Anne-baba hakları

Anne-baba hakları

0
PAYLAŞ

Hep anne ve babalara bilgi ve öğüt verilir. Çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği, onların hangi kritik gelişim döneminde oldukları ve dolayısıyla hangi gelişimsel görevlerle başetmekleri gerektiği ve hangi sorunları yaşadıkları üzerinde durulur.

Çocukların sorunları ya da yanlış davranışlarıyla ilgili olarak anne babalar sorumlu tutulur. Çünkü onlar onları yetiştirmişlerdir; onlar onlara bir aile atmosferi sunmuşlardır; onlar onlara neyin nasıl olduğu, nasıl olması gerektiği hakkında bilgi vermişler, örnek olmuşlardır. Onlar onlara tutarsız, kötü davranmış, onlar birbirlerine kötü davranmış ve sonuç olarak çocuklar da böyle olmuşlardır; sorunlu, mutsuz, kötü olmuşlardır.

Doğrudur. Çocuklar masumdurlar, onları onlar dünyaya getirdiler madem, her türlü sorunlarıyla da ilgilenmelidirler. Çocuklar hakkında her tür bilgiyi almalıdırlar, her şeyden haberdar olmalıdırlar, kendilerini geliştirmeli, değiştirmelidirler ve çocuklarına iyi anne-baba tutumu sergilemelidirler. Otoriter, korumacı, ilgisiz olmamalıdırlar. Böyle olanların öyle çocukları olmaktadır.

Bunlara hiç bir itirazım yok, doğrudur hepsi. Sürü sepet araştırma sonucu var bunları doğrulayan.

Madem çocuklarına ideal bir ortam ve anababalık veremeyecektin ne demeye çocuk yaparsın? Bak, sonra sen de dövünürsün, herkes de seni suçlar.

Her şeyin okulu var, kursu, stajı var. Yeterlik belgesi, ruhsatı, diploması, sertifikası vs. var. Bunlar olmadan hiç bir iş yapamazsın, hiç bir baltaya sap olamazsın. Ama anababa olabilirsin. Bu iş niyetlenmeyi bile gerektirmiyor çoğu zaman. Bu işi yapmak çok kolay, üstelik zevkli.

Ama sonrası var. Bir büyük sorumluluktur bu. Büyük bir meşakkattir. Ha babam de babam çaba gerektirir. Yemeyecek yedireceksin, gezmeyecek gezdireceksin, okumayacak okutacaksın, gülmeyecek güldüreceksin, uyumayacak uyutacaksın… Aksi halde sonuç hiç de iyi olmayacaktır. Sen aldırmasan da herkes seni işaret eder, sorumlusunun sen olduğunu ilan ya da ima eder. Sen de kabul eder, suçlanırsın. Öyle bir suçlanma ki altından kalkılır gibi değil.

Anababalık zordur. Kim kolay diyor ki? Tek ödülün vatana-millete ve ailene helal süt emmiş, hayırlı uğurlu evlat/evlatlar yetiştirmiş olmaktır. Saçların ağarmış, kamburun çıkmış, için geçmiş, yüzün gülmemiş, dişlerin dökülmüş, gül yüzün solmuştur. Ama olsun, çocukların yüzünü gülderecek, seni gururlandıracak ve aynı tempoyu kendi çocuklarına taşıyacaktır. İnşallah.

Bunlar doğrudur doğru olmasına ama bir şeyi hep içime sindirememişimdir. Hatırlıyorum ortaokul ve lise yıllarında bile aklım takılırdı. Peki anne babaların durumları, onların hakları yok mudur?  Onları da anlamak gerekmez mi?

Çocuk dediğin hep iki-üç yaşında kalmıyor ki. Şükür ki büyüyor, gelişiyor, her şeye aklı eriyor. Havuz problemleri, balıkların sindirim sistemi, filanca ülkenin yüzölçümü, edilgen cümlenin yapısı, integral vs. Bununla da yetinmiyor, daha yüksek düzeyde bilgiyle de uğraşıyor ve altından kalkıyor. Sonra, bilgisayarın en umulmadık hizmetleri, filanca grubun ilk albümü, kimin kime ne zaman nerede ne dediği vb. Çocuklar her şeyi öğreniyorlar, her şeye akılları eriyor. Ama anne babalarının duyguları, düşünceleri, istekleri, planları, özlemleri, beklentileri, erteledikleri, bastırdıkları, yok saydıkları arzu ve ihtiyaçları hakkında, anababalarının kendilerinin durumu hakkında düşündükleri kadar düşünmüyorlar. Zaten düşünmeleri de beklenmiyor. Hiç bir yerde anne ve babaların genç yetişkinlik ve ileri yetişkinlik döneminde oldukları (hatta menapoz, andropoz döneminde olabilecekleri), bu dönemde insanların nasıl bir değişim geçirdikleri, hangi gelişimsel görevlerle başetmeleri gerektiği, ne tür sorunları olabileceği, çocuklarının onlara nasıl davranması gerektiği hakkında bilgi veriliyor mu? Ben, ergenlik kadar doğal olan bu dönemi yaşayanların nasıl gözetilip kollanmaları, onlara nasıl davranılması gerektiğine, yanlış davranışların olası sonuçlarının neler olabileceğine ilişkin hiç bir yerde yeterince bilgi verildiğine ve kamuoyunun aydınlatıldığına şahit olmadım.

Burada bir dengesizlik yok mudur?

Çocuklar, ergenler hakkında  bilgi edinelim. Onlara nasıl davranılması, ideal yöntemlerin neler olması gerektiği hakkında donanımlı olalım. Ama anababaların yaşadıkları dönemler hakkında da ayrıntılı bilgiler edinelim. Hay huy içinde bu insancıkların hakları gözardı edilmesin.  Çünkü onların hak ve hukukları olmadan çocukların hak ve hukuklarının gözetilmesi mümkün değildir. Hani uçakta uyarıyorlar ya, oksijen maskesini önce anne-baba kendine takacak, sonra hemen çocuğuna takacak. Bu ilke yaşamın her anında uygulanmalı. Önce anababaların ruh sağlığı üzerinde durulacak, onların mutlu ve rahat olmaları sağlanacak sonra sıra çocuklara gelecek. Zaten mutlu ve rahat olan anne-baba çocuğuna en ideal ortamı da sunabilir.

Lütfen anne babalar, kendinizi suçlamayın. Çocuğunuzun bugünkü durumunun tek sebebi siz değilsiniz. Kendisi de durumunu düzeltecek bir çaba sarfetmiyor. Hiç kimse anababalığınızı sorgularken sizi öne çıkarıp insan muamelesi yapmıyor. Herkes çocuklara yöneliyor, onları korumaya, sağaltmaya uğraşıyor. Oysa siz de çok önemlisiniz.

Kimsenin umurunda mı? Siz kariyerinizde istediğiniz yere gelmek için çabalamışsınız. Siz para kazanma, birinizi iki etme peşinde koşmuşsunuz. Siz patron, amir hatta memur kahrı çekmişsiniz. Siz maaşı yetirmekle, artırmakla uğraşmışsınız. Siz konu komşuyla ve daha da zoru kaynanayla cebelleşmişsiniz. Ailenizi düze çıkarmak, kaçanı kovalamak için saçınızı süpürge etmişsiniz. Kimsenin umurunda değil gibi. Bunlar zaten sizin göreviniz miymiş, bunları yapmak zorunda mıymışsınız, madem yapamayacak mıymışsınız, öyleyse hiç bu işe kalkışmayay mıymışsınız!? Falan filan. Siz onlara aldırmayın. Elinizden geleni yapın ama asla kendinizi yok saymayın. Hani ne demişler “ben acırım yavruma yavrum acır yavrusuna”.

Üstün Dökmen’in söylediği sözlerden biri var ki, pek çoğumuzu derinden etkiliyor: “Anne babaların sayılabilecek kadar hataları ama sayılamayacak kadar çok doğruları vardır.” Anababaların çocuklarının her tür durumu için sorumlu tutuldukları bu dünyada bunu duymak pek çok anne babaya iyi  gelmektedir.

(Kusura bakmayın çocuklarım, ama siz de artık odanızı daha düzenli tutun, beni söylettirmeyin.)

BİR CEVAP BIRAK