Annesinin hayalini gerçekleştiren doktor

Her meslek önemlidir toplum için ancak doktorlar ölüm ve kalımla uğraştıkları için onların işi hep önde gider. Hastaneye yolu düşmeyen, kronik bir hastalığı olmayanın bu isteği anlaması zordur belki, bu ihtimal zaten yok gibidir…

Cakarta’da annesinin hayalini gerçekleştirip doktor olan, 60’lı yaşlardaki Dr. Titi Pramulio ile tanıştım.

Annesinin bir değil birden fazla hayalini gerçekleştirmekten ve şu anda o hayallerin ortasında yaşamaktan mutlu olan, özverili bir insan, mükemmel bir doktor.
Cakarta’nın ortasında, kendi çabaları ile küçük bir hastane açmış maddi durumu yetersiz annelere, çocuklara, gerçek ihtiyaç sahiplerine ücretsiz sağlık hizmeti veriyor.
Hikayesine şöyle başlıyor Dr.Titi: “Annem ailenin tek çocuğu, babasını 3 yaşında kaybettikten sonra büyük bir yalnızlık içinde büyümüş. Kendisi astım hastasıydı. Aslında okuyup doktor olmak istemiş. Ne yazık ki o yıllarda Hollanda egemenliği altında olan Endonezya’da özellikle kızların yüksek öğrenim görmesi imkansızmış. Çaresiz 16 yaşına geldiğinde evlenmiş. Annemin diğer hayali de yalnız büyüdüğü için çok çocuklu bir aile sahibi olmakmış. Evlenerek en azından bu hayalini çabucak gerçekleştirmiş oldu. 9 tane çocuk doğurdu. Kendisi olamadığı için çocuklarının doktor olmasını istedi ve hepimizi teşvik etti, çoğumuz Tıp okuduk, ailede 3 doktor, bir diş hekimi, 1 eczacı var, damatlardan ikisi de doktor. Tam annemin istediği gibi bol doktorlu, kalabalık bir aile olduk.”

Doktor Titi annesinin çok güçlü ve etkili bir kadın olduğunu anlatırken “Bitmeyen hayalleri vardı, doktor olmamız yetmedi arkası geldi” diye başlıyor ve devam ediyor: Bir gün bizi topladı ve “hepinizin durumu iyi, idare ediyorsunuz, daha fazla para kazanmaya gerek yok, bir tane hastane açın ve fakir insanlara yardım edin bu size vasiyetim” dedi.

Annesinin bu dileğini gerçekleştirmek de yine Dr. Titi’ye düşmüş, kendisi gönüllü olmuş. Çalıştığı hastanedeki işini bırakmış ve şu anda çalıştığı hastaneyi kurmuş. Mimar eşi sayesinde kutu gibi, sevimli bir hastane yapmışlar.

1991 yılında açılan Lestari Anne, Çocuk hastanesi 2 katlı ve yalnızca 26 yatağı var. 2013 itibariyle 10 uzman hekim, 5 aile hekimi, 4 diş hekimi, 1 yardımcı hekim olmak üzere 20 personelle hizmet yürütmekte.

Hastanede, kalça çıkıklığı, yarık dudak gibi doğuştan anomali ile doğan bebek ve çocuklara estetik ameliyat yapıldığı gibi, serebral felçli çocuklar da tedavi ediliyor. “Gelişimini sürdüren beyinde kalıcı bir hasar sonucu kol, bacak ve gövdede gelişen, ilerleyici özellik taşımayan motor bozukluğu” olarak tanımlanan serebral felç çocuklarda doğumdan 18 aylık olana kadar gelişebiliyor ama 6 yaşına kadar oluşan tüm felçler bu başlık altında toplanıyor.

Serebral felcin Endonezya da yaygın olarak görüldüğünü anlatan Dr.Titi en büyük sebebinin verem olduğunu söylüyor. “ Asya da verem hala yaygın durumda, Çin, Hindistan sonra Endonezya 3. sırada yer alıyor. Bugünlerde yine atak yaptı. Hastalar ilaçlarını gerektiği gibi kullanmıyorlar ve o yüzden tedavi gecikiyor. Bebekler doğar doğmaz ailede veremli olan yakınlarıyla temas ediyorlar ve hastalık bulaşıyor, zamanında önlem alınmayınca çocuklarda serebral felç gelişiyor. Burada onları tedavi etmeye çalışıyoruz, uzun ve pahalı bir süreç. Aynı zamanda engelli olan annelere tekerlekli sandalye temin ediyoruz çocuklara kalça protezi yapıyoruz, 8 yılda hastanede toplam 800 operasyon gerçekleştirdik” diyor. Hastalara özel tekerlekli sandalyeler yaptırmak ve gezici sağlık ekipleri ile ile Cakarta dışındaki gecekondularda sağlık taraması yapmak da işleri arasında.

Ekonomik olarak nasıl kaynak bulduklarını sorduğumuzda, tamamen bağışlarla ayakta durduklarını söylüyor. Kendisi dini bütün bir Müslümana olan Dr. Titi ‘ “Biz insanlık için buradayız ve bize bağış yapmak isteyen her birey ve grubun yardımı kabulümüz. Din, dil ayrımı yapmıyoruz, Hristiyanlar da bizim dostumuz, diğer dinler de, onların destekleri bizi ayakta tutuyor.” Düzenli bağışçılarından olan Harley Davidson Firmasının “Biz normalde insanların bir yerlerini kırıyoruz bari burada kırılmış olanlara yardım edelim” diye espri yaptıklarını da ekliyor. Bağış miktarının Endonezya içinde Ramazan ayında en yüksek seviyeye ulaştığını ancak 1 ay sonra unutulduklarını, oysa bağışlarda devamlılığın kendileri için çok önemli olduğunu söylüyor.

“Biz de reklam yok, halkla ilişkiler yok, bu faaliyetleri gerçekleştirecek personelimiz de yok kendi yağımızla kavuruluyoruz”” diyor. Üstelik genel bir uygulama olarak onların da her 5 yılda bir hastanenin tüm resmi evraklarını yenilemesi ve Sağlık Bakanlığına ibraz etmesi gerekiyormuş. Tüm bunlar da maddi olarak ek yükümlülükler demek.

Dr. Titi kendisinin 2 çocuğu olduğunu ve tamamen başka meslek seçtiklerini, bunda özellikle eşinin etkili olduğunu söylüyor. Çünkü eşi kendisini işiyle evli olmakla suçluyormuş. İlginç olan ise sonunda kocası da Dr.Titi’nin işiyle evlenmiş. Gününün büyük kısmını hastane de geçiyor, bahçesinde çiçekler yetiştiriyor ve onlar satılarak hastaneye ek gelir sağlanıyor. Bir taraftan da hasta yakınları orada bulundukları süre içinde takılar yapıyor satılmak üzere. Böylece biraz olsun onlarda katkı da bulunmak istiyorlar bu gönüllü girişime.

Dünyanın her yerinde Dr. Titi gibi insanlara çok ihtiyaç var ancak onların işinin yürümesi bu işlere ekonomik olarak destek olacak kişi ve kurumların katılımını gerektiriyor, yoksa ayakta kalmak çok zor, mağdur olacak olan ise yine az gelirli hastalar, bebekler, çocuklar, anneler.

________________

gjtozkoparan@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fourteen + nineteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.