Ankara’dan NATO’ya: Demokrasi başka, NATO başka

NATO dışişleri bakanları Türkiye’ye demokrasi eleştirilerinin yoğunlaştığı bir dönemde toplanıyor. Ankara, Türkiye’nin NATO’ya katkısının demokrasi eleştirilerinden ayrı tutulmasında ısrar ediyor.

ABD’de Joe Biden’ın yönetime gelmesinin ardından NATO’dan Türkiye’ye yöneltilen “demokrasi ve insan hakları” eleştirilerine Ankara temkinli yaklaşıyor. Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nda, 23-24 Mart tarihlerinde Brüksel’de düzenlenecek NATO dışişleri bakanları toplantısının ‘etkin diyalog’ fırsatı yaratacağı görüşü hakim.

Türk diplomatik yetkililer, Türkiye’nin NATO’ya katkısının demokrasi eleştirilerinden ayrı tutulmasında ısrar ederken, “NATO’nun Biden yönetiminin etkisiyle Türkiye’ye demokrasi eleştirileri yöneltmesi kabul edilemez. NATO, Türkiye gibi bir müttefikini anlayacak kapasite ve deneyime sahiptir” diyor.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’den gelen Türkiye’yle ilgili iki ayrı açıklama Türkiye’nin NATO’daki pozisyonuyla ilgili farklı yorum ve değerlendirmeleri beraberinde getirdi.

Stoltenberg; Belçika’daki bir konuşmasında Avrupa Birliği’nin Avrupa’yı savunabilecek durumda olmadığını; birliği ABD, Türkiye ve İngiltere gibi AB üyesi olmayan ülkelerin savunduğunu söyledi. Ancak Genel Sekreter bu konuşmasından bir süre sonra Avrupa Parlamentosu’nun savunma ve dışişleri komisyonları toplantısında da Türkiye’yle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri almasının, Doğu Akdeniz’de ihtilaflı sularda faaliyetlerde bulunduğu dair iddiaların arkasının kesilmemesinin NATO’da sorunlar yarattığını anlatan Stoltenberg, Türkiye’deki demokrasi ve insan haklarına ilişkin de Ankara ile görüş ayrılıkları yaşadıklarını söyledi.

Bu arada; Doğu Akdeniz’deki gerilimi dindirmek için Yunanistan’la diyalog kapısı aralayan ve beş yıl aradan sonra istikşafi görüşmeleri yeniden başlatan Ankara, Yunanistan’la deniz yetki anlaşması imzalayan Mısır’la da normalleşme sürecine girmek istediğini duyurdu.

Türk diplomatik kaynaklar bu süreci DW Türkçe’ye, “Biz Doğu Akdeniz’de sorunların diyalogla çözülmesinden yana olan tavırımızı açıkça ortaya koyduk, koyuyoruz da. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu yüzden uluslararası Doğu Akdeniz konferansı düzenlenmesini istedi. Ama bu istek ne yazık ki karşılık bulmadı. NATO da bu konuda Ankara’ya destek vermedi” sözleriyle anlatıyor.

DW Türkçe’ye konuşan Türk diplomatik yetkililere göre NATO; Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de uluslararası diyalog konferansı çağrısına yanıt vermediği gibi Amerika’da Biden yönetimi işbaşına geldikten sonra Ankara’ya “demokrasi ve insan hakları alanında somut adım” çağrısı yapmaya başladı. Bu yüzden Ankara, Stoltenberg’in son mesajlarına 23-24 Mart tarihlerinde Brüksel’de yapılacak NATO dışişleri bakanları toplantısında doğrudan yanıt vermeyi planlıyor.

“Diyalogdan ve çözümden yanayız”

NATO toplantıları Covid-19 salgını nedeniyle bir yıldır video konferans yöntemiyle yapılıyordu. 23-24 Mart dışişleri bakanları toplantısı bir yıl aradan sonra ilk kez yüz yüze yapılan toplantı olacak. Ankara bu formatı Türkiye-NATO işbirliğinin güçlendirilmesi adına “fırsat” olarak görüyor.

Cumhurbaşkanlığı kaynakları; Stoltenberg’in Türkiye ile S-400 ve Doğu Akdeniz’in yanı sıra demokrasi ve insan hakları konusunda da sorunlar yaşandığı yönündeki açıklamalarına NATO toplantısında “açıkça” yanıt verileceğini söylüyor. Aynı kaynaklar bu yanıtın nasıl olacağını şöyle özetliyor:

“Diyalog platformlarında anlaşmazlıklar elbette olabilir. İttifak içinde sorunlar uzlaşıyla çözülür. S-400 füzelerinin alınması zarurettendir. Demokrasi ve insan hakları konularındaki ev ödevlerimizi de biliyoruz, gereğini yapacağız. Türkiye’nin NATO’ya katkısı demokrasi ve insan hakları çağrılarıyla gölgelenemez. Biz diyalogdan ve çözümden yanayız.”

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın; NATO toplantısı öncesinde Stoltenberg’den gelen açıklamaları DW Türkçe’ye değerlendirirken, “NATO’nun müttefikler arasındaki problemlerin demokrasi ve uzlaşı kültürüyle çözülmesini belirleyen çok önemli bir teşkilat olduğunu biliyoruz. Elbette ki Türkiye tartışılabilir ama NATO Genel Sekreteri’nin Ankara’yla sorunlar olduğunu söylemesi doğru olmamıştır” diyor.

NATO Genel Sekreteri’nin 13 Türk vatandaşının hayatını kaybettiği Kuzey Irak’taki Gara saldırısından sonra Türkiye’nin terörden en çok zarar gören ülke olduğuna, Türkiye’nin terörle mücadelede NATO içindeki vazgeçilmez konumuna vurgu yaptığını hatırlatan Prof. Caşın, Genel Sekreter S-400’ler ya da insan hakları konularında ne derse desin Türkiye’nin NATO’daki konumunun zayıflamayacağını öngörüyor.

Caşın, “S-400 füzelerinin alınması zarurettendir. Biz, Genel Sekreter kadar endişeli değiliz. Türkiye, baskıyla yıldırılacak bir ülke değildir. Doğu Akdeniz’de ABD ve Fransa donanmasından sonra en kuvvetli donanma Türk donanmasıdır. NATO ittifakı içinde sorunlar uzlaşıyla çözülecektir” değerlendirmesi yapıyor.

Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi olduğunu hatırlatan Caşın, Stoltenberg’in Türkiye’ye demokrasi uyarısı yapmasını da yanlış buluyor:

“15 Temmuz darbe girişimini yaşamış, PKK’yla mücadele eden Türkiye’de demokraside sorun varsa bugün Fransa’da ya da Almanya’da da sorun vardır. Türkiye demokrasi ve insan hakları konularında da adım atmaktan kaçınmaz. Uyarılar yapmak yanlış. NATO; uzaktan uyarı mesajları göndermek yerine Türkiye’yle diyaloğunu güçlendirmeli. Biz bunun arayışındayız.”

Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Başkanı Sinan Ülgen ise Stoltenberg’in “insan hakları” vurgusunun çok önemli olduğunu söylüyor. Stoltenberg’in NATO’nun ABD’nin dış politikasıyla uyumunu öne çıkardığına dikkat çeken Ülgen, “Genel Sekreter, ABD dış politikasıyla uyumlu olarak Türkiye’den demokrasi ve insan hakları beklentisinin NATO içinde daha da yükseldiğini ifade ediyor” diyor.

Ülgen, DW Türkçe’ye bu beklentinin NATO-Türkiye işbirliğini de etkileyeceğini söylüyor. Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları alanında kendisinden beklenen somut adımları atmadığı sürece hemen her NATO toplantısında demokrasi ve insan hakları konusunun gündeme geleceğini anlatan Ülgen, “Ankara; NATO-Türkiye işbirliğinin insan haklarından bağımsız olduğunu düşünebilir ama bu konuda adım atmazsa NATO içinde bundan böyle istediği dayanışmayı göremeyebilir” uyarısında bulunuyor. Hilal Köylü / Ankara Deutsche Welle Türkçe

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twelve + sixteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.