“Artık ruhum daraldı”

“Artık ruhum daraldı”

0
PAYLAŞ

Kıdem tazminatı fon sisteminin rafa kaldırılmasına ilişkin, Bakan taraflarla bir çok görüşmeler yaptığını, ancak bir sonuç alınamadığını belirterek, adeta isyanını belirtmiş. Kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı olan sendikacıları da, “Sermaye yanlısı olmakla” değerlendirmiş. Sonra da eklemiş Bakan, “Artık ruhum daraldı”

Ak Parti Hükümetleri, 2000’li yıllara damgasını vurdu. Üç dönemdir tek başına iktidar olarak TBMM’ne bulunuyor. Bu süreçte, 4 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı görev yaptı. Murat Başeskioğlu, Faruk Çelik, Ömer Dinçer ve yine Faruk Çelik. Bu süreçte Kıdem Tazminatı Fon’u na ilişkin ne yapıldı. İki kez Çalışma Meclisi toplandı. Hükümet içinde yer alan Bakanlar, bu konuda bir birini tutmayan açıklamalar yaptılar. Zaman zaman, tasarının içeriğine ilişkin olarak, görüş belirttiler. Bu süreç içinde, Fon’un içeriği ve beklentiler konusunda, o kadar farklı açıklamalar yapıldı ki, hangisi doğru şaşırdık.

Ama bu süre içinde, TBMM’nde görüşülen bir tasarı olmadı. Başbakanlık, Bakanlar Kurulu Kararı olarak, Tasarı göndermedi. Bakanlık, Başbakanlığa Tasarı Taslağı iletmedi. Bakanlık, genel gerekçesi, maddeleri ve gerekçeleri ile bir metin hazırlayıp, sosyal taraflara gönderip, görüş istemedi. Kamu oyuna açıklama yapıldı, söylendi, ama bir Taslak metin ortaya hiç çıkmadı.

“Artık ruhum daraldı.”

Ülkemizde, yasalara rağmen, toplu iş sözleşmesi düzeni bir yıl uygulanmadı. Değiştirilmedi. Ertelenmedi. Ama yasa hükümleri gereği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı sendikaların yetki istemlerini karşılamadı. Sistmi durdurdu. Gerekçesini bile açıklamadı. Yasayı uygulamamanın gerekçesi zaten olamaz. Ama sistem Bakanlık tarafından tıkandı.

“Artık ruhum daraldı.”

İşsizlik, açıklanan resmi rakamlarda bile arttı. Kayıt dışı sistemi, asıl sistem haline dönüştü. Genç nüfus, istihdama yöneltilemediğinden, gençler arasında işsizlik yoğunlaştı. İşten çıkarılan işçişlerin yeniden bir iş bulabilmeleri artık hayal oldu. Ailemizde, yakınımızda, mahallemizde, işsizliğin ne kadar yaygın olduğunu, her gün yaşayarak görüyoruz.

“Artık ruhum daraldı.”

Asgari ücret konusu bile neredeyse rutin haline geldi. Beklentiler düştü. kamu görevlilerinin maaş artışları, emekli aylıkları, yaşam koşulları, enflasyon karşısında, geçimi daha da zorlaştırdı. Asgari ücret temmuz ayından itibaren BİN lira olacak. Bu artış ile kaç simit alınabilecek. Asgari ücret artışı, simitin fiatının artışı ve günde simitin ne kadarının alınabileceğine kadar indirgendi.

“Artık ruhum daraldı.”

Soma’da 301 can yitirdik, Ermenek’de 18 can yitirdik. Maden kazalarında iş kazaları sonucu ölümler, iş cinayetleri olarak adlandırılmağa başlandı. Kamu’ya ait maden ocaklarının, özel kişilere kiralanması sonucu bu işyerlerinde gerçekleşti kazalar. İstanbul’un göbeğinde, Mecidiyeköy’de yeşilliğin yok edilerek, yükseldiği rezidans inşaatında, asansör düştü yine ölümler. Hangi birisini sayalım. Madenlerde meydan gelen kazalar sonucu ölümlerin, işin “fıtratı”nda olduğu belirtilip, 1800 lü yıllarda ki kazalarla karşılaştırıldı. Sektörün özelliği olarak tanımlandı. Baltıklarda, maden ocağında benzer kaza olduğunda, ölüm oraya uğramadı. Oranın “fıtratı” farklıydı herhalde.

“Artık ruhum daraldı”

Sürekli nerdeyse hergün yineleniyor. Taşeronluk sisteminin sorunları giderilecek. Devlet en büyük taşeron oldu. Yapılan düzenlemelerle taşeronluk, asıl sistem haline dönüştü. Bu düzenlemelere bile uyulmayıp, taşeron işçilere ilişkin verilen yargı kararları gereği, Hükümet tarafından yerine getirilmedi. Taşeron işçiler ile ilgili, güvencesizlik, ücret azlığı, örgütlenmeğe engelleme, toplu iş sözleşmesi yapma hakkının kullanılamamasına ilişkin, her gün basında haberler yer almayı sürdürüyor.

“Artık ruhum daraldı.”

Sosyal Güvenlik Reformu yapıldı. Bir doktor muayenesi, bir hastaneye gitmenin, ilaç almanın bedeli arttı da arttı. Maaşdan kesildiğinden, görülmezliği, maaşın eksikliği karşısında yeni farkedilir oldu. Yeni kesintilerin geleceği de belirtiliyor daha. Sosyal güvenlik de sorunlar azalmadı arttı, yenileri eklendi.

“Artık ruhum daraldı.”

İki saatir, bilgisayarın başında bu yazıyı, Başkent Ankara’da, tamamlamağa çalışıyorum. Elektrikler yok. Bütün Türkiyede kesilmiş. Kalorifer yanmıyor. Su ısıtıp, bir kahve bile yapamıyorum. Telefonun sarjı bitti. Dış dünya ile bağlantı bile kuramıyorum. Ne oluyor. “Yeni Türkiye” bu mu? Bu bir “Bir Nisan Şakası mı.” Ama daha 1 nisan gelmedi. Yarın 1 nisan olacak. Bilgisayar da sinyal vermeğe başladı, şarj bitiyor. Yazıyı tamamlayıp gönderebilecekmiyim.

“Artık ruhum daraldı.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı haklı, yaşananlar ve yaşatılanlar, Bakan’ın ruhunu daraltmış. Ben bir şey söylemiyorum. Sizin durumunuz nasıl. Yaşananları ve yaşatılacakları, nasıl değerlendiriyorsunuz. Ruhunuz daralmıyor mu, daralıyor mu. Peki ne yapıyorsunuz. Ya da ne yapacaksınız ?

(Sinyal arttı, sarj bitiyor, yazı tamamlanıp gönderilebilecek mi. Elektrik gelecek mi, ne zaman ? Noktayı koyalım.)

“Artık ruhum daraldı.”

____________________

Ankara. 31 Mart 2015. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK

19 − 3 =