Ata’nın gözyaşları yağmur olup bize yağar mı?

Ama bu kutsal umut için belki de vakit geçti.
Biz müftmüzü deneyelim. Hem:
BU DUA EFTEN PÜFTEN DEĞİL, BİZZAT MÜFTÜDEN !!!

Müftümüze desteğe çağırıyorum herkesi.  Bu öyle eften püfden bir hadise değil bizzat müftüden gelen bir büyük ataktır.
Belediyelerin panik atağı bunun yanında hiç kalır. Hatta Melih Gökçek bile bu atağa Ankara’dan katılmalı, Tandoğan mitingine kızdığı için muslukları kestiğini itiraf etmelidir.
Yoksa bu kadar büyük bir belediye koca kenti nasıl susuz bırakır, bir damla su beklemek için biriken ahaliyi uykusuz bırakır.
Ne işiniz vardı Tandoğan da :Bak oylar yağmur oldu, AKP ye aktı.
Hangi müftü seçim öncesi istiareye yattı ? Bilmek hakkımız..
AMANIN MÜFTÜ..YÜRÜ YA MÜFTÜ…
Müftümüz de hemen boş barajların kuru topraklarında duaya yatmalıdır.

Bu arada bütün arkeologlar barajlarda ortaya çıkan tarihi eserler için yeni bir kazı yapmalıdır.
Kazarak Ya bir Zeus tapınağı, ya da ikinci Truva atını bulabilirler. Truva atının içinde Pers İMparatoru  Krezüs  Necati’nin askerleri olabilir.
Onların mumyasından bile zarar gelir.

Ama bizimkiler hiçbir şey bulamasalar bir kuyu bulabilirler, hemen kazsınlar, Hititler zamanında yaşanan bir kuraklığın Sonucunda onların rahiplerinin ettiği dua sonucu bu kuyunun yerden fışkırdığını kanıtlasınlar.
Müftümüze dönelim: Bütün bir İslam alemi onu izlemeli; her bulut görünüşünde umut umut diye haykırmalı ama bulut geçip gidince  havada bulut sen de bunu unut diye lades laneti döktürmelidir.
Müftüye çevredeki camilerden imam takviyeleri yapılmalıdır,  hazır bu kadar  ulu erenler toplanmışken “bre aman, allah allah” sesleri arasında  Viyana önlerine gidilmelidir.
Müftümüzü takip edecek olan bir ses kayıt aracında Emel Sayın’ ın yağdır mevlam su şarkısı ilahi normlarına indirilerek, ağır aksak  saz semaisi olmalıdır.
 Plakların 75 te çalınması bunun için yeterlidir.

Yağmur duasına bizzat başbakan ve bakanlar kurulu da katılmalı, bu gidişle edecekleri duaların şimdiden bir açılışını yapmalıdırlar.
“Cenabı Allahım, yap bir iyilik,  şu AB alsın bizi. YoksaTutunacak dalımız kalmayacak. Kriz patladı patlayacak.
“Herkese de ananı diyemem ki…Benim de anam var; Onlar da bana al ananı git derse, Emine’ye kaynana gelirse…Tövbe rabbim tövbe…

Şimdi duaya gidenler: sizi ilk şimşek ve gök gürültüsü yanıltmamalıdır. Aynı bizim gibi kuraklık çeken Afrika ormanlarının tamtamtuma kabilesinin attığı yağmur bombasının sesidir bu.

Tabi ki tamtamtuma çok dua etmiştir. Asırlarca. Ama bakmıştır ki tanrı katında zavall milletler için kim kime dum duma…
Tabi ki bu kabile bedeviyet gibi ulvi bir sistemi tam terk etmemiş ama  medeniyet gibi tek dişi kalmış canavarın dişini çekip kendi kırık dişine protez diye eklettirmiştir..
Yalnız kabilenin büyücüsü  bu protezi protezto edecek, bizim müftümüzü gönülden onaylayacaktır.
Oralara ziyarete giderse bir önceki müftüden elde edilen müftü  sote yi  ikram edecektir.
O sofraların baş yemeği, softaların softası bir lezzet bu.
Akıbet i osmaniyye…
Gel buyur Afrika biraz da sen ye…

Dua işlemi bugüne kadar bunu akıl etmemiş AB yi ve de ABD yi uyaracak; Dostumuz Amerika Irak a attığı bombaların yanına koyacağı yağmur bombasını bize atacaktır.

Ama bu arada her hangi bir anlaşmazlık olursa yağmur bombasının üzerine  çorap geçirecektir.Patlayan  bombadan sadece iğrenç ayak kokuları ve ayak oyunları yayılacaktır.
 
Ama bizler müftümüzden ümitliyiz.Onun gökyüzüne açılan mübarek ellerine bakan göklerdeki falcı Nostradamus:
”İki vakte kadar yağacak, müftüye şemsiye getirin, ıslanmasın. Bir dahaki duayı CAMİ GİBİ kapalı mekanlarda yapsın.

Ne yazık ki küçük bir sorun var . Milletçe avuç açma alışkanlığımızın bize bu kadar nimeti veren tanrıyı da çok kızdırması ihtimal dahilinde:

”Ulan ben sizi koyun diye yaratmadım. Aklınızı başınıza koyun diye yarattım.
4 yanınız deniz, tamam domuz yemeyin ama, balıkları kuruttunuz aç kaldınız, yahu siz nasıl bir kalabalıksınız?”
“Yağmur duası kaldı mı ? Tam öğle uykuma yatmışım, hepiniz kapıda, niye… yağmur yağdırayım diye.”
“Benim gözüme baksanıza siz.Bu gözden çakan ŞİMŞEK  SİZE yağmur getirmez.Oturup ağlasam ben bunları böyle yaratmadım diye, benim gözyaşlarımı nisan  yağmuru sanır bir yığın kendini bilmez…Gidip bir yerlerden yağmur bombası alın patlatın. Ben bile onu kullanıyorum şimdi.Enayi miyim, o kibirli bulutlara dil dökeyim:
-Noolur nümbüs Afrika’ya bir görün, aman Kümülüs gözünü sevim, Pakistan’a bir yağ, aman sümbülüs canım benim, git bi  Irak a , ama önce şimşekler çak ki millet bombardıman uçağı sanmasın seni.
Giderken Saddam”ın ruhunu da götür, görsün evladı ayalinin halini…!!!”

“Hadi bomba dine aykırı olabilir.  Ulan kaldırın başınızı, bakın ufuklara. Aha Anıt kabir, aha Dolmabahçe sarayı, aha taksimdeki Atatürk anıtı.

Hepsinin üstünde kapkara bulutlar var…O bulutlar size bugün yağmur olarak , yarın dolu dolu yağacak.Gidin başımdan, ben çarpmazsam bile sizi bütün öğretilerini saptırdığınız peygamber çarpacak !!!””

Haydi müftü aldık öğüdü: varalım gidelim bütün kara bulut  adreslerine. O kara bulutları yağmura çevirelim, taslarımızı dolduralım, o şimşek bakışlı kahraman gürlesin artık ki; Avuçlarımızı yüzümüze kapatıp kendi gözyaşlarımızın pişman yağmurlarını  da bi zahmet tatmış olalım..


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here