Ankara Anlaşması’nda kötü haber

Ankara Anlaşması Mağdurları’na gönüllü danışmanlık yapan Örgev, Parmak Dosyası’nda İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın “İtiraz hakkının, başvuru sahibinin geldiği ülkeden kullanılması” isteğinin mahkemenin kabul ettiğini belirtti. Örgev kararı şöyle yorumladı:


“Ankara Anlaşması’ndan ret cevabı alanlar yine İngiltere’de itiraz edebilme haklarına sahipti. Mahkeme, Parmak Dosyası’nda İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın bu hakkın Türkiye’den kullanılma isteğini uygun gördü. Böylece Ankara Anlaşması’nda yeni bir zorluk daha ortaya çıkmış oldu. Ayrıca itiraz hakkının yitirilme durumunda bütün yasal masrafların da itiraz edenin ödemesi hükmedildi. Ne yazık ki Parmak Dosyası emsal gösterilmesi de, bu anlaşmadan yararlanarak çalışma hakkı kazanmak isteyenlerin mağduriyetini artırıcı niteliktedir…”


SOYGUNCULARA DİKKAT


İngiltere İçişleri Bakanlığı yetkililerinin gerçek Ankara Anlaşması başvurularında bulunanların itiraz haklarını kullanırken çekinmemelerini istediğini belirten Örgev, Ankara Anlaşması’ndan yararlanmak isteyenleri de şöyle uyardı:


“Bu anlaşmayla birlikte ne yazik ki bazı sahte hukukçular, avukat yardımcıları ya da tüccar danışmanlar mantar gibi çoğaldı. Ankara Anlaşması’ndan yararlanmak isteyen vatandaşlar profesyonel yardım alırken son derece dikkatli olmalıdır. Umut yolculuklarında kendilerini soyanları da yetkililere şikayet etmelidir…”


Örgev, 3 bine yakın Ankara Anlaşması mağduru olduğunu belirterek “Sorunun çözümü için Türkiye baskı yapabilir. Bu bir ikili anlaşmadır. Siyasi olarak çözüm aranmalıdır…” diye konuştu.


Öte yandan Başkonsolosluk yetkililerin harekete geçerek İngiltere İçişleri Bakanılğı yetkilileriyle Ankara Anlaşma’sının uygulanması ve vize başvurularının zamanında yanıtlanması için görüşmeler yaptıkları öğrenildi.  


ANKARA ANLAŞMASI MAĞDURLARI


Ankara Anlaşması’ndan yararlanarak çalışma vizesi almak isteyen Türk vatandaşlarının dosyası İngiltere İçişleri Bakanlığı’nca yaklaşık 2 yıldır yanıtlanmıyor. Başvuru sahiplerinin pasaportları “başvuru belgeleri” içinde İçişleri Bakanlığı’na gönderildiği için de başta seyahat özgürlüğü kısıtlanması olmak üzere çeşitli mağduriyetler yaşanıyor.


Ankara Anlaşması Mağdurları adı altında toplanan yaklaşık 200 mağdur, geçen ay yaptıkları toplantıda sayılarının 3 bine ulaştığını vurgulayarak vize başvuruların makul bir sürede mutlaka yanıtlanması gerektiğini belirtmişti. Mağdurlar, İçişleri’nin Türk vatandaşlarının bu haklarına karşı siyasi olarak bir savsaklama politikası sürdürdüğü öne sürerek emsal teşkil edebilecek bir dava açarak haklarını aramak istediklerini de dile getirmişlerdi.


ANKARA ANLAŞMASI?


Ankara Anlaşması gereği İngiltere, Türkiye’ye AB üyeliği gözönüne alınmaksızın Türk vatandaşları AB topraklarında serbest olarak dolaşma ve Gümrük Birliği’nden dolayı iş kurabilme hakkı tanıyor.


Ankara Anlaşması, Türkiye ile o zamanki adıyla AET üyesi ülkeler arasında ticaretin geliştirilmesi ve iş hacmini artırmak amacıyla 12 Eylül 1963’te imzalandı. 1973’te de AET’ye İngiltere ile birlikte 8 ülke daha katılarak söz konusu anlaşmayı tanıdılar.


İngiltere, Ankara Anlaşması başvurusunu reddettiği Türk vatandaşı Abdülnasır Savaş’ı sınırdışı etmiş fakat 11 Mayıs 2000’de Lahey Adalet Divanı’nın İngiltere aleyhine verdiği kararla Savaş’a haklarını tanımak zorunda kalmıştı.


Türk vatandaşlarının İngiltere’de kağıt üzerindeki kazanılmış hakları şöyledir:


– Normal şartlar altında AB ülkeleri 1970’te imzalanan ve 1973’te yürürlük kazanan Katma Protokol gereği Türk vatandaşlarına vize uygulayamazlar. Vize 1980 sonrası konulan ve ‘imzalanan protokol şartlarını imzacı ülke aleyhine değiştirdiği’ için kanunsuz olan bir uygulama. Türkiye, katma protokolleri imzalayarak sonradan eklenebilecek maddelere karşı kendini korumuş olmasına rağmen bu hak nedense bugüne kadar gündeme gelmedi.


– Gümrük Birliği (GB) kavramı gereği AB ülkeleri, doğrudan ve dolaylı olarak GB kavramı içinde kalan Türk vatandaşlarına vize uygulayamaz, AB ülkelerinde çalışma ve yerleşme haklarına engel olamazlar. AB Adalet Divanı’nın 11.05.2000 tarihli kararına göre: ‘Türk vatandaşı olan işveren ve serbest meslek sahiplerinin Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği 1973 tarihinden itibaren ‘haklarına kısıtlama getirilmesine’ imkân yoktur.’


– Ankara anlaşması madde 13 ve madde 14’e göre karşılıklı yerleşme serbestliği hakkını Türkiye de kazanmış oldu.


Sonuç olarak hem Ankara Anlaşması, hem ‘1970-73 Katma Protokolü’ hem de ‘GB kavramı’ gereği AB ülkeleri, Türk vatandaşlarına ve özellikle ‘ekonomik faaliyette bulunanlara’ vize uygulayamaz, iş edinmelerini ve kurmalarını engelleyemeyecekleri yönündedir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.