Alnar’ın kanun konçertosu ve Tahir Aydoğdu

Bu konçertoyu yıllar önce yine aynı salonda, aynı orkestra ile Tahir Aydoğdu’dan dinlemiştim. Tahir Aydoğdu dışında, bu konçertoyu seslendiren var mı, bilmiyorum. Bu nedenle de Konçerto’nun, Tahir Aydoğdu ile özdeştiğini söyleyebiliriz.

Programda bir başka Türk bestecisinin, bizden tınıları yansıtan eseri de yer alıyordu. Necil Kazım Akses’in, “Scherzo ‘Itri’nin Neva-Kar’ı Üzerine” eseri seslendirildi. Bu yıl, Itri yılı olarak da adlandırıldığından, program içinde yer alması da, iyi düzenlemeydi.

IV. Sultan Mehmet tarafından himaye edilen, 17 yüzyılda yaşayan, 1712 de vefat eden Itri, bini aşan besteleriyle, bu alanda yer edinmiştir. Ne yazık ki, günümüze değin eserlerinin çok azı ulaşabilmiş, yaşamlarını sürdürmüştür. Dini müzik, ilahiler dışında, Hafız’ın sözleri üzerine yazdıklarıyla da ünlenmiştir. Neva makam, kar da dindışı olduğundan, din dışı, nevakar, İtri’nin eserleri ile meşhur olmuştur. Akses’de, kornoya ağırlık vererek, geçmişe yönelmiştir. Itri’den esinlenmiş, ancak onun eserini çok seslendirme olarak değil, kendi sesini de yansıtarak, günümüze ayrı ve özgün bir ses olarak yansıtmıştır.

CSO’da keman sanatçısı olmasının yanısıra, TRT Ankara Radyosu’nda uzun yıllar program yapan, rahmetli Ayhan Erman’ın anlatımıyla, “17.Yüzyıl şahaserinin bazı unusurlarından esinlenerek, kendi anlayışı içinde, tamamen yeni bir yapıt ortaya koymuş olmakla, geçmişin malzemesine çağdaş çoksesli teknik içinde bir başka anlam ve değer katmış oluyor.” Necil Kazım Akses’de aynı dönemlerde, TRT Ankara Radyosu’nda program yapmıştır.

Ferid Alnar’ın, tasarlanması 1946 yılına dayanan, bu günkü şekle ulaşması ise, 1958 de tamamlanan eseri, 1951 de ilk şekliyle, Viyana Radyosu’nda, Viyana Senfonicileri Orkestrası eşliğinde de yayımlanmıştır. Geleneksel müzikten etkilenip, halk müziğinden tınıları harmanlayarak, batı geleneği çerçevesinde değerlendiren eser, Cumhuriyet sonrası dönemde başlayan arayışların da, önemli bir belgesi niteliğindedir. Kendisi de, kanun sanatçısı olması, bu enstrümanı batı formları içinde tanıtması bakımından önem kazanmaktadır. Kanun ile yaylılar arasında bir aşk şarkısı olarak da adlandırabiliriz. Özellikle, viyolonsel’in bu aşk da, önemli bir yeri bulunmaktadır.

50’li yaşlarda ki Tahir Aydoğdu, babası kanun sanatçısı, Gültekin Aydoğdu’nun yanında yetişmiştir. ODTÜ Fizik bölümü mezunu Aydoğdu, Ankara Radyoso kanun sanatçısı, bir dönem yöneticilik de yapmıştır. Bir çok eserin icrasında bulunmuş, bir çok sanatçıya da, eşlik etmiştir.

Neyzen Bilgin Canaz ve piyanist Hakan Toker ile, “Tanini Trio” olarak CD kaydı yapmanın yanısıra, yurt içi ve yurt dışında bir çok konserler de varmiştir. CSO da iki gün geçekleşen bu konser, Ankara Radyosu sanatçıları geleneğinin, müziğimize katkılarının, eser ve icra olarak güzel bir örneği de olmuştur.

Bu eser ile CSO izleyicisine, değişik katılımlar da olmuştur. Eser aralarında ki alkışlar, eserin bütünlüğünü bölse de, konser son derece uyumlu bir şekilde gerçekleşmiştir. Alkışlara önce, Bach’ın 1.Nolu Prelüdü’nün, kanun yorumu ile yanıt veren Tahir Aydoğdu, günümüze uygun, Çanakkale Türküsü’nü de ikinci bis parçası olarak, kanunla yorumlayarak seyirciyi selamlamıştır. Çanakkale şehitlerinin anıldığı günümüzde, bu eserin seçimi de, bir vefa örneği olarak, yerinde bir seçim olmuştur.

Konserin ikinci yarısında CSO, Beethoven’in 7.Senfonisi’ni seslendirmiştir. 19 yüzyıl başlarında yazılan eser, Napolyon’un savaşları döneminin izlerini taşır. Ülkemiz de değişik kent ve orkestraların repertuarında yer alan bu eseri, her dinleyişimde, savaşlar ve ağıtlar ile barışa özlem duyguları yeşerir.

Birinci bölümün sonunda, Tahir Aydoğdu’nun bis parçası olarak kanunla çaldığı, Çanakkale Türküsü sonrasında, bu eser ile de bir bütünlük oluşturuldu. Savaş yerine, barış duygularını yeşertti.

Orkestra’yı bu hafta, Erol Erdinç yönetti. Aynı zamanda piyanist de olan Şef Erol Erdinç, 1983-2000 yılları arasında, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın daimi şef ve müzik yönetmenliğini de yapmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürü ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Müzik Direktörü’de olan Erdinç’in, yeni gelen Bakanın, gelir gelmez estirdiği fırtına sonrasında, bu görev ilişkisinin nasıl etkileneceğini, yakın zaman içinde görürüz. Türk Hükümeti tarafından, “Devlet Sanatçısı” olarak da ödüllendirilen Erdinç, Hacettepe Üniversitesi bünyesi içindeki, Hacettepe Senfoni Orkestrası’nın müzik direktörlüğünü de yürütmektedir.

Geçtiğimiz haftalarda, Türk Sanat Müziği Sanatçısı Elif Güreşçi Çiftçioğlu’na da, İstanbul da piyano ile eşlik eden Erol Erdinç’in, değişik uygulamalara yönelmesinin ve kültürler arasında bağ kurulmasına katkısını da, belirtmeden geçmeyelim.

Önümüzdeki hafta CSO’da Vivaldi’nin Mevsimler’inin yanısıra, Mozart’ın eserleri yer alıyor. 39 Senfoni ve Sihirli Flüt Üvertürü seslendirilecek. Keman solisti Alexander Markov, Şef ise Vakhtang Matchavariani olacak. Bu duyuruyla da, bu haftanın PazARTesi Yazıları’na noktayı koyalım.

İzmir, 18 Mart 2013. ismail.bayer1@yahoo.com
..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.