ALMANYA'DAN… Talat'ın AKPA'daki konuşması ve..

Talat'ın AKPA'daki konuşması ve bardağın dolu yarısı…

Politik değerlendirmeler yaparken kimileri hep bardağın boş yanını görmeye çok meraklıdır. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi'nde (AKPA) yapacağı konuşmayı da bu açıdan değerlendirenler haklı olarak hristiyan demokrat Alman milletvekili Joachim Horster'in tek kelime ile "berbat" raporunu göstererek "bu raporun benimsendiği bir kurumda "konuşulsa ne olur, konuşulmasa ne olur" demekteler. Hoş geçmiş yılarda "susulmayıp" bol, bol her platform değerlendirilse ve konuşulsaydı belki de bugün Joachim Horster böylesine tek taraflı bir rapor sunamayacaktı. Raporun Rum Hükümet sözcüsü tarafından öve, öve bitirilemediğini görmekteyiz. Rum Hükmeti'nin kendi açıklamasına göre "son zamanların en iyi Kıbrıs Raporu" imiş bu rapor. Daha fazla bir söze gerek yok her halde!

Ancak bardağın bir de dolu yarısı var! KKTC Cumhurbaşkanı'nın VİP olarak konuk edileceği ve Türkçe bir konuşma yapacağını göz önünde tutacak olursak rapora rağmen çok değerli bir fırsatın yakalanmış olduğunu da görebiliriz. 1 Ekim 2008 Çarşamba Günü Mehmet Ali Talat eminimki Kuzey Kıbrıs için yakalanan bu fırsatı çok iyi değerlendirecektir. Kendisini dinleyen bir çok ön yargılı ya da Kıbrıs konusunda tek taraflı bilgilendirilmiş yani "kirli bilgi" kurbanı milletvekiline hitap ederken onlara Kuzey Kıbrıs Gerçeği'ni en üst düzeyde sunmuş olacak Talat. Bu açıdan bakıldığında bu çok önemli.

Rum Devlet Başkanı Dimitris Hristofyas'ın aslında öyle sanıldığı gibi "bir çözüm havarisi" olmadığını ve gerçekte üçüncü sınıf bir futbol takımının vasat futbol kabiliyetine sahip bir sağ bek oyuncusu gibi gelen giden toplara "dan dun" vuran ve onları her taça atışını takımı adına bir kazanç sayan "zamana oynayan" bir role soyunduğunu Talat'tan daha iyi kim anlatabilir. Kıbrıs'ta kalıcı ama günün gerçeklerine uygun bir çözüm için Kuzey Kıbrıslı politikacıların ve onları destekleyen kamuoyunun görüşme masasında Rumları temsil eden politikacıların "soğuk savaş taktiklerini hatırlatan demeçlerle" görüşmeleri aslında sabote ettiklerini Mehtmet Ali Talat'tan daha iyi kim anlatabilir!

Ayrıca Kuzey Kıbrıs'ın yapıcı önerilerinin neler olduğunu ve federal bir çözümde Almanya örneğinde olduğu gibi aynı ABD ordusunun Almanya'da halen üslerinin olduğunu hatırlatarak bunun Kıbrıs özelinde Türk ve Yunan silahlı kuvvetlerinin uluslararası anlaşmalar gereği yerine getirdikleri garantörlük görevlerini aynı şekilde yapmalarının sorunmuş gibi ele alınmasının aslında ne kadar anlamsız olduğunu dile getirdiğinde belki o zaman Alman raportör de konuyu daha iyi anlar!

Elbette AKPA'da süresi kısıtlı bir konuşma her konu için yeterli olmayacaktır. Ancak ben Mehmet Ali Talat'ın konuşma süresini en iyi şekilde kullanacağı bu fırsatın özellikle bu konuşmayı izleyecek olan Avrupa medyası aracılığı ile Avrupa kamuoyuna bir mesaj verme olanağı olduğu inancındayım: Sevgili Avrupalılar, bugüne kadar tek taraflı olarak size anlatılan Kıbrıs Konusu hakkında bir de bizi dinleyin ve soruna adil bir şekilde el atmayı deneyin! İşte o zaman bu sorunu çözmek için en iyi desteği vermiş olacaksınız!"
Bu konusa KKTC Cumhurbaşkanı yalnız değil. Strasburg'ta Türk Grubu Başkanı AK Parti Antalya milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu Kıbrıs konusunda çok aktif konumda ve çok başarılı bir lobi çalışması yapmakta. Raporu beğenmesek de özellikle Mevlüt Çavuşoğlu'nun çabalarıyla kazanılmış çok sayıda milletvekilinin Kuzey Kıbrıs'a desteğe sıcak baktığını biliyoruz.

Bardağın dolu yarısını görmeye ve desteklemeye devam! 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.