ALMANYA’DAN… Kopenhag Kriterleri çocuklar için de geçerli

ALMANYA’DAN… Kopenhag Kriterleri çocuklar için de geçerli

0
PAYLAŞ

Bir Cuma Gecesi AB’ye üye olma yolunda “başarıyla ilerlediğini” iddia eden Türkiye’nin son zamanlarda modern bir Avrupa metropolü olduğu iddia edilen İstanbul’unda, Beyoğlu’nda yürürken gördüklerim yüreğimi parçaladı.

Geceyarısı caddenin bir çok köşesinde yaşları iki ile üç arasında çelimsiz çocuklar uyduruk bir şeyler satmaktalar. Kılık kıyafetleri içler acısı. Sürekli gülmelerine ve insanların ilgisini çektikleri için sevinmelerine rağmen halleri insanlık adına utanç verici!

İstiklal Caddesi’nde devriye gezen polisler, yolun ortasını sürekli kullanan polis otoları ve belki de çok sayıda sivil polis memuru herhangi bir AB ülkesinde polisin derhal müdahale etmekle yükümlü olduğu bu duruma karşı sanki gayet olağanmışcasına kayıtsız kalmaktalar.

Oysa yaşları beşi geçmeyen çok sayıda çocuk gözleri önünde ya dilenmekte, ya da uyduruk bir şeyler satmaya çabalamaktalar ve de en kötüsü caddenin ortasında ya da kenarında sahipsiz bir bez parçası üzerinde oturmaktalar.

Bu çocukları derhal bu durumdan kurtarmakla görevli olanlar duruma el koymayıp bu çocukları buralarda bu halde yaşamak zorunda bırakan ve  sorumsuz anne ve babalardan hesap sormayan sorumluların yanı sıra az evvel içki içtikleri ya da yemek yedikleri mekanları terk edip evlerinin yollarını tutanlar da “vah, vah, yazık bu çocuklara” demenin ötesinde bir vatandaşlık sorumluluğu duymadıklarından olsa gerek  bu sahneler günlük yaşamın bir parçası durumundalar. Oysa sıradan bir AB üllkesinde sokaktaki vatandaş böyle bir durumda hemen Gençlık Dairesi’ne telefon eder ve yetkilileri alarma geçirir. Kültür ve şov söz konusu olduğunda paranın “musluktan su akar gibi aktığı” İstanbul’da böyle bir Gençlik Dairesi’nin olmadığını ben de biliyorum.

Geçtiğimiz Pazar Günü katıldığım bir açık hava toplantısında ağlayan bir çocuğun elini tutarak yanıma gelen kadın “çocuk annesini kaybetmiş” dediğinde on metre ötemizde duran yüzlerce polis memuruna yönlendirme “cahilliği” yaptığımı, o polislerin kadın ve çocuğu nasıl geri gönderdiğini gördüğümde fark ettim. Annesini kaybetmiş yani o esnada devletin korumasına en fazla ihtiyaç duyan bir çocuğa sahip çıkmayan polisler kadına önlerinde duran otobüsü gösterip “otobüsten duyuru yaptırın annesi bulunur” diyerek sorumluluğu başlarından atmışlardı.

Oysa bu ülkenin vatandaşını korumakla görevli memurlarının bir çocuğun onlara en fazla ihtiyaç duyduğu bir anda görevlerini yapmamaları da negatif bir eğitim değil mi? O çocuk büyüdüğünde ne beklemeli çocukken ona yardımcı olmayan polisten?

AB üyesi olmak için muhteşem kültür gösterilerini finanse etmekle bu işin olacağını sananlar “ne zaman fark edecekler bu işin aslında bambaşka bir kültür sorunu olduğunu ?”, çok merak ediyorum.

Kopnehag Kriterleri çocuklar için de geçerli! Türkiye’nin çocukları arasında oldukça kalabalık bir grup ise bu kriterlerin tadına varamamakta. İşte çıkın Beyoğlu’na ve görün insanlık onurunun bu çocuklar nezdinde nasıl ayaklar altına alındığını!

BİR CEVAP BIRAK

19 − 19 =