Alper Taş Londra’da Türkiye’nin fotoğrafını anlattı

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş, “Rejim değişti diyoruz. Bizim de değişmemiz, kendimizi yenilememiz gerekir” dedi. Taş, Londra’da Türkiye gündemini ve “sivil diktatörlük” diye tanımladığı AKP iktidarına karşı mücadeleyi anlattı.

Taş, 30 Eylül Pazar saat 3’te “2 Newington Green Rd. Mild­way Ward N1 4RX” adresindeki Türk Eğitim Birliği’nin (TEB) Fikri Sönmez Salonu’nda “Türkiye’de siyasal ve ekonomik gelişmeler” başlıklı söyleşide konuştu. 68 kuşağı devrimci önderlerinden Mustafa Yalçıner’in de yer aldığı toplantıyı 50’ye yakın konuk izledi. TEB üyeleri aynı gün akşamı Taş’ın da ağırlandığı geleneksel yemekte bir araya geldiler.

Taş’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

– REJİMİN ADI: SİVİL DİKTATÖRLÜK: 24 Haziran’dan sonra düzen değişmese de rejim ve sistem değişikliğinden söz etmek mümkün. Egemen güçler arasında da mücadeleli geçen gerilimli ve muammalı bir değişim oldu. Siyasi olarak bakanlıklardan özel sektörde medyaya bütün kurumların tek elde toplandığı “sivil diktatörlük”ten söz edebiliriz. Böylece 12 Eylül’de yapılmak istenen islami boyutu daha ağırlıklı olarak gerçekleştirilmiş oldu.

– BİZ NE YAPTIK? Demokratik halk güçleri olarak bu süreci engellemeye çalıştık. Direnç oluşturduk. En yüksek evresi kendiliğinden nitelikli halk hareketi Gezi Direnişi’ydi. Bu direnişte solun büyük emeği var. Daha sonra Gezi kendisini birkaç kez daha üretti. Adalet Yürüyüşü, Muharrem İnce mitingleri Gezi’nin birer yansımasıydı.

– NE YAPMALIYIZ? Direnci diri tutmanın yanı sıra AKP’nin etkilediği sömürülen kesimleri yanımıza çekmemiz gerekir. Rejim değişti diyoruz. Bizim de değişmemiz gerekir. Başka yollar bularak kendimizi köklü değiştirmeliyiz. Parlamenter mücadele yolundan söz etmiyorum. Parlamentoyu toplumsal mücadelenin alanı olarak gördük zaten. Ne yazık ki bu da beklenti açısından bazı yanılsamalara yol açtı. İşçi hareketinin yanı sıra, işsizler, köylü, ekoloji ve kadın hareketlerini de büyütmemiz gerekir. Despotluğa rağmen kendi meclisimizi hayatın her alanında inşa edebilmeliyiz.

– BAŞKANLIK BİR KRİZ REJİMİDİR: Bizim işimiz zor ama onlarin ki de kolay değil. Yönetebilmek için OHAL’i sürekli kıldılar. Bu süreci iki başlık belirleyecektir, ekonomik kriz ve uluslararası ilişkileri… Kriz giderek derinleşiyor. Sürekli kapatılan fabrikaları yerel gazeteler bile yazamıyor. Kriz mağdurlarına gerçekleri anlatabilmeli ve onlarla birlikte olabilmeliyiz. Örneğin ücretsiz destek dershaneleri ve kooperatif örgütlenmesi gibi… Yeniden kamuculuk ve” bağımsız Türkiye” sloganını öne çıkarmalıyız. Ekolojik bir yaşamı, anti cinsiyetçiliği, kadın haklarını, Kürtlerin eşit yurttaşlık hakları, Alevilerin kimlik mücadelesi ve gerçek laikliği savunmalıyız.

– ESKİDEN OLDUĞU GİBİ ÖRNEK OLMALIYIZ: Ne yazık ki ideolojiye uygun hayatlar kuramaz olduk. Eskiden bir devrimci öğretmenin oturuşu kalkışı, konuşması çevreye örnek olur imrenilirdi… Solda uzun dönemli bir plan olmaması da büyük eksiklik. Adı “Emek Platformu” ya da “devrimci birlik” gibi adı ne olursa olsun kitlesel, meşru, militan ve barışçıl mücadeleyi yükseltmeliyiz.

– DÜNYA SAĞA KAYIYOR: Yalnız Türkiye değil, Avrupa’da ve ABD’de bir sağa kayış yaşanıyor. Bu gidişatı değiştirmek için de ortak mücadele geleneğini geliştirmeliyiz.

ALPER TAŞ KİMDİR?

Alper Taş 1967), Hemşinli Türk siyasetçi. Taş, üniversiteye kadar olan öğrenimini Pazar’da tamamladı. Şimdiki adı İletişim Fakültesi olan İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. Gençlik yıllarında devrimci gençlik müca­delesinin örgütleyicileri arasında yer aldı. ÖDP‘nin kuruluşunda bu­lundu. Partide Beykoz ilçe yöneticiliği, İstanbul İl Örgütü yöneticiliği, İstanbul İl Başkanlığı, Parti Meclisi üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüttü. 2009’da yapılan 6. Olağan Büyük Kongre’de Genel Başkanlığa seçildi. Füsun Taş ile evli olan Alper Taş İstanbul’da yaşıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here