD Genel Sekreterliği ve bir dönem SPD Başkanlığı yaptı. NRW Eyaleti’nde bakanlıklar üstlendi. Federal düzeyde Ulaştırma ve Çalışma Bakanlıkları’nı yaptı. Başbakan Yardımcısı ya da Meclis Grubu Başkanı olarak hep Gerhard Schröder’in “sırtını sağlam tuttu”. Başbakan Yardımcısı iken kanser olan eşine bakma kararı verip, politikadan çekildi. Eşi vefat ettiğinde bu sefer kriz içinde bocalayan SPD onu tekrar göreve çağırdı. Şimdi o SPD’nin başkanı. 68 yaşında genç enerjik bir lider. Başbakan adayı Steinmeier ile birlikte federal seçimi organize ediyor. Tüm kontrol onda. Ve seçim kampanyaları başlamadan ilk gerçekleştirdiği buluşma Türkiye kökenli iş adamları ile oldu. İş adamlarının taleplerini dinledikten sonra verdiği cevap açıktı: Öyleyse SPD’yi seçin, Steinmeier şansölye olsun! Evet hem Almanya, hem Türkiye hem de Kıbrıs için Müntefering’in başarısı iyi olacak!

 

Not: Star Kıbrıs Gazetesi’nde de yayınlanmıştır.

BİR CEVAP BIRAK