ALMANYA’DAN… Vatandaştan korkan hükümet-muhalefet

ALMANYA’DAN… Vatandaştan korkan hükümet-muhalefet

0
PAYLAŞ

24 ve 25 Şubat 2007 günlerinde yirmi kadar Avrupa Birliği ülkelerinin çeşitli parlamentolarından Türkiye kökenli milletvekili Türkiye’ye geldi. Her ne kadar çok acele ve biraz da AKP Şovu şeklinde de olsa Avrupa’daki Türkiye kökenlilerin Ankara’ya davet edilmiş olmaları sevindirici bir gelişme.

Çünkü onların büyük bir çoğunluğu Türkiye’de belli çevrelerin duymak istemediği gerçekleri dile getiren ve Türkiye’yi sevdikleri için eleştiren bireyler olarak Ankara tarafından hep görmezden gelinen “sakıncalıydılar” geçmişte.

Hatta bu davet öncesi Türkiye kökenli milletvekilleri KKTC’de Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Başbakan Ferdi Sabit Soyer’in öncülüğünde başarılı çalışmalar yaparak Kuzey Kıbrıs Gerçeği’ni tüm dünyaya anlatmaya çalışan CPT-BG Hükümeti’ne destek olabilmek amacıyla Lefkoşa’da bir Zirve yapma kararı vermişlerdi.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın ev sahipliğini üstlendiği bu “Türkiye kökenli milletvekllerinin Lefkoşa Zirvesi” 30 Mart ve 1 Nisan 2007 günleri Lefkoşa’da gerçekleşecek. Almanya, Belçika, Danimarka, Hollanda ve Avusturya’dan Türkiye kökenli milletvekilleri KKTC’ye verecekleri desteğin yanı sıra Lefkoşa’daki bu buluşmalarını “AB’de Türkiye kökenli milletvekillerinin koordinasyonu” için de değerlendirecekler. Ankara’daki buluşmadan farklı olarak yerel, eyalet, ulusal ve AB düzeyleri olarak her kesimden milletvekili biraraya gelecek.

AB ülkelerinde kendi çabaları ve becerileri ile bir yerlere gelenler gördüğünüz gibi canla başla çalışmaktalar. Hatta bu çabalar daha şimdiden fazla verimli olmalıki Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin AB ülkelerindeki büyükelçileri Türkiye kökenli milletvekillerine mektuplar yollayarak ve görüşme talebinde bulunurak Lefkoşa Zirvesi’ni engellemeye çalışmaktalar.

Ama bir de onların seçmeni konumunda olmayan ya da hem onların hem de TBMM’nin seçmeni konumunda olanların (çifte vatandaşlar) haklı beklentisi “seçme ve seçilme hakkı” ne durumda derseniz, durum pek parlak değil.

AB ülkelerinde yaşamakta olan Türkiyeli seçmenlere yönelik son haftalarda çok konuşuluyor. Güya bu seçimde onların da “seçme hakkı” olacak. Ama nedense AKP ve CHP “seçme hakkı” kadar kutsal olan “seçilme hakkını” sunmaya yanaşmıyorlar.

“Sakıncalı” kişilerin milletvekili olması tehlikesi varmış! Allah, allah! Kim bu sakıncalılar acaba ? Daha düne kadar AB ülkelerindeki Türkiye kökenli milletvekillerinin çoğu “sakıncalı” kategorisindeydi. Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’nda Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nu kurduğumuzda o zamanın AB nezdindeki büyükelçisi beni AP Başkanı’na “parlamentoya bölücüleri soktu” diye şikayet etmişti. Mektup hala duruyor!

Bu kafalara göre AB ülkelerindeki Türkiyeli seçmenler de “sakıncalı” olsalar gerek.

Ne ilginç değil mi ? Demokratik seçme ve seçilme hakkını kullanarak Türkiye’de rüyalarında bile göremeyecekleri makamlara gelen “imam hatip mezunları” şimdi AB ülkelerinde yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına “seçilme hakkı” vermek istemiyorlar.

Bu mu “demokrasi şampiyonu AKP” ? CHP’nin şimdiki yönetimi zaten malüm. Sosyalist Enternasyonal’de “CHP daha ne kadar burada üye olarak kalabilir ?” sesleri boşuna yükselmiyor.

AB ülkerinde yaşayan ve özgürlüklerin tadına Türkiye’ye kıyasla çok daha fazla varan vatandaşından korkan hükümet ve muhalefet olur mu?

Demekki oluyormuş! İşte Türkiye’deler! Vatandaşlarına seçme ve seçilme hakkını sanki hediye edecekler. Oysa bu vatandaşların en kutsal haklarından biri.

Allah Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına bu hükümet ve muhalefet ile kolaylık versin!


 

BİR CEVAP BIRAK