ALMANYA'DAN… Almanya'da partiler ve Kuzey Kıbrıs

Bu hafta Perşembe Günü Bremen Yeşiller'inin organize ettiği "Kadınların bakış açısından Kıbrıs'ta Çözüme yönelik çabalar" konulu bir toplantı gerçekleşecek.
Ben de bu nedenle Almanya'daki siyasi partilerin Kıbrıs Politikaları ve Kuzey Kıbrıs'a yönelik bakışlarını size aktarmak arzusundayım. Almanya Federal Meclisi'nde (Bundestag) son seçim sonucuna göre sıralayacak olursak CDU/CSU, SPD, FDP, Yeşiller ve Sol Parti var.

Hristiyandemokratlar "Bundestag'ta" iki parti ile temsil edilmekteler. CDU, CSU ile yapmış olduğu anlaşma gereği Bavyera Eyaleti dışında kalan tüm Almanya'yı ve CSU'da Bavyera'yı temsil etmekte. Türkiye ve Türkiye'nin AB üyeliği konusunda CSU, CDU'dan çok daha sert bir şekilde muhalif konumda.  Kıbrıs söz konusu olduğunda iki parti de "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin" yani Güney Kıbrıs'ın tezlerini savunmaktalar.  Özellikle Türkiye kökenli CDU'lu politikacıların konumlarının daha etkin hale gelmesi ile en azından Kuzey Kıbrıs heyetleri ve CDU arasında ilişkiler gündeme gelebilmekte. Bugüne kadar CDU/CSU ile CTP ve son dönemlerde UBP iyi bir diyalog kurma yolundalar.

SPD, son Sosyalist Enternasyonal'de CTP'nin kardeş parti olarak "üyeliğinden yana" imza atmış bir parti olarak Almanya ve KKTC ilişkisi açısında çok önemli bir sorumluluğa sahip. EDEK'in milliyetçi çizgisini savunan politikacıları sık, sık Berlin'e giderek SPD-CTP işbirliklerini sabote etmek için ellerinden geleni yapmaktalar. Ancak bugüne kadar ne Gerhard Schröder'in ne de diğer sorumluluk taşıyan ve de aktif SPD milletvekillerinin ve parti temsilcilerinin adaya gelmesini engelleyebildi bu çabalar. Kendisine yönelik haklı beklentilerin farkında ancak öte taraftan reel politikanın gereklerinin de bilincinde bir çizgide. SPD içinde her geçen gün sayıları artan Türkiye kökenli politikacılar bu açıdan çok önemli birer köprü konumundalar. SPD ve CTP arasında ilişkiler oldukça iyi.

Yeşiller, son yıllarda özellikle eş başkanları Claudia Roth'un açık tavır alması ile Kuzey Kıbrıs'a destek veren parti konumundalar. SPD gibi büyük ve de yüzyıldan uzun bir geleneğe sahip olmamanın avantajı ile yani ufak bir parti ve genelde muhalif konumda olmanın sunduğu "serbest konuşma" olanağını kullanarak Kuzey Kıbrıs ile ilgili konularda çok açık konuşmaktalar. Bu açıklıkları elbette onları AB Politikaları'nı izlemek sorumluluğundan saptırmıyor. Onlar da gerçekler ve reel politik ortam arasında zor bir konumdalar.  Yeşiller'in de KKTC'deki muhatabı bugüne kadar CTP.

FDP, hem Türkiye hem de Kuzey Kıbrıs konusunda en pasif parti. Türkiye kökenlilerin de içinde sayıca en az olduğu bu parti Avrupa Parlamentosu'ndaki Liberal Grubu'n çok gerisinde.  Avrupa Parlamentosu Liberal Grubu ve UBP arasında işbirliği grup üyeliği şeklinde gündeme gelmekte. Ancak FDP ve KKTC'deki liberal çizgide olduğunu söyleyen partiler arasında ciddi bir diyalog maalesef bugüne kadar gerçekleşmiş değil.

Sol Parti ise Bundestag'ta neredeyse AKEL'in tüm politikalarını savunan bir parti konumda. Üç ya da dört Türkiye kökenli milletvekili dostumuzun dışında Sol Parti Kuzey Kıbrıs ile ilişkiler konusunda da "bağımsız" değil. Son olarak Bundestag'ta gündeme gelen bir görüşmede de Kıbrıs'tan sorumlu bir Sol Parti milletvekili bunu açıkca dile getirdi. "AKEL izin vermezse Kuzey Kıbrıs'a gelemeyiz" derken aslında Kuzey Kıbrıs Gerçeği konusunda da tavrını ortaya koymaktaydı. Bu nedenle Kuzey Kıbrıs'ta var olan "küçük" marjinal parti ve gruplarla çok iyi anlaşmakta Sol Parti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 × four =