ALMANYA’DAN… AP, AKP’yi desteklemeye özen gösterdi

Avrupa Parlamentosu 24 Ekim 2007 Çarşamba Günü kararlaştırdığı “Türkiye Raporu’nda” açık bir dille AKP Hükümeti’ni desteklediğini dile getirdi. Bu çizgi son yıllarda her kararda daha netleşen bir pozisyon haline geldi. Özellikle Türkiye’de gerçekleşen son genel seçim sonrası AKP Hükümeti’nin seçmenden geniş bir destek almış olması Avrupa Parlamentosu’nun tavrını çok etkiledi.

Brüksel’de muhatapları tarafından sevilen eski Dış İşleri Bakanı Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını “demokrasinin gücünün kanıtlanması”, yeni AKP-Hükümeti’nin programını “reformların devamının hedeflenmesi” ve yeni bir anayasanın hazırlanacak olmasını önemli bir adım olarak tanımlayan Avrupa Parlamentosu bence bu tavrında oldukça samimiydi. Parlamentonun hem sağ hem de sol blokları AKP’yi Türkiye’deki diğer partilerden farklı bir yerde gördüklerini ve bu nedenle hükümeti desteklemeye devam ettiklerini belgelemeye özen gösterdiler. Bu nedenle özellikle TSK’nın parlamenter demokratik sisteme “müdahalesi” konusunda “hükümet tarafında” olduklarını açık bir dille “ilgili çevrelere” duyurma ihtiyacı duydular.

Her zaman olduğu gibi gündeme gelen “soykırım” kavramı da 260 “evet” oyuna karşı 301 “hayır” oyu ile red edilirken ve hatta Kuzey Irak’a yönelik “bir sınır ötesi operasyon” ile ilgili olarak terörizme karşı savaşta “Türkiye’yi desteklediklerini” belirtirken Türkiye’nin AB yolunda ilerlemesinin her hangi bir nedenle kendileri tarafından engellenmediğini göstermek istediler.

Kıbrıs Sorunu, vakıflarla ilgili kanunun hala çıkarılmamış olması, “301’in” kaldırılması ve bu kapsamda Saris Seropyan ve Arat Dink’e verilen cezalar, yani Türkiye’de “düşünce özgürlüğünün” gerçekten var olmasının sağlanması gibi konular elbette bu raporda açık bir şekilde dile getirildiler.

AP, demokrasi açısından atılması geciken bazı adımlara ve örneğin hala arkasındaki karanlık güçlerin ortalıkta cirit atabildiği Hrant Dink cinayeti gibi Adalet Sistemi adına “ayıp” diye tanımlanması gereken eksikliklere rağmen ve bu sorunları dile getirse de Türkiye’yi ve özellikle AKP Hükümeti’ni destekledi bu kararında.

Türkiye’de “demokratik haklar” konusunda sorunlu “AB karşıtı kesimler” bu raporda da “aşırı heyecanlanacak” bir şeyler bulacaklardır mutlaka. Özellikle “aşırı sağ çevrelerin” son günlerde “kışkırtıcı bir tavır” içinde oldukları hassas bir ortamda bence AP oldukça “diplomatik” metniyle bu kurum açısından alışılmamış bir “profesyonel” çalışma gerçekleştirdi.

Dikkatle okunması gereken asıl rapor 7 Kasım 2007 tarihine kamuoyuna sunulacak olan AB Komisyonu’nun Türkiye ile ilgili yıllık olağan “İlerleme Raporu” olacak. Özellikle o tarihe kadar Kuzey Irak’taki muhtemel gelişmeler de bu raporun son halini etkileyeceğe benzemekte.

Not: Birgün Gazetesi’nde de yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × two =