ALMANYA’DAN… Yerel seçimler

PAYLAŞ

Yereli aşan sonuçlarıyla yerel seçimler

Devekuşları kafalarını kuma gömdüklerinde ortadan kaybolduklarına inanırlar. Bu şekilde “yuvarlanıp gidilebileceğine” inanan insanlar da vardır. Salı Günü CHP Kurultayı ile ilgili yazımdan sonra bir okurum “CHP Kurultay’ının Kıbrıs ile ne ilgisi var” dediğinde güldüm. Günümüz dünyasında artık yaşamakta olduğunuz diyarı dünyadan bağımsız yorumlama şansına sahip değilsiniz. İlkokul mezunu olan okurumun bunu bu şekilde görememesini anlayışla karşıladım. Ancak ona da anlatmaya çalıştım: Yaşamakta olduğu Kuzey Kıbrıs topraklarının geleceğinin Türkiye’de kurultay yapan bir partinin iktidara gelip gelmemesi ile ne kadar içiçe olduğunu!

Almanya’da olsa tüm sivil toplum kuruluşlarının “galeyana geleceği” açıklamalar yapan ve bir de “özürü kabahatinden büyük” tarzda bu açıklamaları savunmaya devam eden Canan Arıtman isimli bir milletvekilini hala partisinden uzaklaştırmayan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın başbakan olduğu bir Türkiye’de “Kuzey Kıbrıs’a da iyi geceler” demek gerekecektir. Cumhurbaşkanına yönelik sözleriyle nasıl bir kafa yapısına sahip olduğunu belgeleyen Canan Arıtman’ın Avrupa’nın hiç bir ülkesinde sosyal demokrat parti üyesi olması ve üye ise hala kalabilmesi mümkün değildir. Ama CHP’nin böyle bir sorunu yok. Tek tesellimiz “Baykal’ın CHP Başkanı kaldığı sürece CHP’yi muhalefete mahkum etmesidir”. Aksi takdirde Türkiye’nin demokratikleşmesi, AB üyeliği yolunda ilerlemesi, reformlar, ekonomi ve daha bir çok alanda durumu pek parlak olmazdı. Çok merak ediyorum ” Baykal’ın başbakan olduğu bir ortamda Türkiye’de idam cezası kaldırılabilinir miydi?” diye. Bildiğiniz gibi bunu da DSP’li bir başbakan, Bülent Ecevit, gerçekleştiridi. Ne acı değil mi? Sosyalist Enetrnasyonal üyesi CHP’nin ülkenin AB yolunda ilerleme sürecine katkısı neredeyse “sıfır.”

Kıbrıs’ta çözüm konusu söz konusu olduğunda da Türkiye’deki yerel seçimler oldukça önemli bir rol oynuyor. Türkiye’deki diğer konulara değinmeksizin yapacağımız bir analizde AK Parti Hükümeti’nin KKTC’deki CTP-ÖRP Koalisyonu’nun en önemli destekçişi olduğunu görürüz. KKTC Cumhurbaşkanı Talat tarafından kararlı bir şekilde yürütülen çözüm çabalarının Kuzey Kıbrıslı Türklerin çıkarlarının ve aynı zamanda Türkiye’nin vazgeçilmez konumun en iyi şekilde temsil edilerek yürütüldüğü net bir şekilde ortada. Bu gidişatın sabote olmaması çok önemli. 2009 yılında bu istikrarın bozulmamasının sağlanmasının garantörlerinden biri de Ankara’da iktidarda olan parti olacak.

Yerel seçimlerde Canan Arıtman’lı kadrolarıyla aşırı derece de güçlenmiş bir “milliyetçi” CHP hem Türkiye hem de Kuzey Kıbrıs için talihsiz bir durum olacaktır.

İşte bu nedenle 2009 yılında Türkiye açısından hayati önem taşıyan yerel seçimler KKTC ve Kıbrıs’ta kalıcı ve  adil bir çözüm için çok önemli olacaktır. Şimdiki politikanın Ankara’nın desteği ile Lefkoşa’da sürüdürülmesini etkileyecek her olay adada yaşamakta olanları fazlasıyla ilgilendiren bir durumdur. “Ufku olmayan” ve “hala “kimin dedesinin annesi ermeni, kürt, rum, arap, türk ya da alevi”  konularıyla gündemi  meşgul eden milliyetçi kafa yapılarının Türkye’de hiç bir seçimde güçlenmemeleri hepimizin çıkarınadır. 

CEVAP VER