6 C
Istanbul
Wednesday, December 2, 2020
Ana Sayfa Yazarlar Yazar: Sibel Bengü

Sibel Bengü

Sibel Bengü
145 HABERLER 0 YORUMLAR

Neyi nasıl sevdiğini hatırla… Covid günlüğü…

Tam yazmaya oturmuşken, yazdığım yazının 2011'de yazdığım yazıyla  aynı paralellikte olduğunu görerek şaşırdım. Aynı sularda, aynı nefes arayışıyla,  aynı ışığa kavuşma özleminin tarifsiz yorgunluğuyla yüzleşiverdim…  Tek farkla...  Bu defa...

Turgut Uyar’ın “geyikli gece” şiirine kuruldum…

Turgut Uyar’ın “geyikli gece” şiirine kuruldum… Büyük bir elek verdi 2020 yılı elimize… Hadi ele bakalım dedi… Eleye eleye bitiremedik. Biraz korktuk, biraz sustuk biraz yorulduk oturduğumuz yerde biraz da...

Susmak tarlasından yüzmek denizine…

Çatıların üzerinden kıvrılarak pencereye uzanıyordu gece… Ayın küllü gri ışığı perdenin arasından süzüldü ve gözlerimin ferine usulca yerleşti.. ne müthiş bir irkilme … Tam bu uyku ve uyanıklığın...

‘O an’

‘O an’ bir yön tabelasıdır. ‘O an’ın içinde çözülür ve bir başka ‘an’ın farkındalığına doğru ilerleriz… Asla ve daima arasında gidip geldiğin o kısacık an… Sağlam...

Günlerin getirdiği…

Erken kalkıp yüzümü yıkadım en görünmez halimi takınıp dışarı fırladım bugün bir gölge gibi dolaşacağım istanbul’da… Upuzun bir sisin içinden çıkmış gibi yönümü arıyorum. Bahçe kapısında lavantalar coşmuş sokaklar...

Yeniden başlamaya durmak…

Burada bir yerlerde öylece saklanıyor asitli buruk tadıyla hayat. zararsız bir ‘insan’ tohumu atıyor pasif direnişli bulanık geceye… belki bir şey olur, kuş tüyüne yasladığınız kafanıza. belki bir şey çoktan...

durmak için bir sebep, sığınmak için bir oda…

Yoksa bir oyun arkadaşı mı bu ürkek serçe dolanıp duruyor penceremde ve asfaltta biriken yağmur.. ve vazgeçtiğim yol... ve havaya savrulan toz… ve az önce sildiğim cümle… Parmaklarımın ucunda salınan bir...

Ağzınızı niçin bilgiyle çalkalamıyorsunuz canım benim?

En zahmetsiz eylem düşünmek ama yetmez… En yakın dostumuz aklımız ama o da yetmez… Bir yanımız iyilik, öbür yanımızla dağları çoktan devirdik. İsimler değişiyor, yaşananlar aynı… aynı film, aynı senaryo, replikler...

Rüstem sana söylüyorum, oğlum sen anla…

Rüstem… bazı sözler var, mecbur söylenmeye,  sustuklarımızla yeterince anlaşıyoruz. Umuttan başka yol bilmiyorum. Bir gün bulamayacağın kadar içime kaçtığımda bir keşke’n olayım istemiyorum hayatında. ‘Çok geç’ diye bir şey...

Şimdi bütün çaylar çok tatsız…

Bir gün; yemyeşil hareler çekildi bir adamın gözlerinden. ikindi yarısıydı… çekildi soframızdan taze çay kokusu, odalarımızdan güzel türkçeli notalar… Daha çok çaylar içecektik demini almış -çok sıcak’ diyecektin, dememiş miydin? Haberlere...
1,638FansLike
635FollowersFollow

Muhammet Çankıran BÜTÜN YAZILAR

Do NOT follow this link or you will be banned from the site!