Anne biz Kürt müyüz?

-Anne biz kürt müyüz?

-Değiliz kızım.

-O zaman halam niye “Ben Türkçe’yi pat küt bilirim.” diyor?

Annemin o gün ne cevap verdiğini hatırlamıyorum. Ama balkonda babamla bağıra çağıra Kürtçe konuşan halamdan çok utanıyorum.

Akşam yemeğinde annemin Türkçe sorduğu sorulara, halam Kürtçe cevaplar veriyor. Annem sinirleniyor, susuyor. Babam çeviriyor biz de anlayalım diye ne konuştuklarını. Çocuk aklımla “Acaba halam Kürt de, biz değil miyiz?” diyorum. “Ama,” diyorum sonra da “Halam Kürt’se babam da Kürt’tür. Eh o zaman bizim de Kürt olmamız gerekmez mi?”

Off! Kafam karışıyor. Henüz dokuz yaşındayım. Aklım çok almıyor bunları. Ama galiba Kürt olmak kötü bir şey. “Acaba Kürt olmak, mesela zenci olmak gibi bir şey mi?” diye düşünüyorum. Öyle ya. Zencilere davranıldığı kadar kötü davranılıyor onlara da. Zaten Kürtçe konuşmak da yasak. Yasak olan şeyler kötüdür, zararlıdır. Ama Kürt olmak niçin kötü bir şey olsun ki? Kürtler niçin zararlı insanlar olsunlar ki?

“Allah kahretsin.” diyorum bir de. Eğer biz Kürt’sek, bu öyle sonradan değiştirilebilecek bir şey de değil çünkü. Kürtsünüz, kötüsünüz, zararlısınız. Ve ikinci sınıfsınız.

Çocuktum, üzülüp duruyordum. Ben o günlerde halamdan utanmakta haklıydım; bu öğretilmişti bana. Ama halam da haklıydı. Çünkü anadilini konuşmak da onun hakkıydı. Her insan gibi, kendisini ifade edebilmek için bir takım sesler çıkarma gereği duymuştu. Haliyle çevresinde çıkarılan sesleri taklit etmişti, “nece” olduğunu aklına bile getirmeden. Seslerin sahibi yeryüzündeki dillerden sadece biri olan Kürtçe’ydi. Aslında hepsi buydu.

Halam, yaşadığı yerde okul bulunmadığı ve çevresinde Türkçe konuşan kimse olmadığı için, bizim konuştuğumuz dili öğrenme fırsatı bulamamıştı. Sanıyorum, buna ihtiyacı da olmamıştı. Bir kabahati olmamasına rağmen, biz onu küçümsüyor, taklidini yapıyor, arkasından gülüyorduk. Türkçe öğretmeye filan da çalışmıyorduk. Kötüydük yani. Bir an evvel geldiği yere dönsün, göz önünde durmasın, ayak altında çok dolaşmasın… Ve asla konuşmasın istiyorduk.

Zaman içinde halamın ve ona benzeyenlerin kimseye bir zararı olmadığını, boşu boşuna hayıflandığımı, evde ve okulda öğretilen bazı şeylerin yanlış olduğunu anladım.

Bir de Kürt olmanın kötü bir şey olmadığını… Bir Avrupalı’nın gözünde Türk olmakla eşdeğer bir şey, Türkiye’de Kürt olmak.

Ama galiba artık önemli de değil.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 + 20 =