ALMANYA’DAN… AB Göç Politikası ve Türkiye

ALMANYA’DAN… AB Göç Politikası ve Türkiye

0
PAYLAŞ

Türkiye’de Anayasa ile ilgili tartışmalar sürerken Türkiye’nin oldukça uzun bir süredir sürekli kendisiyle uğraşmaktan ya farkına varamadığı ya da ayıracak vakit bulamadığı çok önemli bir alanda AB oldukça yoğun durumda.

AB’nin Göç Politikası AB Komisyonu’nu tarafından “çok çalışkan” diye tanımlanabilecek bir tempo ile değiştirilmekte. Sadece Türkiye’den çalışmak amacıyla ya da aile birleşimi sayesinde AB ülkelerine gelenlerin konumu açısından değil aynı zamanda Türkiye ve KKTC’nin de göç alan ülkeler olması nedeniyle oldukça önemli bu reformlar.

Bazı AB ülkeleri bu yenilikleri kendi iç işlerine karışma olarak algılamakta ve frenlemeye çalışmaktalar. AB’nin özellikle göçü organize etmeye yönelmesi ve bu alanda iş piyasasına yönelik önerileri AB’nin bazı büyük ülkelerinin “ulusal çıkarlarımız açısından kabul edemeyiz” şeklinde çıkışlarını da beraberinde getirmekte.

AB yeni bir mavi kart uygulaması ile kalifiye işçiler ve uzmanlar için cazip hale gelmeyi ve ABD, Hindistan gibi ülkeler yerine AB ülkelerinin çalışmak için daha çekici olmasını hedeflemekte. Yeni planlara göre AB üyesi ülkeler arasında da rekabet mümkün kılınmakta. Örneğin Almanya’ya bir firma tarafında çalışmak için getirilen uzman bir yıllık oturumunun ardından Hollanda’daki başka bir firmanın sunacağı daha iyi koşullar nedeniyle transfer edilebilecek. Bu bazı ülkeleri rahatsız etmekte. Şimdiye kadar olan sistem onlar için rahattı. Ancak AB üyesi bazı ülkelerin sundukları koşulların vasat olması AB’nin ihtiyaç duyduğu kalifiye işçileri ve uzmanları başka ülkelere kaptırmasına neden olmakta. Bunun olumlu yönde değiştirilmesi ise çalışmak amacıyla gelenlerin yaşam koşullarının daha iyi olması anlamına gelmekte.

AB ülkelerinde yaşamakta olan göçmenlerin yeni bir uygulama ile gerektiğinde kendi anavatanlarında çalışmak ya da iş kurmak amacıyla daha iyi koşulları yaratabildiklerinde haklarını hiç bir şekilde kaybetmeksizin oturmakta oldukları ülkeden ayrılmaları ve istedikleri an dönüşlerinin mümkün olması da sanırım bir çok Türkiyeli göçmen için cazip bir gelişme olacak.

İşyerlerinde AB ülkelerine kaçak giriş yapan ve oturumları olmayan işçileri çalıştıran işverenlere yönelik cezalar da çok sertleşecek. Hatta bu sisteme göz yuman ülkelere yönelik sert yaptırımları bile düşünmekte olan AB Komisyonu aynı zamanda kaçak konumunda olan insanlara yönelik de onlara yardımcı olma amaçlı planları yüksek sesle düşünmekte.

Bu planlardan özellikle göçmen ve sığınmacıların lehine olanları bazı AB ülkelerinin yoğun baskısıyla makaslanacak. Ancak her şeye rağmen geriye kalan planlar bile AB ülkelerinde yaşamakta olan göçmen ve sığınmacıların yaşam koşullarının iyileşmesini beraberinde getirecek.

Bu gelişmelerin ne Türkiye’de ne de KKTC’de yeterince ele alınıp tartışılmamasını üzülerek izliyorum. Çünkü hem Türkiye hem de KKTC sığınmacıların ilgi gösterdiği ülkeler ve bu alanda çok sorunları var. AB’nin deneyimi ve önerileri aslında Türkiye’de ve KKTC’de AB koşullarına uymak açısından da bir şans.

Hem sorumluların hem de sivil toplumun bu konuya el atıp, AB’deki aktüel tartışmaya katılmaları çok iyi olacak.

BİR CEVAP BIRAK

1 × four =