‘Çatı’ partisinden çağrı…

PAYLAŞ

Açıklama, geçen yıldan bu yana süren toplantıların “somut adımı” niteliğinde…


Çatı Partisi Koordinasyon Kurulu adına Ayhan Bilgen tarafından açıklanan bildirgede “Çatı süreci ile bileşim kriterleri” anlatıldı ve kamuoyuna oluşturulacak birlikteliğe çağrıda bulunuldu.


Açıklamada şöyle denildi:


“Çatı için biraraya gelişin ‘Bizler, farklı siyasi partiler, sendikalar, emek ve meslek örgütlerinden, kadın ve ekoloji hareketlerinden, dernek ve inisiyatiflerden, farklı inanç, etnik köken ve mesleklerden kadınlar ve erkekler olarak, kurumsal ya da bireysel duruşumuzla bir araya geldik. Birikim, beceri, güç ve olanaklarımızı birleştirerek, Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşmenin önünde engel oluşturan siyasal ve sosyal sorunlara, küresel kapitalizmin yarattığı kriz ve tahribatlara karşı işçi sınıfından, ezilenlerden ve demokrasiden yana ortak mücadeleyi örmeye, sömürüye, şiddete, erkek egemenliğine, cins ayrımcılığına, şovenizme ve militarizme karşı omuz omuza örgütlenmeye karar verdik…”


“Kapitalizmin tarihinin en büyük krizlerinden biriyle yeniden yüz yüze geldiği, işsizliğin, hak gasplarının çığ gibi büyüdüğü, nüfusun yüzde 20’sinin açlık içinde yaşadığı bir dönemde yan yana geldik.” denilen açıklamada biraraya gelme gerekçeleri de şöyle açıklandı:


“Yok edilen kadim Anadolu halklarının acılarının henüz taze olduğu, savaşın sürdüğü, Kürt Halkının tüm doğal ve meşru hak ve taleplerinin şiddetle bastırıldığı, dilini konuşmaktan, kimliğini açıklamaktan mahrum olduğu bir ülkede yan yana geldik. Yaşamın yarısı olan kadınlara karşı erkek egemen ayırımcılığın, şiddetin sürdüğü, insanların cinsel kimliklerinden dolayı ötekileştirildiği, inançların hiçe sayılıp laiklik adı altında insanlara benimsemedikleri inançların dayatıldığı, Alevilere yönelik tarihsel ayrımcılığın sürdürüldüğü bir dönemde yan yana geldik. Kâr hırsıyla doğanın ve çevrenin katledilmesinin, iklim değişikliklerine yol açılmasının, nükleer santrallerle geleceğimizin tehdit edilmesinin, insanlığın ortak tarihsel ve kültürel mirasının yok edilmesinin kanıksatılmaya çalışıldığı topraklarda yan yana geldik. Emperyalist saldırganlığın Balkanları, Ortadoğu ve Orta Asya’yı kana bulayıp, Kafkasları bir dinamit fıçısına dönüştürürken Türkiye’yi de bu kanlı zemine dâhil etmeye çalıştığı bir süreçte, olmazsa olmaz bir sorumluluk olarak gördük bu yan yana gelişi… ”


Bildirgede Çatı’nın bileşim kriterleri de şöyle anlatıldı:


“Önce katılan sonra katılan, çok olan az olan, örgütlü ya da bireysel katılan ayrımı olmayacak aramızda. Hepimiz eşit olacağız. Program ve tüzüğü birlikte tartışarak yazacağız…Demokrasiyi, özgürlüğü, adaleti, eşitliği, kardeşliği, dayanışmayı ve barışı öncelikle bu inşa sürecinde aramızda hayata geçireceğiz.”


“Tüm yurttaşlara sesleniyoruz” denilen bildiride şu çağrı yapıldı:


“Sesimize sesinizi, aklımıza aklınızı, yüreğimize yüreğinizi katın. Gelin bu topraklarda hep beraber yeni bir umut yaratalım. Birbirimize güvenelim, korkularımızdan kurtulalım, katliamları durduralım. Böyle bir birlikteliğin bundan sonra nelere talip olacağını, ne araçlar yaratıp nasıl yola devam edeceğini hep beraberce belirleyelim. Bu aslında sizin davetiniz.”

CEVAP VER