“Ankara Anlaşması’nda olumsuzluk yok, sadece bilgi kirliliği vardır”

FARUK ESKİOĞLU – Avukat Muhammet Çankıran hukukçu ve hukuk bilgisi olmayan aracı kurumların Ankara Anlaşması’yla ilgili bilgi kirliliği yarattıklarını öne sürerek “Ankara Anlaşması ile ilgili herhangi bir durum değişikliği yoktur. Bakanlığın başvuruları olumsuz değerlendirme eğilimi de sözkonusu değildir” dedi.

İçişleri Bakanlığı’nın, Aydoğdu davasında  sürekli oturum hakkını Ankara Anlaşması’na göre değil de yeni göçmenlik yasasına dayandırmak istemesini değerlendiren Çankıran, “üst mahkemenin kararı da tavsiye niteliğindedir, henüz bu konuda da bir düzenleme yapılmadı” dedi.

Oakfield Hukuk Bürosu’ndan Avukat MUhammet Çankıran ile Ankara Anlaşması’nı enine boyuna konuştuk. Çankıran’ın yanıtları şöyle:

– Ankara Anlaşması’nda başvuru artışı söz konusu mu?

– Türkiye’deki siyasi gelişmeler beyaz yakalılarda özellikle Ankara Anlaşması’yla göçme eğilimini artırdı. İstatistikler de başvuruların çok arttığını gösteriyor. Meslek sahibi olan mühendisler, yönetmenler, sanatçılar, doktorlar gibi Türkiye’de çok iyi eğitim görmüşlerin ciddi bir akış görüyoruz. Oakfield Hukuk Bürosu olarak da çok ciddi bir taleple karşıkarşıyayız. Fakat aynı zamanda talep artışı bu alandaki bilgi kirliliğini de artırmaya başladı. Türkiye’den ve Londra’dan bu Anlaşma başvurusunda bulunanlar doğal olarak belli forumlarda bilgi soruyorlar, bununla ilgili de herkes çeşitli yorumlar yapıyorlar.

Son dönemlerde Ankara Anlaşması’nın kalktığı sözü yaygınlaşmaya başladı, hatta bizim müvekkillerimiz; belli aracı firmaların Ankara Anlaşması’nın artık kabul edilmediği, serbestlik verilmediği ya da dondurulduğu gibi spekülatif yorumlarını iletiyorlar. En acı tarafı da yorum yapan bu insanların çoğu hukuk formasyonuna sahip olmayan aracı kurumlardan geliyor olması. Onlar üzerine vazife olmayan hukukla ilgili, özellikle Ankara Anlaşması gibi çok ciddi bir argümanı rahatlıkla yorumlayıp kitleleri yanlış yönlendirmeleri… Bu durum otomatikmen bize de bir sorumluluk yüklüyor. Kamu oyunu doğru bilgilendirmek ve doğru yönlendirmek için böyle bir açıklama yapmayı zorunlu hissediyoruz.

– Ankara Anlaşması’yla ilgili bir durum değişikliği söz konusu mu?

– Ankara Anlaşması ile ilgili herhangi bir durum değişikliği yoktur. Ankara Anlaşması başvuruları Türkiye ve İngiletre’den devam etmektedir. Ankara Anlaşmas ile ilgili yapılan başvurularını İçişleri Bakanlığı zamanında değerlendirip gönderiyor. Uzatma başvuruları zamanında geliyor. Bunun altını çizmek gerekiyor.

– Başvuru sonuçlandırılmasında bazı gecikmeler söz konusu mu?

– Geçmişte Türkiye’den yapılan Ankara Anlaşmas başvuruları 2 hatada sonuçlandırılıyordu. Fakat Nİsan’dan bu yana İçişleri Bakanlığı başvurulara bir mektup göndererek 15 günde hedefledikleri süreyi karşılayamayacaklarını ve yaklaşık 60 günün içinde cevap verebileceklerini bildiriyorlar. Bir aydan fazladır beklediğimiz başvuru cevapları var. Şu anda biz de bilmiyoruz.

– 60 gün tam mı sürecek yoksa 60 gün içinde mi cevap gelecek?

– İkinci bir konu da yüksek talepten dolayı İngiltere’den de yapılan başvuruların sonuçlanması 6 ay sürüyordu. Fakat küçük bir değişiklik oldu. İçişleri, Ankara Anlaşması’nda “in definite” dediğimiz serbestlik başvurusunda 6 ayda cevaplayamayınca mektup gönderip “6 aylık hedefi karşılayamıyoruz. Başvurunuzu değerlendirmek biraz daha uzun sürecek” diyor. Buradaki beklemenin nedenleri konusunda da talep yoğunluğu mu, yoksa başka bir şey mi? Bu konuda da herhangi bir açıklama yapılmadı.

– Son dönemlerde Ankara Anlaşması ile ilgili gelişmeler neler?

– Birincisi Birleşik Krallık, AB’den çıkmak için verdiği dilekçe yürürlüğe girdi. Bu dilekçenin bir sonucu olarak da 27 Mart 2019’da teknik olarak AB’den çıkılmış olacak. Hukuki olarak Ankara Anlaşması AB yasalarını ilgilendiren bir anlaşma olduğu için 2019’a kadar yürürlükte kalması gerekir. Fakat hükümet 2019’u beklemeden göçmenlikle ilgili yasaları erkene almak istiyor. Bilindiği gibi 3 milyon AB vatandaşı van bu ülkede. Ankara Anlaşması’ndan oturum alanların kaderi de biraz onlara bağlı. AB ile göçmenlik yasasını düzenlediklerinde otomatik olarak Ankara Anlaşması’da karara bağlanmış olacak. AB’nin üyesi diğer ülkelerin tamamı göçmenlikle ilgili düzenlemeyi erkene alınması konusunda İngiliz hükümetiyle hemfikir değil. Ayrıca İngiltere’de Haziran’da seçimlerin olması, yeni hükümetin Temmuz Eylül gibi kurulması gözöünne alındığında erken göçmenlik anlaşması olasılığı biraz zayıf görünüyor. Ankara Anlaşması prosedüründe kısa süre içinde bir değişiklik beklemiyoruz.

İkinci bir not da AB Ankara Anlaşması’yla ilgili buradaki bir mahkemenin kararı spekülasyonlara da neden oldu. Hacer Aydoğdu ve çocuğu eşinden dolayı burada Ankara Anlaşması sürekli oturum başvurusu yaptılar. İçişleri Bakanlığı eşe sürekli oturum verirken Hacer Aydoğdu’ya “eşiyle birlikte 2 yıl yaşamadığı” gerekçesiyle ret verdi. Eskiden Türkiye’den eşler geldiğinde ya da evlenildiğinde, eşler 2 yıldan bile az yaşamış olsalar serbestlik başvurularında, eş ile birlikte serbestlik veriliyordu. Bu diğer göçmenlik katagorileriyle karşılaştırıldığında göreceli bir haksızlık doğuruyordu. Yani diğer başvurularda eşlerin 2 yıl yaşaması gözetilirken, Ankara Anlaşması’nda iki hafta bile yetiyordu.

İçişleri Bakanlığı bu konuda bir düzenleme yapmak istedi. Aydoğdu davası bir üst mahkemeye intikal etti. Üst Mahkeme’de Aydoğdu ailesi davayı kazandı fakat İçişleri Bakanlığı temsilcisi bir tartışma ortaya atarak 1971 Protokolü’ne göre taraf ülkeler İngiltere’de yatırım yapan Türk vatandaşlarına ekstra engeller getiremezler. Bu yasa burada dondu. İçişleri Bakanlığı avukatı, “Uzatma başvurularında bu geçerli olabilir fakat serbestlik başvuruları; 1971 Protokolü’ne göre değil de bugünkü göçmenlik yasalarına göre değerlendirilmeli” yorumuyla geldi. Hakim İçişleri Bakanlığı avukatıyla hem fikir oldu ve “Ankara Anlaşması’ndan dolayı serbetlik başvuruları bugünkü yasalara göre değerlendirilmeli” dedi. Bu karar bir danışma niteliğindedir. İçişleri’nin uygulayıp uygulamama serbestisi vardır.

Ne yazık ki hukuk formasyonuna sahip olmayan bir çok aracı kurum bu konuda spekülatif yorumlar yaparak bilgi kirliliğine neden olmaya başladılar. Bu tür yorumlar Ankara Anlaşması’ndan yararlanmak ya da başvuruda bulunanlarda panik yarattı. Başında da belirttiğimiz gibi serbestlik başvurularında küçük bir gecikme dışında herhangi bir durum değişikliği söz konusu değil.

– Başvuru grafiklerinde olumlu olumsuz trentlerinde bir değişiklik söz konusu mu?

– Hiç bir değişiklik yok. Bizim kendi cephemizde başvurularda yüzde 99 olumlu sonuçlar alıyoruz. Diğer hukukçu arkadaşlarla görüştüğümüzde başvuruların olumlu olduğunu duyuyoruz. Başvuruları olumsuz değerlendirme eğilimi yok. Belli kriterlere uyuyorsa sorun çıkmıyor. İçişleri Bakanlığı üst mahkemenin bu yorumundan dolayı durumdan vazife çıkartıp serbestlikle ilgili yeni bir düzenleme yapabilir. Burada herhangi bir açıklama yapılmadı. Bizim varsayımlarımız.

Bizim varsayımımız şu anda “Tier One” grup dediğimiz 200 bin sterlin sermaye isteyen Türklere uygulanmayan bir durum var. Ankara Anlaşması’nın 73’deki halidir. Dolayısıyla İçişleri Bakanlığı serbestlikle ilgili bir değişiklik yapacaksa büyük olasılıkla Ankara Anlaşması’nda 200 bin sterlinlik yatırım gerektiren “Tier One”a denk getirecek, onun şartlarını getirebilir. Belki dil zorunluluğu getirebilir ve serbestlikleri 4 yerine 5 yılda verme eğilimi taşıyabilir. Bunları yapması kendi açısından mantıklı olur. Bizim tahminiz olacaksa bu yönde olur. Bekleyip görmek gerekir.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.