Aslan vekile açık mektup

nüfus sınırlara sığamazken nüfus patlaması körüklenmekte ve üstelik sınırlar daraltılmaya çalışılırken, sınırları aşmış had bilmezler, bir türlü kendi sınırlarını aşamamış muhalefetle, her türlü dalgalarını geçerlerken,
Merkezdeki bölük pörçüklüğün aynen il düzeyine de yansıması, her daldan farklı rüzgar estirilen hoyrat rüzgarlar, rüzgar ekilip fırtına biçmek isterken arkadan yellenmelere eyvallah etmekler,
Ve ormandaki bütün ağaçlar bulaşıcı hastalıktan muzdariplerken, kendi koruluğundaki fidanları şuursuzca kesip biçmeye kalkmak nicedir ey aslan vekil? Gelin bütünlüğü sağlayın da, daha inandırıcı olun.
Aslansan ormanın bütününden sorumlusun, kaplanla da iyi geçinmelisin… Sırtlanı sırtında taşıyıp da, kocamış kurtlardan ordu kurup, kaplanı karşına alırsan, bu olay Yıldırım ile Timur’un Ankara meydan muharebesi gibi, aynı türlerin birbirini sirkülase ve nötralize etmesine kadar gider dayanır. Ya da daha güncel bir benzetmeyle, Muhteşem Süleyman ile ondan daha muhteşem olan şehzade Mustafa’nın ordularının, Konya ovasında karşı karşıya gelmesi örneğine kadar dayanır. Bundan da en çok Bizans kalıntılarıyla, komşulardaki Şeyhin Şahlar zevk alırlar… Ortadoğu’nun çakma kralları sırtlarımızdan nemalanmaya devam ederler, di mi aslan vekil? Meydan boş kaldığı gibi, her şey de boş olur…
Hani diyorum ki, biraz yurtdışı politik tecrübeme ve ayak kirlerinin kaşar olduğu anglo saxon demokrasilerinde kaşarlanmışlığıma dayanarak abice haykırıyorum ki, yolunuz doğru yol değildir aslan vekil. Egolarınızı bırakmakla işe başlayın. İlde esnaf dolaşmaya başlamadan önce, bütünleşmişliğinizi gösterip, sıkı bir uzlaşmacı yönetici olduğunuzu hissettirin seçmene. Sıfr bundan + % 10 ve birleşik güçten de % 20 alırsınız, ıskalamayın.
Bütünleşik enerjinizi geçirin birbirinize ey İnce kıyılmış Orhanlılar, ve ey koç alanlarının yeşilliklerinde toprak yiyen ince’likler… Kendi içinde bölünmüş partiye bir tekme de seçmen atar, attı, atacak… Uyanın artık… hadi merkez uyuyor, bari ilimizde siz uyanın… durumdan vazife çıkarın, örnek olun total uzlaşmaya. Birbirinizi yemekler nereye kadar… ben söyleyeyim… sandığa kadar… dağılır gidersiniz… dağıtırlar…
Sandıklarınızı götüremediğiniz zaman öte alemlere, neyi ne sandığınız, sandıklarınızdaki birikimlerinizden daha önemli olacak, iş işten geçtiğinde… Hizipçi vekil olmayın, birleştirici olmak yakışır size… Bu yerel seçimler sizin için olmak veya olmamak… Sizin için derken, partiniz CHP için ve bizzat kendiniz için ey aslan vekil…
Bu kadar mı zor, el uzatmak karşı kıyıya? Hiç mi bir köprü teşebbüsü yok, halk boğulurken akıntılı ve hırçın sularınızda., rüzgara göre akan, yatağından taşıp sellere maruz bırakan, halkı boğan muhteris sulara teslim mi olacağız elbirliğiyle? Denizlere soyunmuşken derede mi boğulacağız.
Denizler Zap suyuna köprü kurmuşlardı… Sonra da safraları denize dökmüşlerdi.
Asılırsanız eğer, aman İngiliz ipiyle asılmayın…
Londra’da arayın görüşelim, partinin içi dökülüyor, beyaza boyamak lazım duvarları, sizle iç dekorasyonun tasarımlarını yapalım hasbelkader. Rakibiniz bademler, adamlar değil…
Eğer büyükseniz büyüklüğünüzü gösterin, büyük değilseniz, büyüyün… ey aslan vekil…
Metin Sözüçetin Londra 0044 741 5138374

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.