Atan atana

Insanlar konusa konusa anlasir derler. Susma sustukça sira sana gelecek diye sloganlar atarlar ve susarlar. Hatta bir Basin Konseyi Baskani var ki, bir çok kez TV de konusurken rastladim kendisine, yahut canli yayinlara baglandi ve dedi ki, susun, konusmayin, anlatmayin… Hal böyle, gerçegi söyleyecek ve söyletecek mahal ve insan pek yok. Elbette AÇIK GAZETE de düsüncemi ve yazimi hür bir kadin olarak okuyanlarla paylasabiliyorum, ben sansliyim, bu sansimi sevgili ve çok degerli arkadasim Birsen ALTINER’ e borçluyum, kendisine yollayarak dertlestigim yazilarimi, AÇIK GAZETE’ de yayinlayarak, yasadigim gerçeklerin sansürsüzce okurlara ulasmasina vesile oldu…
AKSAM ve GÜNES Gazetelerinin 2004 Mart ayinda yayinladiklari, benim hiç söylemedigim sözleri manset yaparak, hukukun bu mansetleri delil kabul ederek, sahsima manevi tazminat cezasi reva görüldügünü, ne hikmetse belgelerin hala ört-bas edildigini, mahkemelerde bile bazen dikkate alinmadigini, ne hazin ki bazi mahkemelerde ayni belgelerle hakaret yoktur kararlari verildigi halde, medyanin israrla bu kararlari gizledigini, yani basima getirilenlerin Aziz NESIN Hikayelerinden birisi gibi oldugunu ve yalniz olmadigimi günler geçtikce daha iyi anliyorum. Medya, yalan mansetlerini atmaya devam ediyor, bir çok insani karalamaya devam ediyor da, gerçegi belgesiyle yazip aklamaya ugrasan kimse yok, arastirmaci gazeteci varligi da Ugur MUMCU’ yla sona erdi, söndü gitti galiba.
Çeliskilerle dolu kanunlarimizin oldugunu, düzeltilmeye ve esitlenmeye muhtaç oldugunu da insan basina gelince daha iyi anliyor. Server TANILLI’ nin bir kitabinda okumustum, dünyamiz yagmalaniyor, kanun esitsizdir, diyordu. Ve kirletilme büyük bir hizla devam ediyor, Özdemir ASAF Üstadin diliyle söylersek eger, ” Sairlerin bir ödevi de bazi suçlari kanunsal kilmaktir. Bazi suçlar kanunlarin kontrolü altina alinamiyor, örnegin, sevmek suçu ”.
Sairler hep barisi, hep sevgiyi, hep saygiyi, hep daha çok özgürlügü söylüyorlar.
Insanlar sözcüklerle konusurlar, gözleriyle konusurlar, elleriyle konusurlar. Ve insanlar birbirlerini dinlemek yerine, konusmak yerine, bir seyler atmaya devam ediyorlar, atan atana, terlik, yumurta, biber gazi…
6. filo geldigi zaman Dolmabahçe Sarayi önünde, johny’leri denize atan atana imis…böyle anlatmislardi…
Kurban Bayramindan evvel Londra’daydim, ögrenciler Millbank Tower’da bir protesto gerçeklestirmisti. Haberleri TV den seyrediyordum, polis ve ögrenciler yüzyüze idi ve zaman zaman birbirlerine karsi konusuyorlardi, bazi ögrenciler daha atesliydi ve bir kadin polis sunlari söylüyordu, TV ekraninda alt yazi olarak da geçiyordu, ”Police: Dissapointed to see some people have chosen no to protest peacefully”.
Benim gönlüm her problemin konusarak çözülmesinden yana, her zaman…
Insan oturdugu sandalyeye bile dikkatli oturmali, kullandigi tuvaleti temiz birakmali ki tekrarinda temiz bulsun, çay içtigi fincani yikamali ki yeniden lazim oldugunda kullanmaya hazir olsun, konusturmali ki anlayabilmeli, konusabilmeli…
Ve bence Cumhuriyet ve Demokrasi içinde üstelik gelistirilmesi gereken demokrasi için konusmak çok mühimdir. Her yurttasin çok degerli ve önemli ” tek” oyu vardir, seçimler, referandumlar, insanlarin mutlulugu, huzuru,hep daha iyi ve güzel’ e kavusmasi için yapilir. Her zaman oyu’muzla konusmamiz gerekir diye düsünüyorum. Aziz NESIN’ in bir siirinde söyledigi gibi, ” insanlar insan öldürmesin / ne savasta, ne barista ”.
Aziz NESIN’ in Ruhi SU için söyledigi söz, ” Bir yerin var, canevimde” dir. Ve Ruhi SU diyor ki, ”Agaç demis ki baltaya / sen beni kesemezdin ama ne yapayim sapin benden / Bak su agacin bilincine sen / ölen ben öldüren benden ”.
Yeryüzünün çivisi çikmis, atan atana…
Ben de yüregimdeki baris sevgisiyle sizlere bir kaç siirden misralar attim, meger ki rasgele…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.