Şart mıydı Demirören ?

Geçen yıl temmuz ayında “şike operasyonu” adı altında başlatılan Fenerbahçe Spor Kulübü ve Başkan Aziz Yıldırım’ı yok etme senaryosunun dün de son perdesi İstanbul polisi tarafından sahneye konuldu.

Önemine binaen saat 19.00’da oynanacak olan maça ‘izdiham ‘olacak korkusu ile iki saat önceden gittim. Maç öncesi polis ile taraftar arasında polisin anormal sert müdahalesi ile olaylar olmuştu. Polis o kadar şuursuzdu ki hedef gözetmeksizin su, biber gazı ve gaz bombası kullanıyordu. Senelerdir aileleri ile maçlara gelmeye alışık Fenerbahçe taraftarı neye uğradığını şaşırmış vaziyette çocuklarını ve yanlarındaki kadınları korumanın telaşında sanki can pazarının içindeydiler.

Maç aslında bütün gerginliğine rağmen saha içi olayları açısından temiz bir şekilde başladı ve öyle de bitti.

Her şey maç bitip polisin sahanın ortasında oluşturduğu çemberin içinde Galatasaray’lı futbolcuların kutlamaları ile başladı.

Bu arada Fenerbahçeli futbolcular iki yıl önce olduğu gibi final niteliğindeki bir maçı daha kendi seyircisi önünde kazanamamış olmanın hayal kırıklığı içinde yıkıldılar. Ama onlar bizim için zaten ŞAMPİYONLARDI. Maçın uzatma dakikaları oynanırken ‘ … Fenerbahçeli olmanın gururu bizlere yeter ‘ tezahüratıyla mesajı bir kez daha vermiştik Fenerbahçe’li futbolculara. Ve maç bitiminde bütün taraftarlar takımımızı alkışlayarak tribünlere çağırarak onları bağırlarımıza bastık.

Aslında sahada sevinç gösterisi yapan Galatasaray’lılarla birkaç taraftarın dışında kimse ilgilenmiyordu da. Fakat o ilgilenen taraftarlardan birkaçı sahaya girip Özel Güvenlik ve Polis tarafından orantısız güç kullanılarak engellenince, polis aleyhine büyük bir tezahürat yapılmaya başlandı. Polis başta TT Tribünü olmak üzere biber gazı sıkmaya başladı. İçerdeki bu gereksiz polis tepkisi adeta bir infiale dönüştü ve bu olaylar önce sahada sonra da bütün Kadıköy’de tam bir terör olayına dönüştü. Sonrasını zaten herkes biliyor…

Şimdi şunu sormak gerekiyor; Futbol Federasyonun maç sonunda kupayı Saraçoğlu’nda verme fikri masaya yatırıldığında masada oturanlardan hiç birinin aklına gelmedi mi, bunun çok tehlikeli olabileceği ? Yoksa akıllara geldi de bir provokasyonun alt yapısını oluşturmak için ses çıkarılmadı mı?

Siz kupayı orada vermekte ısrar etmeseniz Galatasaray’lı futbolcular işi uzatmadan zaten içeri girecekler ve belki de bunların hiçbiri olmayacaktı. Yazıklar olsun ki, senelerce kulüp başkanlığı yapanlar bunu göremedi.

Olaylar başlayınca Vali, Galatasaray’a Kupayı soyunma odasında verme teklifinde bulunmuş. İnanılır bir şey değil, devletin en üst düzeydeki mülki amiri daha önce sözünü geçiremediği Federasyon yüzünden acz içinde bu teklifte bulunmuş… Tabii ki Galatasaray yöneticileri bunu kabul etmemişler. Sorunu nasıl çözelim derken Abdurrahim Albayrak, Başbakanı arıyor; Fatih Terim Başbakan ile görüşüyor ve Başbakan son sözü söylüyor: ‘kupa statda verilecek ’. Şu acze bakın gecenin bir yarısı Başbakan aranıyor. Herhalde Abdurrahim Albayrak resmi bir sıfatla aramamıştır Başbakanı. Ve acz devam ediyor koskoca Federasyon kupa törenini yaptırmak için stadın ışıklarını yaktıramıyor.

Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören ve Yönetim Kurulu Üyeleri gördünüz mü sonu düşünülmeden verilmiş kararların ne sonuçlar doğurduğunu ve koskoca federasyonu ne kadar aciz duruma düşürdüğünü. Ne hakkınız vardı şampiyon takımın kupasını böyle rezil bir şekilde vermeye?

Futbol Federasyonu hemen bir açıklama yaptı ve ‘olayları, sebebi ne olursa olsun alışılagelmiş bir saha olayı gibi görmek mümkün değil ‘ diyerek Fenerbahçe’ye büyük bir ceza verilebileceğinin sinyalini verdi.

Şimdi Fenerbahçe’ye tarihte görülmemiş bir ceza vermeye hazırlanıyor Federasyon. Bu olay ne iki yıl önceki Bursaspor ne de bu yıl iki kez tekrarlanan Trabzonspor olaylarına benziyor. Dünkü olaylar maç esnasında rakip takım ya da hakemlere karşı yapılmış bir olay değildir.

Beşiktaş Futbol takımını bulunduğu otelden stada gitmesini engelleyen ve şehri birbirine katan Bursaspor’a verilen 5 maç ceza hem sportif hem de futbol terörü içeriyordu. Oradaki hedef tamamen Beşiktaş Futbol takımıydı. Sonra bu ceza kısmen kaldırıldı.

Son örnek Trabzonspor’un aldığı 4 maç ceza. Orada da bilindiği gibi hedef ikinci kez Fenerbahçe Futbol takımı oyuncularıydı ve yine ikinci kez sahanın içinde yaşandı, yani ceza katlanmıştı. Zira bir önceki Fenerbahçe maçında yaptıkları olaylardan dolayı 2 maç ceza almışlardı.

Bu örnekleri neden mi verdim. Dünkü olayların sportif bir saldırı olmadığı ortadadır. Polisin orantısız güç kullanarak adeta olayların fitilini ateşlemesi soncunda olmuştur. Son sorum da İstanbul Emniyeti’nin üst yönetimine. Acaba polis bu talimatları nereden aldı?

Son söz; Tebrikler Galatasaray…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.