AP kararları ve yapılması gereken…

“Egemen Bağış : AP kararlarını ciddiye almıyoruz”

***

Avrupa Parlamentosu (AP), AB danışma ve yasama organı olup, AB üyesi ülkelerin parlamenterlerinden oluşmaktadır. AP, yazılı ve sözlü önergeler ile AB’de Bakanlar Kurulu gibi faaliyet gösteren AB Komisyonu’nu’nu sorgulama hakkına sahip olup gerektiğinde gensoru önergesi vererek AB Komisyonu’nu görevden alabilmektedir. AP’nin yetkisi, Maastricht Antlaşması ile arttırmış olup AB yasama organı haline gelmiş ve AB içinde yasalaşması gereken bazı kanun tasarılarının onayı için karar organı Bakanlar Konseyi ile birlikte ortak karar verme hakkına sahip kılınmıştır. Bunlar dışında AP, üye ülkeler açısından geniş yetkilere sahip hale getirilmiş durumda. Ancak, AB’ye üye olmayan ülkeler hakkındaki AP kararlarının bir bağlayıcılığı bulunmuyor.

Avrupa Parlamentosu, Türkiye konusnda ilk kez karar almıyor. En son aldığı ve Kıbrıs Türkleri ile KKTC’yi de ilgilendiren karardaki istemler şunlardır :

• TÜRKİYE’NİN MÜZAKERELERE UYGUN BİR ORTAM SAĞLANMASINA YARDIMCI OLABİLMESİ İÇİN İVEDİLİKLE KIBRIS’TAN ASKER ÇEKMESİ,
• KAPALI MARAŞ’IN RUMLARA İADESİ,
• TÜRK HÜKÜMETİNİN “KIBRIS CUMHURİYETİ” İÇİN DENİZDE PETROL ARAMASI YAPAN SİVİL GEMİLERE MÜDAHALESİNİ DURDURMASI,
• DİNİ AZINLIKLAR OLMAK ÜZERE “YERİNDEN EDİLMİŞLERİN” HAKLARININ TEMİN EDİLMESİ, DİNİ İNANÇLARINI SERBESTÇE YERİNE GETİRİLMELERİNE MÜSAADE EDİLMESİ,
• KKTC’DEKİ KATOLİK MARONİT TOPLUMUNUN ÖZGÜRLÜKLERİNİN SAĞLANMASI
Yukarıdaki AP kararları konusunda endişe duyulacak bir durum yoktur. Neden ? Üç konuda endişeye gerek yoktur. Birincisi, AP Kararları, üye olmayan ülkeleri bağlamaz. Bağlayıcı olmayan bu kararlar, AP’nin görüşü olarak değerlendirilmektedir. İkincisi, AP, bundan once de Türkiye ve KKTC aleyhine sayısız karar almıştır. Sonuçta, bu kararlar kağıt parçasına dönüşmüştür. Üçüncüsü, AB’nin üye ülkelerin istediği kararları kolayca çıkarabildiği bilindiği için bunları ciddiye almaya gerek yoktur.

Bu kararlardan bazı örnekler :

– 19 Eylül 1996’da, 17 Eylül 1998’de ve 15 Kasım 2000’de Türk hükümetinden Kıbrıs’tan askerlerini geri çekilmesini isteyen kararlar.
– 10 Şubat 2000 ve 15 Kasım 2000’de Türkiye’nin GKRY topraklarının yüzde 37’sini yasadışı bir biçimde işgal (!) ettiğini kabul eden karar.
Bunların dışında AP’nun Türkiye ile ilgili şu kararları da vardır:
– 15 Kasım 2000’de Türkiye’nin “sözde” Ermeni soykırımı (!) yaptığını ilan eden ve Türk hükümetinin bunu kabul etmesini isteyen karar.
– 13 Aralık 1995’de Türk hükümetine, terrör örgütü PKK ve diğer Kürt örgütlerine, Kürt konusuna şiddete dayanmayan ve siyasi bir çözüm bulmaları için çaba göstermeleri çağrısı yapan karar.
– 15 Şubat 1996’da Ege’de Kardak adası ile ilgili olarak Türkiye’nin askerî operasyonlarından ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin bir üye devleti olan Yunanistan’ın egemenlik haklarını tehlikeli bir biçimde ihlâl etmesinden ve Ege’deki askerî gerginliğin artmasından ciddî biçimde kaygı duyduğuyla ilgili kararlar.
– 24 Ekim 1996’da İstanbul’daki Rum Ortodaks Patrikhanesine bağlı olan Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması çağrısıyla ilgili karar.
Bu kararlar, adalet ve eşitlik ilkesine uymayan, AB üyesi olmayan Türkiye’nin iç işlerine karışma anlamına gelen ve bağlayıcı olmayan kararlardır. Türkiye, AP kararlarını ciddiye almadığını, Türkiye’nin müzakerelerden sorumlu Bakanı Sayın Egemen Bağış’ın ağzından açık biçimde beyan etmiştir.

Bu kararlar, AB’nin ikiyüzlü ve asla ciddiye alınmaması gereken kararlarıdır. KKTC Cumhuriyet Meclisi de ilk toplantısında bu kararları tanımadığını ve ciddiye almadığını öngören bir karar almalıdır.

_____________________

* Doç. Dr. (Siyaset Bilimci)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.