Çankaya’da adalet arıyor

Uzunca bir süredir yetkililere yazdığı dilekçelerle adalet aradığını söyleyen Soner Kaynar (43), “yasalar önündeki adalet arayışım sırasında maruz kaldığım hak ihlalleri nedeniyle adalet duygum sarsıldı. Bunun onarılması için Adalet Bakanlığı’na ve Cumhurbaşkanına başvurdum, ancak her ikisinden de aynı yanıtı aldım” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.

ADİL YARGILANMA HAKKI İHLAL EDİLDİ

Aynı davada, aynı suçtan yargılandıkları bir başka kişinin beraat ettiğini, ancak kendisinin ceza aldığını ifade eden Kaynar, “Hal böyleyken mahkeme açıkça Anayasamızın kanun önünde eşitlik ilkesini çiğnemiş ve farklı kararlara imza atmıştır. Bu tarihlerdeki Adalet Bakanı Sayın Sadullah Ergin’in, televizyonda verdiği bir demeçte, ‘T.C. bir hukuk devletidir, bir hukuk devletinde herkes kanun önünde eşittir. Hiçbir kişi veya zümreye ayrıcalık tanınamaz. Kimse suç işleme ayrıcalığına sahip olmadığı gibi, mesleği veya makamı nedeniylede ayrıcalıklı muameleye tabi tutulamaz’ şeklindeki beyanı son derece anlamlıdır ama uygulamada adalet böyle tecelli etmemiştir. Mahkemenin vermiş olduğu farklı kararlar tarafsızlık ilkesine ağır bir darbedir ve adil yargılanma hakkı ihlal edilmiştir. Benzer davalarda farklı kararlar verilmesi tarafsızlığın ihlali için yeterli bir nedendir ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayan bu ayrımcılığın hukuksal olarak bir izahı da yoktur” iddiasında bulundu.

BAKANLIK, ‘YAPACAK BİR ŞEY YOK, TEMYİZE GİDİN’ DEDİ

Yaşadığını öne sürdüğü haksızlığı Adalet Bakanlığı’na yazdığı dilekçede de açıkça anlattığını kaydeden Kaynar, Adalet Bakanlığı’nın kendisine, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 138. maddesinin 2. fıkrasında yer alan; ‘hiç bir organ, makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez ve telkinde bulunamaz” hükmünü hatırlatarak, “öne sürülen hususların yargı yetkisi ve takdir hakkı kapsamında kaldığı, yargı yetkisi ve takdir hakkına ilişkin konularda Bakanlığımızca yapılacak bir işlemi buluınmadığı, soruşturmaya ilişkin taleplerin Cumhuriyet Başsavcılığına, dava ile ilgili taleplerin doğrudan mahkemesine, temyiz incelemesine ilişkin taleplerin ise Yargıtay ilgili dairesine yapılması gerektiği” yanıtını verdiğini söyledi.

CUMHURBAŞKANI GÜL’E MEKTUP YAZDI

Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e bir mektup yazan Kaynar, ‘kendi halinde yaşayan bir çocuk babası yurttaş’ olduğunu belirttiği mektubunda, “birçok yurttaş gibi benimde yolum mahkemelere düştü ve bu mahkemelerde uğradığım haksızlıklar ve çifte standart kararlar nedeniyle yaşadığım derin üzüntünün ve sarsılan adalet duygumun onarılması adına size yazma gereği duydum” sözleriyle yaşadıklarını anlattı. Adalet Bakanlığı’nın kendisine temyize başvurması yolunda yanıt verdiğini hatırlatan Kaynar, Cumhurbaşkanı Gül’e yazdığı mektupta, “ben bu kararla ilgili temyiz hakkımı zaten kullandım. Benim talebim bu davalarda özensiz yargılama yaparak takdir hakkını kötüye kullanan kamu görevlisi yargıçların HSYK veya Bakanlık müfettişlerince denetime tabi tutulmalarıdır. Kaldı ki ben dilekçemi bakanlık eliyle HSYK ve Teftiş Kurulu Başkanlığı’na gönderdim. Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün bu gibi başvurularda vatandaştan yana kararlar vermediğini yaptığım diğer başvurulardan biliyorum. Hukuk devleti olmanın olmazsa olmaz koşulu Anayasamızın kanun önünde eşitlik ilkesidir. Bu ilke; bana verilen cevap yazısında öne sürülen Anayasa maddesinden daha önceliklidir kanısındayım” ifadelerine yer verdi.

‘ADALET ARAMAYI SÜRDÜRECEĞİM’

Yaşadıkları karşısında hala şaşkın olduğunu anlatan Kaynar, “Cumhurbaşkanlığı makamından da Adalet Bakanlığı’nın verdiği yanıta benzer bir yanıt aldım. Ancak elimden geldiğince hakkımı aramayı sürdüreceğim. Bu muameleye maruz kalmak insanlık onuruma dokunuyor” dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen − 7 =