Amerikan Kızılderilileri neden isyan etti

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – ABD’nin Kuzey Dakota Eyaleti’ndeki yerlilerin yaşam alanlarını yok edeceği kaydedilen petrol boru hattına karşı günlerdir süren eylemleri giderek sertleşiyor. Geçtiğimiz hafta boru hattının geçtiği Kuzey Dakota Morton kasabası yakınlarında barikat kuran eylemci yerlilere polisin müdahalesi oldukça sert oldu. Petrol boru hattının atalarının mezarlarını, ibadet bölgeleri ve yaşam alanlarını yok ettiğini savunan Amerikan yerlilerine zırhlı araçlar ve biber gazı ile müdahale eden kolluk güçleri, 141 göstericiyi gözaltına aldı.
 
Donald Trump’un başkanlık koltuğuna oturmasıyla sonuçlanan Amerikan seçimleriyle ilgili tartışmaların gölgesinde kalan Kızılderili isyanı giderek büyüyor. Amerikan tarihinin kanla ve barutla yazılan sayfalarındaki Kızılderililerle ilgili utanç Hollywood’un onca günah çıkartma yapımına karşın henüz hafızalardan silinememişken, son aylarda yaşananlar yenidünyada yaşanan yok etme politikalarının yalnızca geçmişte kalmadığını gösteriyor.
 
AMERİKAN KIZILDERİLİLERİ NEDEN İSYAN ETTİ
Teksas merkezli bir şirket olan Energy Transfer Partners, Kuzey Dakota’dan başlayan ve dört eyaleti geçerek İllionis’e kadar uzanacak toplam 1.200 kilometrelik petrol boru hattının inşasına başladı. Ancak Kuzey Dakota yerlileri olan Sioux Kızılderilileri, petrol boru hattının bölgedeki temiz su kaynaklarının yanı sıra koruma altındaki Kızılderililerin yaşam alanlarına zarar verdiği gerekçesiyle projeye karşı çıkıyor. Projeye izin veren resmi yetkililer ve proje savunucuları ise petrol boru hattının Kızılderililerin yaşam alanlarını etkilemediği görüşünü savunuyor.
Kızılderililerin isyanı
Kızılderililerin isyanı
YETKİLİLERİN SAVUNMASI TANIDIK: ‘DIŞA BAĞIMLILIK AZALACAK’
Ancak petrol boru hattını savunanların en büyük gerekçeleri ise Türkiye’deki siyasilerin de benzeri projeleri savunurken dilinden düşürmediği argümanlarla aynı: Projeyi savunan siyasiler ve yandaşlar, petrol boru hattının ABD’nin petrolde dışa bağımlılığını azaltacağını söylüyor. Bölgede yaşayan Amerikan yerlilerinin tepkilerine karşın inşasına başlanan boru hattına karşı dava açan Kuzey Dakota Kızılderilileri projenin durdurulmasını talep etti. Geçtiğimiz Eylül ayında görülen davada federal yargıçlar, Kızılderililerin inşaatın durdurulması talebini reddetti. Ancak üç federal kurum, boru hattına izin veren Amerikan Kara Kuvvetlerinin görüşünü yeniden gözden geçirmesi gerektiğine karar verdi.
 
İNŞAAT ÇALIŞMALARI YENİDEN BAŞLAYINCA YERLİLER İSYAN ETTİ
Ancak bu arada boru hattını yılsonuna kadar tamamlamak isteyen Energy Transfer Partners şirketi, ortaklarından birinin sahip olduğu özel arazide inşaat çalışmasına izin verilmesini talep etti. Bu talebi olumlu karşılayan yetkililerin izniyle devam eden inşaat çalışması yerlilerin öfkesinin iyice artmasına neden oldu.
 
BORU HATTININ GEÇTİĞİ ARAZİDE DİRENİŞ KAMPI KURDULAR
Petrol boru hattı şirketinin ortaklarından birine ait olduğu söylenen araziye direniş kampı kuran protestocu Kızılderililere ülkenin pek çok yerinden de sosyal medya aracılığıyla destek yağdı. Resmi yetkililer ise göstericilerin alandan ayrılması çağrısında bulundu. Ancak alandan ayrılmayı reddeden Kızılderililer, ibadet ederek ve kutsal saydıkları adaçayı tütsüleri yakarak atalarının ruhuna dualar ettiler.
 
POLİS EYLEMCİLERE BİBER GAZIYLA MÜDAHALE ETTİ
Geçtiğimiz hafta petrol boru hattının geçtiği arazide eylem yapan Kızılderililer, inşaat çalışmalarını sürdüren iş makinelerini durdurmak istedi. Ancak polis eylemcilere zırhlı araçlar ve biber gazı ile sert müdahalede bulundu. Yaklaşık 6 saat süren arbedenin ardından polisin 141 eylemciyi gözaltına aldığı açıklandı. Federal güvenlik yetkilileri kamp alanının yerlilerden temizlendiği bilgisini aktarırken, güvenlik güçlerinin alanı terk etmeyeceği ve Kızılderililerin özel arazide kamp yapmalarını engellemek için hazır tutulacağını kaydetti.
 
BİR SİOUX KIZILDERİLİSİ: ‘BURAYA BARIŞ İÇİN GELDİM’
Güvenlik güçlerinin sert müdahalesi ile dağıtılan ve birçoğu gözaltına alınan yerliler, kendilerine kamp yeri için önerilen başka bir alana gitmeyi reddediyor. Güney Dakota’da bulunan Cheyenne Nehri Sioux Kabilesi üyesi Aaron Johnson, “Buraya barış için dua etmeye geldim. Ancak birileri ateşle bir şeyleri yoluna koymaya çalışıyor. Bu barış için ibadet değildir” sözleriyle yaşananları özetliyor.
BUNDAN BÖYLE HERYER AMERİKA HERKES KIZILDERİLİ
Amerikan yerlilerinin su kaynaklarını ve yaşam alanlarını korumak için yıkım projelerine karşı gösterdiği direniş, seçim kampanyaları boyunca yeterince dillendirilemeyen ve adeta üzeri örtülen bir gerçeğin altını da çizmiş oldu: Seçimlerin ardından başkanlık koltuğuna oturan Trump’ı destekleyen şirketlerin yaratacağı yıkım yalnızca Amerikan coğrafyasıyla sınırlı kalmayacak. Zira yüzlerce yıldır yerlilerin yaşam alanlarını yağmalayarak kan ve gözyaşı üzerinde yükselen kapitalizmin sömüreceği coğrafya parçası yeterince kalmadı. Bundan böyle daha önce sömürülmüş olan ve üzerinde ‘yenidünya’nın imzası bulunan kentler, evler, yollar, köprüler, tarım arazileri ve yaşamın tümü, sil baştan bir kez daha sömürülecek.
Bundan böyle dünyanın her yeri Amerika, herkes Kızılderili…
Kuzey Dakota’daki Sioux’ların isyanı bize bunu anlatıyor…
_________________
*Haber kaynağı: Cannon Ball, Fotoğraflar: Jason Patinkin
Önceki haberTrump’ın hareket alanı nedir?
Sonraki haberYaşamı boyunca sendikacı
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here