Şarlatan Endüstrisi

Şarlatan Endüstrisi

0
PAYLAŞ

Bu topraklar şarlatanlar için özel olarak gübrelenmiş durumda… Her yerden kişisel gelişimci, mistik, ya da kendinden menkul popülist bilim adamı fışkırıyor… Diğer yandan her yer, bunlara mürit olmaya teşne, cahil, ham, çiğ ve sığınmacı insan potansiyeli ile dolu olunca, bu tipler onların gübreleriyle boy atıyorlar…

Özellikle metropollerin mekanik dişlilerine kapılanlar, sığınacak yer arıyorlar ama vicdan, sevgi, şefkat, kıyas bilgisi gibi insani değerleri yitirmiş durumda, kayıtsız şartsız müritler haline gelip kurtların çarkına kapılıveriyorlar.

Kişiliği olmayan, gelişmeye teşne ve bu anlamda boşluğunu doldurmaya ihtiyaç duyan, uydu olmayı gezegen olmak sanan insanların paralarını alıp, kendi yörüngesinde eğiterek onları sistemin acımasız çarkına sokmak amaçlı çalışan kişi ve kurumlar pırtlak gibi çoğaldı… Bunları, mandıra filozofu gibi, iki kontra soruyla mat edebilirsiniz…

Müritler edinmiş, mürşid bilim adamları ekranlarda bol bol boy gösterebiliyor. Etraflarında dönen hayran peykler onların orda tutunma mesnetleri ve yağdanlık statüsünde tipik dünyevi davranışlar içindeler… Pek de bilmedikleri evren yasalarından dem vururlar… Ama o kendi dar evrenleridir. Mesela derler ki, ” ışık hızını geçecek bir hız olmadığı için, diğer gezegenlerden Dünya’ya gelinemez… ” Röletivite yasasını ve Double Slit Experiment’i bilmemezlikten gelmek işlerine gelir. Sanki bilim tekellerindeymişçesine havalıdırlar, kendilerine de şekil vermişlerdir ve deryaya tepeden bakarlar, ama boş bakarlar…

Zamanın ve mekanın derinliğine, bilimin göreceliğine, teleportation teknolojisine, vibration bilgisine, tayyi mekan vakalarına, NASA’nın ve İngilizlerin uzaylılar ile ilgili resmen açıkladıkları dosyalara bile vakıf değillerdir, beslendikleri statükoculukları bozulmasın diye araştırma bile yapmazlar, yani tipik Dünyalı’dırlar ama, hadleri olmadan evren yasaları hakkında ahkam keser ve uzaylıları reddederler, kendinden menkul sınırlandırılmış bilimleriyle racon keserler. Ha! Karşı durursanız, sizi sosyal medyalarından, tezlerini zorlarsanız ve ahkamlarını çürütürseniz hayatlarından silerler.

Diğer yandan , başka türler de, Yoga’nın, Reiki’nin vs. kapito-mistik diğer türevlerini piyasaya kaktırıp, özellikle canı sıkılan zengin kadınları, ruhlarını geliştirme hikayesiyle avlayan ve çok lüks yerlerde pahalı ofisler açıp, seansı 500 Dolar’dan kişisellikten öte, ceplerini geliştiren türlerdir ve hala revaçtadırlar. Büyük kısmı bereket barutları bitince tutunamadı ve kayboldu ama kendilerine hayran ve sadık kitleler edinebilme kolaylığı geliştirebilmeleri düşündürücü. Başıboş toplumun, ağır vaka olarak, bir yerlere tutunma ihtiyacında olduğunu gösteriyor.

Gelir dağılımı dengesiz, uçurumlu, sınıf farklılıkları zortlamış bizim gibi ülkelerde bu tip oppurtunistlerden sakınmak gerekir… Onlar ne uzmanlardır, ne de kişilikleri gelişmiştir… Sizi size pazarlarlar…

” Zaten kişisel gelişim denilen şey kapitalizmin bireye giydirdiği yırtık-pörçük kişiliği dikiş makinesiyle yamama işlemidir. Kişisel gelişim seminerleri ve kitapları, insanı daha iyi, hoşgörülü, akıllı, adaletli, özgürlükçü yapmaz.

Aksine kendi besin kaynakları olan rekabetçiliği, birbirini ezip yükselmeyi, üçkağıtçılığı, yalancılığı daha sistemli ve düzenli bir hale getirmek ister. Sizi ilaç bağımlısı yapan, sistemin yarattığı bu gelişmiş ! kişiliği, yine sistemin ”ilaçlarıyla” tedavi etmek mümkün değildir.

Şarlatan sektörünün bunca sirkülasyonundan çıkarılacak en önemli ders, toplumun sığınacak yerler arama ihtiyacının giderek daha da yoğunlaşmasıdır.Tedavisi imkansız bir millet haline geldik. Herkes mürit, her yer mürşid…

BİR CEVAP BIRAK