ALMANYA’DAN… Kuzey Kıbrıs’ın haklı olduğunu anlatırken

PAYLAŞ

Kuzey Kıbrıs’ın haklı olduğunu anlatırken…

Brüksel’de çok başarılı ve objektif bir gazetecilik örneği veren abhaber’in 4 Mart 2007 tarihli haberine bir göz atınca “Lillikas bir hafta boyunca Brüksel’de AB yetkilileri ile görüşmelerde bulunacak.Rum Dışişleri Bakanı, Avrupa Komisyonu üyesi Olli Rehn, Alman meslektaşı Frank – Walter Steinmeier, Avrupa Parlamentosu AP Kıbrıslı Türkler ile Yüksek Seviyede Temas Grubu Başkanı Françoise Grossetete,AP Hıristiyan Demokrat Grubu Başkanı Joseph Daul,AP Sol Grup Başkanı Françis Wurtz ile de görüşecek….” satırlarını okuduğumuzda Kıbrıs Rum Kesimi’nin ne derece aktif olarak çalıştığını görmekteyiz.

Gerçekten bu işi iyi yapıyorlar. Onlarla başa çıkmak için KKTC’nin de an az İsrail kadar iyi lobi faaliyetleri yapması şart.

Geçen gün milletvekili arkadaşlarımla konuşuyordum. Arkadaşlardan birini partinin ufak kasaba teşkilatlarından birinde aktif yönetici bir arkadaşı ziyaret etmiş. Elinde de Yunanlı bir SPD üyesinin ona verdiği mektup varmış. İlginç tarafı ise bu mektubun aslında Kıbrıs Rum Kesimi’nin milletvekili arkadaşın şahsına gönderdiği özel bir mektup olması. Kıbrıs Rum Kesimi sanırım bu mektubu tüm Yunanlı ve Rum Kesimi vatandaşı sosyal demokratlara yollayarak onları mobilize etmeye çalışmış.

Kendi çaplarında başarılı olduklarını da kabul etmek lazım. Geçen haftasonu SPD’nin göçmenlerle ilgili bir toplantısına katıldığımda Yunanlı bir sosyal demokrat arkadaşım yanıma geldi ve “Ozan, sen Kıbrıs’ta neler yapıyorsun?” diye sordu. Kıbrıslı Rumlar ile sohbet ederken benim adımın geçtiğini duyduğunu anlattı.

Şu anda Kuzey Kıbrıs’a yönelik haksız izolasyona ve Güney Kıbrıs’ta iktidarda olan “milliyetçi kafa yapısına” karşı tavır alan tüm sosyal demokrat arkadaşlar benzeri olaylar yaşamaktalar.

Kuzey Kıbrıs’ın haklı taleplerini desteklediğimiz için bayağı yoğun bir karşı propaganda ile boğuşmak zorunda kalıyoruz. Kim bilir önümüzdeki günler daha nelerle uğraşacağız!

Ama emin olun bu tarz çabalar aslında bizlerin daha da motive olmamızı sağlamakta.

Ayrıca bir olumlu yanı da Rum Kesimi’nin farkında olmadan bize “haklı içeriklerimizi” anlatmamız için yeni platformlar sunuyor olması.

Örneğin benimle konuşan PASOK’lu arkadaşlarıma bu sayede CTP-BG’nin “Kıbrıslı Rum ve Türkler’in barış içinde ve eşit koşullarda yaşayabilecekleri bir Kıbrıs için çabaladıklarını” ancak buna karşın “Güney Kıbrıs’ta iktidarda olanların Kıbrıs’ın parçalanmış bir halde kalması ve iki taraf arasında düşmanlıkların sürmesi” için elinden gelen herşeyi yaptığını anlatabiliyorum.

Yine aynı şekilde SPD’li milletvekili arkadaşlarım bu konuda konuştukları herkesin aslında kendilerini çok iyi anladığı ve sorunun asıl sorumlulularının Güney’de olduğunu farkettiğini anlatıyorlar.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Başbakanı Ferdi Sabit Soyer ve hükümet bu politikalarını sürdürdükleri sürece Kuzey Kıbrıs’ı savunmak “doğru tarafta olmak” anlamına geldiği için muhataplarımızı ikna etmemiz daha kolay oluyor.

Dilerim Kuzey Kıbrıs’taki politikacılar da bunun farkındadır. “İzolasyona boyun eğmiş” bir devlet politikası ile KKTC’nin geldiği yer ortada. Buna karşılık “Kıbrıs için izolasyona hayır” çizgisi ile CTP-BG Hükümeti’nin de doğru yolda olduğunu görmemek için kör olmak lazım.

Elbette onlarca yıl “sadece Türkiye’ye sırtını dayayıp, dünya benim umurumda değil” diyenlerin mirasını teslim alanların kısa sürede çok şey değiştirme şansı yok. Ancak atılan ufak adımların yönü önemli. En geç bir yıl içinde KKTC çok daha farklı ve iyi bir konumda olacak.

Yeterki bu başarıyı çekmeyenler ve “ilk önce vatanım sonra partim” demek yerine “ille de partim” demesinler.

Keşke KKTC’deki partiler Özdil Nami ve Hasan Taçoy ikilisinin işbirliğinden ders çıkarabilseler. Özellikle partisi meclisi boykot ettiği halde Avrupa Parlamentosu’nda canla, başla koşturan Hasan Taçoy’u kutlamak lazım.

Evet gördüğünüz gibi karşı taraf çok aktif. Bu durum bizi yıldırmamalı ama daha profesyonel çalışmaya teşvik etmeli.

30 Mart ve 1 Nisan 2007 günlerin çok sayıda Türkiye kökenli Avrupalı milletvekili Lefkoşa’da olacaklar. Tek bir amaçları var: Kuzey Kıbrıs’ı desteklemek ve Kuzey Kıbrıs Gerçeği’nin Avrupa’da anlatılabilmesine katkıda bulunmak!

Farkında mısınız? Sayımız ve gücümüz artmakta! Öyleyse mücadeleye devam!


 

CEVAP VER