Alparslan’ın komutanının kalesini ahır yaptılar!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Malazgirt Savaşı’nın önemli komutanlarından olan Mengücek Gazi’nin kurduğu beylik döneminden kalma tarihi Erzincan Kalesi’nin günümüze ulaşan son kalıntılarını ahır ve samanlık yaptılar…

Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın komutanlarından biri olan Mengücek Gazi’nin kurduğu erken dönem Türk Beyliklerinden Mengücekliler döneminde kullanılan tarihi Erzincan Kalesi’nin günümüze ulaşan son kalıntıları ahır ve samanlık oldu. Kesin inşa tarihi tam olarak bilinmeyen ancak bin yıldan fazla geçmişe sahip olduğu düşünülen tarihi kalenin kapısı ve bir burcunun ahıra dönüşmesine vatandaşlardan tepki geldi. Konuyla ilgili yapılan başvuruya yanıt veren Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, iki yıl önce burç ve kale kapısından oluşan tarihi kalıntılarının çevresinin temizlenerek rölöve ve restorasyon projelerinin hazırlanması ve gerekli güvenlik önleminin alınması için ilgili kurumlara yazı gönderildiğini bildirdi.

Anadolu’nun kapılarının Türklere açılmasını sağlayan 1071 Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümleri son yıllarda iktidarın yaratmaya çalıştığı 2071 beklentisinin önemli bir parçası olarak şatafatlı etkinliklerle kutlanıyor. Başka Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devletin zirvesi ve siyasiler bu etkinliklerde boy gösteriyor. Sultan Alparslan’ın otağını kurduğu söylenen Ahlat’ta, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin önerisiyle Cumhurbaşkanlığı için yeni bir saray inşa edilmesi için de çalışma başlatıldı.

MENGÜCEK GAZİ’NİN KURDUĞU BEYLİĞİN KALESİ AHIR YAPILDI

Ancak Sultan Alparslan’ın komutanlarından biri olan ve Anadolu’nun fethinde önemli bir görev üstlenen Mengücek Gazi’nin 1080’de Erzincan bölgesinde kurduğu beyliğin kalesinden günümüze ulaşan son kalıntılar ahır ve samanlık yapıldı.

ALAEDDİN KEYKUBAD VE UZUN HAZAN DÖNEMİNDE ONARIM GÖRDÜ

İlk inşa tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmayan ancak Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar’a hakim olan Mengücekliler döneminde kullanıldığı belirtilen Erzincan Kalesi, Sultan Alaeddin Keykubad döneminde onarım görmüş. Anadolu Selçuklu Devleti’nin 1243’te Moğollara yenilmesinin ardından Anadolu’ya hakim olan İlhanlılar döneminde de kullanıldığı belirtilen tarihi kale, 1455’te Erincan’ı ele geçiren Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan tarafından bir kez daha onarımdan geçirilmiş.

MATRAKÇI NASUH’UN MİNATÜRLERİNDE KALE KENTİ ÇEVRELİYOR

Kanunu Sultan Süleyman’ın 1533’te çıktığı Irakeyn seferi sırasında ordusuyla birlikte konakladığı Erzincan’daki tarihi kaleyi, sefere katılan dönemin ünlü minyatür ustası Matrakçı Nasuh resimlemiş. Matrakçı’nın minyatüründe kenti surlarla çevreleyen Erzincan Kalesi’nin içinden Fırat Nehri’nin geçtiği görülüyor.

1939 DEPREMİNDE BÜYÜK HASAR GÖREN KALE BUGÜN AHIRA DÖNÜŞTÜ

1939 depreminde büyük hasar gören Erzincan Kalesi’nden günümüze giriş kapılarından biri ile erzak deposu olduğu sanılan bölüm ve sur kalıntıları ulaşmış. Ortaçağ’da Marco Polo’dan İspanyol elçi Klaviyo’ya kadar bir çok gezginin notlarında da söz edilen Erzincan Kalesi’nin günümüze ulaşabilen son kalıntılarının ahır ve samanlık olarak kullanılmasına tepki gösteren vatandaşların konuyla ilgili önlem alınması için 7 Kasım 2018’de yaptığı yazılı başvuruya yanıt veren Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, iki yıl önce önlem alınması için ilgili kurumlara yazı gönderildiğini bildirdi.

KORUMA KURULU: ‘İKİ YIL ÖNCE ÖNLEM ALINSIN DİYE YAZI YAZDIK’

Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün konuyla ilgili yanıtında, Erzincan Beybağı Mahallesi’nde bulunan tarihi kalenin ahır ve samanlık olarak kullanıldığına dair üç yıl önce de İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nden bir uyarı yazısı alındığı kaydedildi. Korunması gereken kültür varlığı olarak tescilli olan kale kalıntılarıyla ilgili yazının ardından alanda inceleme yaopıldığı kaydedilen Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün yanıtında, şöyle denildi: “Kurulumuzun, 24.03.2016 tarihli kararı ile Erzincan Kale kapısı ve burcunun inşai ve fiziki müdahalede bulunulmadan temizlenmesine, rölöve, restorasyon ve restitüsyon projelerinin Kurulumuza gönderilmesine ve gerekli güvenlik önlemlerinin ilgili idarelerce alınmasına karar verilmiştir. Alınan karar, Müdürlüğümüzün 29.03.2016 tarihli yazısı ile ilgili kurumlara gönderilmiştir.”

SÖZÜN BİTTİĞİ YER: AHIR OLDUĞU ÜÇ YILDIR BİLİNİYORMUŞ

Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün yazısıyla ilgili konuşan başvuru sahibi ise şunları dile getirdi: “Biz yurttaş olarak tarihi bir kültür varlığının ahır olarak kullanılması karşısında dehşete kapılıp bu konuda önlem alması gereken kurumlara yazılı başvuru yaptık. Ancak bu sorunu çözmesi gereken kurumlar, tarihi kalenin yıllardır ahır olarak kullanıldığını biliyorlarmış ve bu konuda şimdiye kadar hiç bir önlem alınmamış. Asıl dehşet verici olan budur. Anayasal görev ve sorumlulukları tarihi mirasımızı korumak ve geleceğe aktarılmasını sağlamak olan kurumların üç yıldır birbiriyle yazışma yaparak Erzincan Kalesi’nden günümüze ulaşan bu son kalıntıların ahır olarak kullanılmasına halen göz yumuyor olması karşısında söyleyecek başka bir söz bulamıyorum.”

Önceki haberGazeteci örgütü mü emlak ofisi mi?
Sonraki haberİNGİLTERE… Ben kimim?
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here