“Araştırmacılar bu kitaptan çok yararlanacaklar”

HABER ARİF BEKTAŞ (EVRENSEL) / FOTOĞRAFLAR: ÖZCAN YÖRÜK (HABER) – Yazar Aydın Çubukçu, ileride araştırmacıların “Londra’da Bizim’Kiler” kitaplarından çok yararlanacaklarını belirterek “Faruk biraz tersinden başlamış. Bireylerden hareket ederek bir toplum tarihini ortaya çıkarıyor. Bu yöntem olarak, anlayış olarak son derece önemli görünüyor bana” dedi. Prof. Dr. İbrahim Sirkeci de “Faruk çalışmasını 8 yılda tamamladığını söylüyor fakat 8 yıldan çok daha geriye giden bir koleksiyon ve muazzam bir arşiv çalışması söz konusu” diye yorumladı.

Gazeteci Faruk Eskioğlu, “Londra’da Bizim’Kiler” başlıklı Türkçe ve İngilizce üç kitaplık setini Kuzey Londra Toplum Merkezi’nde (DAY MER) imzaladı. Geçen Cumartesi akşamı yapılan kokteyl ve imza gününe 150’ye yakın katılım oldu. Gitarıyla Nick Diamond ve piyanoda Rasim Yağız İlhan geceye renk kattı. Gecede kitaplara önsöz yazan Yazar Aydın Çubukçu ve Prof. Dr. İbrahim Sirkeci de Eskioğlu’nun çalışmasını yorumladı.

Aydın Çubukçu

“SENİ DE TARİH YAZAR İNŞALLAH”

Aydın Çubukçu “Faruk’u bizi burada buluşturmasından dolayı teşekkür edilmesi gerekir. Çünkü bunun Londra’da ender bulunan buluşmalardan biri olduğunu tahmin ediyorum” dedi.

“Faruk’un yaptığı iş bir tür tarihciliktir. Ama tarihçi genellikle kendisini belgelerin içine hapseder. genel ve temelde olan noktaları buluşturarak bir kuş bakışı toplum manzarası sunar bize. Dünya tarihi ya da ülkelerin tarihi dediğimiz şey bu birleştirilmiş en tepelerin oluşturduğu haritalardan ibarettir. Haritalar ise kaba hatlarıyla dağları, nehirleri ve kentleri nokta olarak gösterir ama içinde neler olduğunu göremeyiz. İnsanların hayatları, sokakları, sokaklarda yaşayanlar, severler, aşık olanlar ve dövüşenler genelde birey olarak tarihte yer almazlar” diyen Çubukçu şöyle devam etti:

“Faruk biraz tersinden başlamış. Bireylerden hareket ederek bir toplum tarihini ortaya çıkarıyor. Bu yöntem olarak da, anlayış olarak da son derece önemli görünüyor bana. Bireylerin hayatlarından kurulmuş bir toplam. Her birey farklı mesleklere sahip. Her biri farklı ideolojilere, dünya görüşlerine ve hayat tarzlarına sahip. İnsanların toplamlarından oluşan bir toplum tarihi. Bu çaba şüphesiz tek tek insanları incelemek, tek tek insanların hayatları hakkında onları konuşturmak bunu gerektirir ama konuştuğun insanın doğasını bilmiyorsan, ona soracağın soruları ve ondan alacağın cevapların nasıl bir toplama yol açacağını öngörmüyorsan bundan bir tarih çıkmaz. Faruk’un yaptığı iş bu bakımdan bana çok önemli geliyor. Hücrelerin toplamından organizma görmek başkadır, organizmaya dışarıdan bakmak başkadır. Tıp diliyle bakarsak hücre önemlidir burada. Hücreyi burada bireyler oluşturuyor ve bireyler üzerinden oluşturulan toplum tarihi olması bakımından Faruk’un yaptığı işi son derece değerli görüyorum. Gelecekte de mutlaka Londra’nın böyle bir kesitini elde etmek isteyen araştırmacılar bu kitaplardan çok yararlanacaklardır. Tarih yazmakla tarihi yapmak Faruk’un şahsında birleşmiş vaziyette, yalnızca yazmadı o tarihin bir parçası olarak buna katıldı. Kendi hayatının bu bireylerin hayatının bir devamı, parçası olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla içinden yaşarken yazılmış bir tarih bakımından son derece değerli bir çalışma. Eline koluna sağlık Faruk. Seni de tarihler yazsın inşallah…”

Prof. Dr. İbrahim Sirkeci

“8 YILDAN ÖNCESİ OLAN MUAZZAM BİR ÇALIŞMA”

Prof. Dr. İbrahim Sirkeci, Eskioğlu’nun projenin başlangıcında kendisine geldiğinde doktora yapmasını önerdiği belirterek şunları söyledi:

“Kitabın nasıl üretildiğini biliyoruz. Muazzam bir emek, muazzam bir çaba… Belki de doktora yapmaması iyi oldu yoksa kitapta hikayelerin çoğunu biz akademik süzgecin içinde harcayıp götürecektik. Kendisini tebrik ediyoruz. Çok anlamlı ve çok değerli bir çalışma. Faruk 8 yılda tamamladığını söylüyor fakat 8 yıldan çok daha geriye giden bir koleksiyon ve muazzam bir arşiv çalışması söz konusu. Başka arkadaşlarımız  da bu nitelikte olmamasına karşın benzer çalışmalar yapıyorlar biliyorum. Bu önemli bir başlangıç da sayılır. Faruk belki de böyle bir sektörün önünü de açacak.”

Göçün kendi içinde devinimleri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sirkeci, Türkiye’den gelen göçün niteliğinin ve sayısının çok değiştiğini, son 3 yılda Ankara Anlaşması’ndan İngiltere’ye gelenlerin sayısının 40 bini aştığını söyledi.

Eskioğlu da, “Londra’da Bizim’Kiler”de emeği geçen ve hukuk danışmanlığını yapan Avukat  Muhammet Çankıran’ın geceye gelemediğini belirterek, “Dostum aramızdasın” demesi büyük alkış aldı

Kitaplara ve geceye destek sunan Gama Şirketi’nden Ali Sancak’a teşekkür eden Eskioğlu, “Bu yorucu çalışmanın sonunda toplumun skanını çekmiş oldum. Toplumun organları, iyi kötü hücreleri, çürüyen yanları bu kitapta görülecektir. Bilimciler ve siyasiler bu skanı yorumlayarak topluma iyiden, güzelden ve yeşilden yana yön vermelerini diliyorum. Araştırmacılara da ciddi kaynak olmasını umuyorum. Ayrıca bu çalışma ile toplum içinde yaşadığımız ülkede daha da görünür hale gelmiş olacaktır” dedi.

Eskioğlu  1 Şubat saat 16’da da “628-630 Green Lanes, Tottenham, London N8 0SD” adresindeki Kıbrıs Türk Toplum Merkezi’nde imza günü ve panel düzenleneceğini ve kitapla ilgili ayrıntılı bilginin de londradabizimkiler.com’dan alınabileceğini duyurdu.

Eskioğlu, ikiz kızları Su, Defne ve Şükrü Altun ile
Su ve Defne…
İlker Dikmen ve Mehmet Fevzi Mida
İlker Dikmen

Tiyatro yönetmen ve oyuncusu Rahime Simpson ve Belediye Meclis Üyesi Mustafa Çetinkaya ile

 

Mehmet Taş ve Hasan Boz ile
Belediye Meclis Üyesi Ayfer Orhan

Ahmet Sezgin ve Artun Gökşan ile
Artun Gökşan ve Belediye Meclis Üyesi Yasemin Brett ile
Mehmet Fevzi, Oyuncu Tuncay Akpınar ve Ahmet Sezgin ile 

Hasan Boz ve Mehmet Taş ile

Nick Diamond

Eskioğlu ikiz kızları Su, Defne ve Şükrü Altun ile
Nazi Almanyası’na karşı İngiliz Hava Kuvvettleri’nde savaşan pilot Mehmet Tayyareci’nin oğlu Timur Tayyareci
Rasim Yağız İlhan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.