Amerika vatandaşlıkları kolaylaştırıyor, ya biz?

Amerika vatandaşlıkları kolaylaştırıyor, ya biz?

0
PAYLAŞ

Basını en fazla meşgul eden konuların başında gelir vatandaşlık konusu.
“Şu niye vatandaş oldu”nun hesabını yaparken esas konuyu es geçtiğimizden, haklıyken haksız duruma düşüyoruz.
Çünkü vatandaşlık üzerinden muhalefet yaparken gerekçelerimizi ortaya koymak yerine top yekün reddetmek kolayımıza geliyor.
Oysa “vatandaş yaptığınız kişilerin kriminal geçmişlerini iyi araştırın. Eğitimini önemseyin, kültürümüze uyup uymadıklarına dikkat edin, bizim huzurumuzu kaçırmayacak kişileri vatandaş yapın” desek kimse alınıp gücenmeyecek, konuda başka taraflara çekilmeyecek.
Dolayısıyla Hükümet ile muhalefet arasındaki vatandaşlık düellosunda bu noktalar göz önüne alınırsa her iki tarafın da doğal müttefiki olacağım kesin.
Yoksa “biz biriciğiz”, “biz en kıymetlileriz”, “biz sizden farklıyız” dizaynı, kendimize Kaf dağlarının üzerinde kumdan bir kale yapmak gibi. Bizi koruyabileceği yanılgısına düştüğümüz bir kale…
Onun yerine oturup yeni vatandaşlık kriterleri oluşturmak en doğrusu olacak…

***

Biz burada vatandaşlıklar için bir bardak suda fırtına koparırken, her yönüyle örnek aldığımız Amerika vatandaşlığı kolaylaştırıyor.
ABD Başkanı Barack Obama yönetimi, belirli koşulları yerine getirmeleri halinde ABD’ye çocuk yaşta gelen genç yasa dışı göçmenleri sınır dışı etme uygulamasına son veren yeni bir düzenleme getiriyor.
Yeni uygulamadan yararlanabilmek için, kişinin 16 yaşından önce ABD’ye gelmiş ve şu anda 30 yaşın altında olması, ülkede en az 5 yıl boyunca ikamet etmiş olması, sabıkasının bulunmaması, ABD’deki bir okulda başarılı bir öğrenci ya da liseden mezun olmuş olması veya orduda başarıyla görev yapmış olması kriterleri aranmakta. Bu kişiler, iki yıl süreyle geçerli olmak üzere çalışma başvurusu yapabilecekleri gibi, çalışma izinlerinin yenilenmesinde de bir sınır olmayacak.
Obama, söz konusu düzenlemenin göçmenlikle ilgili sistemi daha etkili ve adil hale getirmek için yapıldığını söylüyor.
ABD’ye aileleri tarafından küçükken veya bebekten getirilen çocukların, bir Amerikalı gibi yetişip, bu toplumun kültürünü benimsediklerini dile getiren Obama, Amerikalılardan bu genç insanlarla empati kurmalarını istiyor.
Ama şunu da vurguluyor: “ Sınırdaki güvenliği artırdık. Suç işleyen göçmenlerin sınır dışı edilmesi oranı da yüzde 80 arttı. Bu düzenleme sadece, sabıkası olmayan, ABD için güvenlik tehdidi oluşturmayan insanlara hayatlarını devam ettirme ve işe başvurabilme gibi geçici bir kolaylık sağlayacak…”
Amerika’da yetişen, okuyan, bu ülkeye katkıda bulunan veya bulunacak olan bu kişilerin geldikleri ülkeleri bilmedikleri, hatta dilini bile konuşmadıkları yerlere sınır dışı edilme risklerinin bulunmasının doğru ve adil olmadığını kaydediyor …
Obama’nın sözleri kolay okunur, kolay anlaşılır. Empati yapmalarını istiyor sadece. Kriterleri anlatıyor. “Sabıkası olmayan, ABD için güvenlik tehdidi oluşturmayan insanlara hayatlarını devam ettirme ve işe başvurabilme kolaylığı” olarak nitelendiriyor yapılacak çalışmayı.
Sözün özü, KKTC’de doğmuş, buranın kültürünü almış, burayı vatan bilmiş çocukların yanı sıra, uzun yıllardır yasal izinlerle bu ülkede yaşayan kişiler içinde bazı kolaylıklar getirilmesi gerekiyor. Bazılarının temelsizce iddia ettiği gibi fazla nüfus pastadaki payı azaltmıyor. Tam tersi, nüfus kendi ekonomisini yaratıyor. Bir taraftan istihdamın azaldığını varsaysak bile diğer insani gereksinimler kendi içinde ekonomik bir devinim yaratıyor ister istemez.
O sebepten “bizim iş sahamız ancak bizi kaldırır” gibi bir argüman basit ve ekonomik gerçeklikten yoksun. Zira insanın olduğu yerde markete ihtiyaç var, okula ihtiyaç var, araba satıcısına ihtiyaç var, eve ihtiyaç var, beyaz eşya satan dükkana ihtiyaç var, mağazaya ihtiyaç var, var da var…
Neticede bizde konuyu ırkçı yaklaşımlardan temizleyerek,- reel olarak ele alıp- “Sabıkası olmayan, KKTC için güvenlik tehdidi oluşturmayan insanlara hayatlarını devam ettirme ve işe başvurabilme kolaylığı” yapamaz mıyız?

BİR CEVAP BIRAK