“Aşırı uçlarda değilim”

Londra’daki temaslarının son gününde basın toplantısı düzenleyen Başbakan Derviş Eroğlu, nisan ayında yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde müzakere heyetinin başında yer alacağını söyledi. Eroğlu “iddia edildiği gibi aşırı uçlarda değilim” dedi. Eroğlu, cumhurbaşkanı seçilmesi halinde başbakanın kim olacağını düşünmediğini de belirtti ve “belki biri düşüncemi okur diye henüz bunu düşünmek istemiyorum” diye konuştu.

Başbakan Dr. Derviş Eroğlu, nisan ayında yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, müzakere heyetinin başında yer alacağını, ancak heyette bazı değişiklikler yapabileceğini söyledi. Kendisinin cumhurbaşkanı seçilmesi halinde başbakanlık görevine kimin getirileceği konusunu henüz düşünmediğini de belirten Eroğlu, “Belki biri düşüncemi okur diye, Cumhurbaşkanı seçilirsem kimin başbakan olacağını düşünmek istemiyorum” diye konuştu.

Başbakan Eroğlu Londra temasları çerçevende İngiltere’den ayrılmadan önce bir basın toplantısı düzenledi.

Srastro Restaurant’ta düzenlenen ve basının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda konuşan Eroğlu, Londra ziyaretini değerlendirdi.
İngiltere Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın davetiyle yurt dışında yaşayan Kıbrıs Türk toplumuyla bir araya gelmek ve ilişkileri güçlendirmek için ülkeye geldiğini belirten Eroğlu, İngiltere’deki Kıbrıslı Türklere Kıbrıs ile ilgili son gelişmeleri değerlendirdiğini ve onların sıkıntılarını dinlediğini ifade etti.

Eroğlu, konuşmasında Kıbrıs’ta 1968 yılından beri devam eden müzakerelerde bugüne kadar pek fazla anlaşma ümidi ortaya çıkmadığını söyledi. Eroğlu “Bir anlaşma arayışı içindeyiz. Ama anlaşma iki taraf arasında olur ve iki tarafında anlaşma metnini ortaya koyması ile mümkün hale gelir. Şu ana kadar Kıbrıs Türk tarafı müzakere masasında anlaşmanın yollarını aramakta, birçok konularda esneklik göstermekte ve hatta taviz diyebileceğimiz bazı hususları kabul ederek anlaşmaya çalışmıştır. Bir çok anlaşma imkanları ortaya çıkmıştır ama bütün bu imkanları ortadan kaldıran Rumların ‘hayır’ı olmuştur’ dedi.

Eroğlu, Annan Planı sonrasında başlayan müzakere sürecinde de Kıbrıs Türk tarafının her şeye hayır diyen bir Rum temsilcisi ile karşı karşıya olduğunu belirtti.

Eroğlu bugüne kadar iki tarafın sadece yargıda anlaşmış olduğunu da vurgulayarak, diğer hiç bir konuda anlaşma olmadığını söyledi. Eroğlu “Bugün Kıbrıs’taki müzakerelerin geldiği nokta, uzlaşmazlık şeklinde ifade edilebilir” dedi. Türk tarafının, Annan Planı’na “hayır” diyen Rum tarafına rağmen hala masada iyi niyetle oturduğuna dikkat çekti. Eroğlu Annan planı referandumundan sonra köprünün altından çok sular geçtiğini ve Türk halkına AB tarafından verilen ambargoların kaldırılması yönündeki hiçbir sözün yerine getirilmediğini kaydetti.

Eroğlu, şöyle konuştu:

“Türk halkı aldatılmış olmanın huzursuzluğunu yaşamıştır. Türk halkı hala cezalandırılmaya, ambargolar altında yaşamaya mahkum ediliyor. Artık Türk halkı dıştan gelecek bazı mesajları tabi çok ciddi şekilde değerlendirmektedir. 2004’ten bugüne kadar köprülerin altından çok sular geçmiş, halkımız kendisine ve sadece anavatan Türkiye’ye güveneceğini kamuoyu yoklamalarıyla ortaya koymuştur.”

“Müzakere heyetinin başında olacağım”

Başbakan Derviş Eroğlu, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı.

Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda müzakerelere katılmayacağı ve yerine başkasını göndereceği yönündeki iddialarla ilgili bir soruya yanıt veren Başbakan Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını açıkladıktan sonra böyle bir düşünce içerisine girmediğini, ancak ‘Eroğlu gelirse müzakereler kesilir, durdurulur’, ‘Eroğlu uzlaşmaz’ gibi aleyhine yürütülen kampanyalara cevap vermeye çalıştığını belirtti.

Başbakan Eroğlu “Cumhurbaşkanı seçilirsem müzakere heyetinin başında ben olacağım. Ama ekipte bazı değişiklikler olabilir. Bazı isim değişikliği olabilir veya ekibe yeni isimler ilave edilebilir. Neticede masadaki heyetin başında ben olacağım” dedi.

“Kendi devletinden vazgeçmek”

UBP Genel Başkanı ve Başbakan Eroğlu müzakereler ile ilgili bir soruyu da “Bir kere ben aşırı uçlarda değilim. Partimde aşırı uçlarda bir parti değildir. Ama hangi ülkenin başbakanı kendi devletinden vazgeçiyor ki, ben müzakere masasına oturmadan ‘devletimden vazgeçtim’ diyeceğim. Müzakere masasında da devlet gerçeğinden hareket edilmesi gereğini savunuyorum. KKTC sadece Türkiye tarafından tanınsa da KKTC bir devlettir. Kuzeyde ayrı bir devlet vardır halkıyla dini, dili ve kültürüyle ayrı bir halk vardır, ayrı bir demokrasi vardır, ayrı bir devlet vardır. Her şeyden önce ben bunu söylüyorum. Ve KKTC’de yaşayan biri, yaşadığı çatının devlet olduğunu göremiyorsa müzakere masasında başarılı olmaz. Var olan gerçeklerden hareket etmek lazım. Ben kendimi müzakere masasında Rum tarafıyla eşit kabul ediyorum” şeklinde yanıtladı.

Rum tarafının dünyaca tanınmış bir devlet olmasına rağmen, KKTC’nin de sadece Türkiye tarafından tanınsa bile bir devlette olması gereken tüm unsurlara sahip olduğunu kaydeden Eroğlu, Rum tarafının da eşitliği kabul etmesi gerektiğini söyledi. (Eylem Eraydın – Kıbrıs Gazetesi)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.