ATO: Küresel ısınma sektörleri yaktı

ATO: Küresel ısınma sektörleri yaktı

0
PAYLAŞ

Küresel ısınmanın Ankara’daki hazırgiyim üreticileri ve satıcılarına maliyeti ise yaklaşık 25 milyon dolar oldu.


ATO’nun 63 meslek komitesi raporlarından yola çıkarak hazırladığı “Küresel Isınma’nın Sektörlere Etkisi” konulu çalışma, küresel ısınmanın Türkiye üzerindeki çarpıcı sonuçlarını ortaya çıkardı. ATO’nun Küresel Isınmanın Sektörlere Etkisi konulu raporu özetle şöyle:


Küresel ısınma nedeniyle kış mevsiminde sıcak giden havalar, ilk olarak tekstil ve hazırgiyim sektörünü etkiledi. Palto, kaban, kazak satışları yüzde 70 oranında geriledi. Sadece Ankara’daki hazırgiyim üreticileri ve satıcıları, malların elde kalması nedeniyle yaklaşık 25 milyon dolar zarar etti. Mağazalar satışlarını artırabilmek için yüzde 70’e varan indirimlere yöneldiler.


Kışlık ayakkabı satışları bu kış yüzde 70 seviyesinde geriledi. Firmalar, çizme ve botlarını elden çıkartabilmek için yüzde 70’lere varan indirimler yaptılar, ancak bu indirimlerden de bekledikleri satışı yakalayamadılar.


Sıcak geçen kış ayları kömür satışlarını da etkiledi. Kömür satışlarında yüzde 70 seviyesinde görülen gerileme, kömüre talebin azalmasıyla özellikle ithalatçıları sıkıntıya soktu. 2006 yılında fuel oil tüketimi 2005 yılına göre yüzde 28 seviyesinde azalarak yaklaşık 2.5 milyon ton olarak gerçekleşti. Kalorifer yakıtı tüketiminde 2005 yılına göre gerileme yüzde 21 olarak gerçekleşti. 2006 yılında toplam 483 bin ton kalorifer yakıtı tüketildi. Elektrikli soba, ısıtıcı, kömür ve odun sobası satışları geçen yıla oranla yüzde 30 seviyesinde geriledi. Kombi satışlarında da azalma yaşandı.


KIŞ TURİZMİ DE ETKİLENDİ


İklim değişikliği nedeniyle kış turizmine ev sahipliği yapan dağlara yeterli miktarda kar yağmaması turizmcileri etkiledi. Uludağ, Elmadağ, Kartalkaya, Ilgaz başta olmak üzere kış turizm merkezleri kardan umudunu çekince otellerin aktivitelerini cazip hale getirerek müşteri tutmaya çalıştı. Sıcak havalar kış turizmini baltalayınca, seyahat acentaları ve otobüs işletmelerinin işleri de kötü gitti. Geçen yıla göre gerileme yüzde 20 seviyesinde oldu.


İLAÇ SATIŞLARI DÜŞTÜ


Havaların sıcak seyretmesi nezle, grip, faranjit, laranjit, sinüzit, orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürre gibi kış mevsiminde yoğunlukla görülen hastalıklar da da azalma yaşattı. Az hastalıkla geçen kış ayları ilaç satışlarını yüzde 10 seviyesinde düşürdü.


SEBZE VE MEYVE FİYATLARI YÜKSELDİ


Küresel ısınmanın ilk etkisini gıda ve ihtiyaç maddeleri perekande satıcıları gördü. Soğuk kış aylarında daha çok tüketilen tahin, pekmek, helva gibi enerji veren gıdalarla, kurufasulye, nohut gibi kış aylarında tüketilen kuru bakliyat satışlarında düşüş görüldü. Küresel ısınmanın etkileri, yaş sebze ve meyvede görüldü. Fiyat artışı olarak vatandaşa yansıyan bu durum, satışların Mart ayı başına kadar yüzde 30 düşmesine yol açtı.


TARIMDA REKOLTE DÜŞECEK


Yağışsız geçen kış ayları, tahıl üretimi başta olmak üzere, erik, kiraz, kayısı, pamuk, zeytin ve üzüm üretimini sekteye uğrattı. Kışlık tahıllarda rekoltenin en az yüzde 10-15 seviyesinde düşeceği tahmin ediliyor. Kış boyu, beyaz karın yorgan gibi tarlalarının üstünü örtmesi umudunu taşıyan çiftçi, zor bir dönem geçiriyor. Küresel ısınmanın tarımdaki etkisi Mayıs ayından itibaren sofralara yansıyacak. Halihazırda geçen yılın ürünlerini tüketen vatandaşlar, Mayıs ayından itibaren yeni yılın buğday başta olmak üzere meyve sebze ve baklagillerini tüketmeye başlayacak. Küresel ısınmanın yol açacağı rekolte sofralara konulan gıdalarda zincirleme bir etki yaratarak, üreticiden, komisyoncuya, satıcıya ve tüketiciye olumsuz etki yaratacak.Küresel ısınmanın tarım sektöründe 4-5 milyar dolarlık bir kayba yol açacağı tahmin ediliyor.


KÜRESEL ISINMA EZBERİ BOZDU


ATO Başkanı Sinan Aygün, küresel ısınma sonucu değişen iklimlerin, sanayi ve ticaret üzerinde de etkisinin hissedilmeye başlandığını belirterek, “Öyle anlaşılıyor ki, Küresel ısınma sektörlerin ezberini bozdu. Bütün sektörler, değişen iklim koşullarına göre kendilerini konumlandırmak zorundalar” diye konuştu. Aygün, “Suyu ve enerjiyi daha az kullanmaya yönelik fikirlerin yanısıra, mesainin sabah 7’ye çekilmesi gibi uygulanamayacak önerilerle de gün kurtarılmaya çalışılıyor. Yarın, suyu ve enerjiyi daha az kullanmak için (suya ve elektriğe zam yapalım) diyecekler. Mesaiyi erkene alıp, okul çağındaki çocukların sabahları anne babalarını işe uğurlamalarına yol açacak parlak fikirlerden başka, rasyonel, uygulanabilir ve bilimsel geçerliği olan hiçbir ciddi önlem konuşulmuyor” değerlendirmesi yaptı. 


BİREYSEL TEDBİRLER


Öte yandan küresel ısınmaya neden olan karbondioksit salınımını en az seviyeye düşürmek için vatandaşların da bireysel anlamda, tasarruflu ampul kullanma, otomobil yerine bisikleti tercih etme gibi bazı tedbirler alabileceği belirtildi.


Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nazmi Zengin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sanayi kuruluşları başta olmak üzere ev ve iş yerlerinde kullanılan cihazların, yakıtla çalışan makine ve benzeri araçların, havaya karbondioksit yayarak, küresel ısınmayı tetikleyen bu gazın oranını artırdığını söyledi.


Zengin, karbondioksit salınımı nedeniyle artan küresel ısınmanın önüne geçebilmek için bireysel anlamda vatandaşların da alabileceği bazı tedbirler olduğunu belirtti.


Evde kullanılan standart ampullerin tasarruflu ampullere oranla daha fazla ısınmaya neden olduğunu söyleyen Zengin, “Standart ampullerin tasarruflu ampullerle değiştirilmesi halinde yılda 75 kilogramlık daha az karbondioksit yayılmış olur. Aynı şekilde iki kilometrede ortalama 0.75 kilogram karbondioksit üreten otomobil yerine yürümenin ya da bisikletin tercih edilmesi de etkili bir bireysel önlemdir” dedi.


OTOMOBİL LASTİKLERİNİN HAVASI STANDARTLARA UYGUN OLMALI


Zengin, standartlara uygun olarak şişirilmiş otomobil lastikleriyle litre başına alınan yolun yüzde 3 oranında artacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:


“Her 4 litre benzin tasarrufu ise 10 kilogram karbondioksidi atmosferimizden uzak tutar. Suyu ısıtmak için çok fazla enerji gerektiği bilinen bir gerçektir. Bu nedenle daha az su tüketen bir duş başlığı ile 175 kilogram, giysilerimizi soğuk ya da ılık suda yıkayarak da 250 kilogram karbondioksit tasarrufu yapılabilir.


Evlerde oluşan çöpün yarısının geri dönüşümünün sağlanması halinde yılda bir evde bin 200 kilogram karbondioksit tasarrufu sağlandığını dile getiren Zengin, geri dönüştürülmüş kağıt üretiminin yüzde 70-90 arası enerji tasarrufu sağladığını, bunun ise karbondioksit emen ormanların azalmasını önlediğini bildirdi.


ORGANİK GIDA TERCİH EDİLMELİ


Ayrıca dondurulmuş gıdaların üretiminde 10 kat daha fazla enerji kullanıldığını anlatan Zengin, şöyle devam etti:


“Vatandaşların organik gıdalar alması da küresel ısınmaya karşı büyük önem taşıyor. Organik gübreler geleneksel gübrelere göre karbondioksidi daha yüksek seviyede yakar ve depolar. Otomobillerin motor ayarlarının da düzenli olarak bakımının yaptırılması gerekiyor. Düzenli bakım, yakıt verimliliğini ve gaz emisyonunu geliştirmeye yardımcı olur. Otomobil sahiplerinin sadece yüzde 1’i araçlarını düzenli olarak kontrol ettirse, 500 milyon kilogram karbondioksit atmosferimizden uzak durur. Su ısıtıcıları çay ya da kahve hazırlamak için gereken enerjiden çok daha fazlasını harcarlar. Eğer bir bardak içilecekse sadece bir bardak su kaynatılmalı.”


Zengin, küresel ısınmaya karşı en etkili tedbirin ise fidan dikmek olduğunu belirterek, bir ağacın ömrü boyunca 1 ton karbondioksidi emdiğini bildirdi. A.A / ANKA


 

BİR CEVAP BIRAK