‘Artık doğrudan Sosyalizm diyeceğiz’

‘Artık doğrudan Sosyalizm diyeceğiz’

0
PAYLAŞ
Gölge Maliye Bakanı John McDonnell ve parti lideri Jeremy Corbyn
Gölge Maliye Bakanı John McDonnell ve parti lideri Jeremy Corbyn

ARİF BEKTAŞ / LONDRA – İşçi Partisi Gölge Maliye Bakanı John McDonnell: Artık fısıldayarak değil doğrudan Sosyalizm diyeceğiz…

İngiltere’de İşçi Partisi içinde yaşanan tartışmalar, yıllık olağan konferansta da devam etti. Geçtiğimiz yıl süpriz bir şekilde parti lideri seçilen, daha sonra AB Referandumu sonrası istifası istenen ve istifa etmeyerek liderlik yarışına tekrar giren Jeremy Corbyn’in yaklaşımları ve politikaları tartışılmaya devam ediyor.

Liderlik yarışını, oylarını arttırarak kazanan Corbyn’e saldırılar devam ederken, önceki gün toplanan yıllık olağan konferansta, dün konuşan Gölge Maliye Bakanı John McDonnell, “Artık fısıldayarak değil doğrudan Sosyalizm diyeceğiz” sözleri üzerine tartışmalar alevlenerek devam ediyor.

Liverpoll’da yapılan konferansa katılan delegelerin büyük bir çoğunluğunun Corbyn ve McDonnell’i desteklemeleri dikkat çekerken, partinin politikalarında yapılacak değişiklikler de masaya yatırılıyor. Partinin ekonomi politikalarını anlatan ve “Corbyn’in sağ kolu” olarak bilinen Gölge Maliye Bakanı John McDonnell, 2020 yılınında yapılacak genel seçimde iktidar olmaları durumunda neler yapacaklarını anlattı.

Konferans salonunun, ilk defa tarihi grev ve adalet kampanyalarının pankartları ile süslenmesi dikkat çekerken, 1997 yılında, Blair iktidara gelmeden önce, sorunlarını çözeceğinin sözünü veren ve daha sonra ihanet ettiği Liverpool Liman İşçilerinin dev pankartı da konfaransın en görünür yerine asıldı.

“İşçilerin çıkarları gözetilecek”

McDonnell konuşmasında, şu anda saat başı 7.20 sterlin olan asgari ücretin 2020 yılında en az 10 sterlin olacağını, toplu iş sözleşmelerinin tekrar hayata geçirileceğini, anti-sendikal yasalarının geri alınacağını, özelleştirilen kamu kurumlarının tekrar kamulaştırılarak işçiler tarafından sahiplenileceğini ve zenginlerin daha fazla vergi vermelerini sağlayacağını söyleyerek, daha fazla toplu konutlar inşa edilerek ucuz fiyattan işçilerin almasının yolunun açılacağını belirtti. Bu tür yöntemlerin ülke ekonomisine daha fazla katkıda bulunacağını söyleyen McDonnell, nükleer silahlanmaya bütçe ayrılmayacağının altını çizdi.

“Sosyalizm diyeceğiz”

Tüm ülkenin ve medyanın tek gündemi haline gelen McDonnell’in konuşmasında ifade ettiği “Artık fısıldayarak değil doğrudan Sosyalizm diyeceğiz” sözleri bir çok patronu da şimdiden rahatsız etmiş durumdadır. Sosyalizmi doğrudan ifade ederek onu hedeflediklerini söyleyen McDonnell’a tepki gösteren bir çok patronun yanı sıra, basın da tahammül edemedi. Başta BBC olmak üzere ülkenin önde gelen basın kuruluşları, İşçi Partisi’nin “Blairci” olarak bilinen parti içindeki sağcıları ekranlarına ve sayfalarına çıkartarak, Corbyn ve McDonnell’a karşı tepkileri örgütlemeye çalışıyor.

Afganistan ve Irak işgallerinin kararlarını alarak bir milyon insanın ölümüne sebep olan, milyonlarcasını evinden yurdundan eden, 1997 yılından sonra, 10 yıllık iktidarı boyunca 5 savaşın kararını alan, anti sendika yasalarını hayata geçiren, yüksek öğrenimi paralı hale getiren Blair ve tayfasının savunuculuğuna soyunan basın, sosyalizmin sık dillendirilmesinden rahatsız olmuş durumdadır.

Neyin düşmanı oldukları ortaya çıkıyor

Jeremy Corbyn’in parti lideri olduktan sonra başlarda sadece parti içindeki kutuplaşma olarak gösteriliyordu. Fakat giderek, sadece parti içinde değil, basında, diğer partilerde, sermaye gruplarında da Corbyn tartışılmaya başlandı. Bir çok liberal ve uzlaşmacı tutumlarına rağmen, sosyalizmi sık dillendiren Corbyn’e karşı tam bir birlik oluşturulmuş durumdadır. Aslında bu birlik, Corbyn ya da McDonnell’a karşı bu tutumu almıyorlar. Asıl tutumları sosyalizm karşıtı olduğu açıktır.

İşçilerin daha ucuza ev sahibi olmaları, yüksek ücret almaları, sendikal ve toplu iş sözleşmesine sahip olmaları, parasız eğitim ve sağlık hizmetinin herkese tanınması ve zenginlerin daha fazla vergi vermelerini savunan Corbyn ve McDonnell’a karşı tam bir cephe oluşturulmuş durumdadır. Bu cephede, başta basın olmak üzere, iktidardaki Muhafazakar Parti, Liberal Demokrat Parti, patronlar ve İşçi Partisi’nin Blairci milletvekilleri var. Bunun karşısında ise Corbyn, McDonnell, İşçi Partisi üyeleri ve milyonlarca işçi var. Merak edilen tek şey ise, bu kuşatma altında Corbyn ve McDonnell’in ne kadar dayanacaklarıdır.

 

BİR CEVAP BIRAK