ALMANYA’DAN… Rum Milliyetçileri çok sevindiren eylem

PAYLAŞ

18 Mart 2007 Pazar Günü CTP-BG (Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler) kurultayı konuğuydum. Güney Kıbrıs’yan gelen parti temsilcileri ve Türkiye’den gelen AKP ve ÖDP temsilcileri gibi ben de bir konuşma yaptım.

Doğu Akdeniz’de sosyal demokratların iktidarda olduğu tek ülke olan KKTC’de CTP-BG kurultayı başarılı ve verimli geçti. Lefkoşa’dan bu duyguyla ayrıldıktan sonra ertesi gün duyduklarım beni çok şaşırttı.

Kuzey Kıbrıs vatandaşlarını korumak amacıyla adada bulunan Türk Ordusu’nun komutanının 18 Mart 2007 akşamı bir kokteyde KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer’in elini sıkmama eylemi yaptığını ve ona “kurultayda şehitler için saygı duruşu ve Türk bayrağı olmadığı ayrıca İstiklal Marşı’nın da okunmadığı” için elini vermediğini  kamuoyunun gözü önünde söyleyerek en başta Rum Kesimi’nde milliyetçileri çok sevindirdiğini öğrendim.

Bu “skandal” diye tanımlanabilecek olay nedeniyle Türkiye’de “malum” bir kesimin ve Kuzey Kıbrıs’ta “onlarca yıl sırtını Türkiye’ye dayayıp cepleri ile meşgul olmak” dışında bir sey yapmayanların mutlu olması beni ilgilendirmiyor. Ancak tüm dünya kamuoyunda konuşulan bu tatsız olayın Rum Kesimi tarafından “bakın KKTC hiçte anlatıdığı gibi bağımsız bir ülke” değil derken sadece ve sadece olayın kahramanı komutanın sözlerini kanıt olarak sunabilmesi çok acı.

Özellikle Kuzey Kıbrıs’ı korumakla görevli “onbinlerce askerin başındaki komutanın” birileri tarafından yanlış bilgiler ile “bu kadar kolay kışkırtılması” beni düşündürüyor. En serinkanlı olması gereken şahsın duyduklarını araştırmadan KKTC Başbakanı’na sarfettiği sözlerin neden olacağı sonuçları farkedememesi de ayrı bir sorun.

İlk önce hemen belirteyim. İddialar doğru değil. İstiklal Marşı konusunda söylenenler yalan!

Özellikle konuşma yapan bizler, yani Rum Kesimi’nden gelen parti yöneticileri de, konuşurken kürsünün yanında duran Türkiye, KKTC, AB ve CTP-BG bayraklarının yanında idik. Yani Türk Bayrağı herkesin gözünün önünde idi. Salonda Atatürk resmi de asılıydı. Sadece “art niyetli körler” görmedi sanırım. Ayrıca saygı duruşu da yapıldı kurultayda. Komutanın kendisine yalan söyleyerek bu düzeltilmesi imkansız hatalara neden olanlardan hesap sorması gerekir aslında.

İstiklal Marşı söylenmedi çok doğru. Çünkü biz CHP değil CTP-BG kurultayındaydık. KKTC adında bağımsız bir devletin iktidar partisinin kurultayında “vay efendim siz niçin İstiklal Marşı’nı okumadınız” diyenlerin sanırım Kıbrıs sorunu konusunda bilgilendirilmesi gerekiyor.

Bir yandan Rum Kesimi’ni “adayı Yunanistan ile birleştirmek istiyor” diye suçlarken diğer yandan İstiklal Marşı söylenmedi diye skandala neden olmak başlı başına bir çelişki.

Aslında tartışılması gereken bir gerçek var. Evet Türkiye Kıbrıs Türkleri’nin canını faşist Rum’ların elinden kurtardı. Kıbrıs Türkler’i bunu asla unutamazlar. Ama onların da bağımsız bir ada halkı konumunda olduğunu ve Türkiye’nin “sömürgesi bir kara parçasında” yaşayan TC vatandaşı olmadıklarını artık Türkiye’de birilerinin kabul etmesi gerekiyor. Kuzey Kıbrıslı adalılar “kendi kaderlerini tayin hakkına” sahipler ve buna kimsenin karışma hakkı olamaz.

İşte Türkiye’de Solun bu noktada CTP-BG’nin yanında açık tavır alması ve sessiz kalmaması gerekiyor. AKP ve ÖDP vardı kurultayda ama, CHP yoktu. Türkiye’de gerçek sosyal demokratların cesurca Kuzey Kıbrıs Gerçeği’ne sahip çıkıp bağımsız bir devlet olan adada “halkların eşit koşullarda ve barış içinde yaşayabilmesi için” mücadele eden CTP-BG’yi hem Türk hem de Rum milliyetçilerinin karşısında yalnız bırakmaması enternasyonal bir sorumluluk.


 
 

CEVAP VER