Çavez süresiz başkanlığa gidiyor

Parlamentonun büyük çoğunluğu Cumhurbaşkanı Hugo Çavez’i desteklediğinden sonuç sürpriz olmadı.

Parlamento Başkanı Cilia Flores kürsüye geldi ve alkşlar arasında sonucu açıkladı.

Cumhurbaşkanının tekrar aday olmasına sınırlama getiren anayasa maddesinin değiştirilmesi, ezici çoğunlukla kabul edilmişti.

“Diktatörlüğe hayır” pankartı açan bir muhalefet milletvekilini pek kimse dikkate almadı.

Son günlerde bu değişiklik genişletildi ve yerel siyasetçiler için de yeniden seçilmenin önü açıldı.

Yeni düzenleme şimdi onay için Ulusal Seçim Konseyi’ne gidecek ve Konsey de bir ay içinde referandum ilan edecek.

Dolayısıyla 15 Şubat gibi Venezüella halkının sandık başına gitmesi bekleniyor.

Düzenlemenin parlamento süreci de çok hızlı gelişti.

Cumhurbaşkanı Hugo Çavez’in bu konudaki niyetini kamuoyuna açıklamasından sadece iki ay sonra değişiklik gerçekleşmiş oldu.

Muhalefet ise bu oylamanın anayasaya aykırı olduğunda ısrarlı.

Gerekçeleri, benzer bir düzenlemenin 2007 Aralık’ında da oylanmış ve reddedilmiş olması.

Ancak Cumhurbaşkanı’nın taraftarları buna karşı çıkıyor ve Hugo Çavez’in liderliğinin devamının, ülkedeki sosyalist devrim için gerekli olduğunu savunuyorlar. (BBC)

 

 

 

 

 

 

 

 

 


North London Community House

22 Moorefield Road, London N17 6PY

Tel: 020 8885 0899 Fax: 020 8885 0966

Email: nlchinfo@gmail.com
 

Dear Friends, 

We would like to invite you to our community centre’s second anniversary reception on Monday 2nd February 2009 at North London Community House.

Please confirm your attendance. 
Kind regards,

NLCH Chair

Zubeyde Aydemir

Date: Monday, 2 February 2009
Time: 18.00
Venue: North London Community House
(Please see attachment for the address)

 


–İNGİLİZ ORDUSU, PRENS HARRY HAKKINDA İNCELEME BAŞLATTI

 Londra, 12 Ocak 09 (T.A.K.):-İngiliz ordusunun, Pakistan asıllı arkadaşına “Paki” diyen Prens Harry hakkında inceleme başlattığı bildirildi.
 Sundhurst askeri kolejinden arkadaşı olan Ahmed Rıza Han için, İngiltere’de Asya kökenliler için aşağılama olarak kabul edilen “Paki” diyen Harry, kamuoyu önünde arkadaşından özür dilemişti.
 Babası Prens Charles ve ağabeyi William’ın ardından İngiltere tahtının üçüncü sıradaki varisi olan Harry’nin bu sözü hangi koşullarda kullandığının tespit edilmesine çalışılacağı ve inceleme sonucuna göre prensin ceza almasının söz konusu olabileceği belirtiliyor.
 Harry ve Ahmed Rıza Han 2006 yılında henüz askeri kolejde öğrenciyken çekilen bir videonun ortaya çıkmasıyla patlak veren skandalla ilgili incelemede, yine bu video bandındaki görüntüler incelenecek.
 Prens Harry’ye en sert tepki, Ahmed Rıza Han’ın Pakistan’daki babasından geldi. Muhammed Yakub Han, prensin oğlu hakkında sarf ettiği sözlerden rahatsız olduğunu belirterek Harry’yi kınadı. Daily Mail’e açıklama yapan Han, prensin oğlu hakkındaki sözlerini içeren görüntüleri izlemenin kendisini çok üzdüğünü belirtti ve “Bu söz nefret içeriyor ve asla bir Pakistanlı hakkında kullanılmamalı.  Prens, bu sözlerinden dolayı Pakistan ordusu ve hükümetinden de özür dilemeli. Onlar prensin özrünü kabul etmeden, bizim ailemizden dilediği özrü kabul etmeyiz” dedi.
 Bu arada İngiliz ordusu sözcüsü, ortada şikayet bulunmadığı için bunun resmi soruşturma konusu haline getirilmediğini, ancak konunun ciddiye alındığı ve inceleme başlatıldığını bildirdi. Sözcü, İngiliz silahlı kuvvetlerinin, subaylarının hiçbir uygunsuz davranışına hoşgörü göstermeyeceğini kaydederek, “Bu tür davranışlarla ilgili her türlü iddiayı ciddiye alıyor ve soruşturuyoruz. Bu vaka da diğerleri gibi ciddiyetle ele alınacaktır” dedi.
    –WILLIAM PİLOTLUK EĞİTİMİNDE–
 Öte yandan Prens Charles’ın büyük oğlu Prens William’ın, kraliyet hava kuvvetlerinde arama kurtarma pilotu olmak üzere eğitime başladığı bildirildi.
 Shropshire’daki kraliyet hava kuvvetlerine ait Shawbury hava üssünde eğitim gören William’ın burada diğer bütün pilotlar gibi muamele gördüğünü belirten üs sözcüsü, iki yıllık eğitimin bedelinin 800 bin sterlin civarında olduğunu ve prensin bu kursu başarıyla bitireceğinin garantisi bulunmadığını söyledi.
Eğitimi veren ekibin başında bulunan Nick Pollard da kendisi için William’ın diğer askerlerden farkı bulunmadığını ifade etti ve “Tabii ki çok yakın olacağız. Arama kurtarma timleri genellikle çok yakın ilişkiler kurar, birbirlerine çok güvenmek zorundadır, çünkü hepsinin yaşamı birbirine bağlıdır. Biz kendisinden de bu duruma ilk andan itibaren uyum sağlamasını bekliyoruz” diye konuştu. (AA/NEF/HAK)


Bebeklere otizm testi geliyor…
 

Cambridge Üniversitesi’nden bir grup bilim adamının yaptığı araştırma sonucunda geliştirilen yöntemle anne karnındaki bebeğe otizm testinin yapılmasının olası hale geldiği bildirildi.
 
Cambridge Üniversitesi Otizm Merkezi tarafından 235 çocuğun doğumdan 8 yaşına gelene kadarki dönemlerinin izlendiği ve sonuçta bu çocukların arasında, annelerinin gebelikleri sırasında amniyo sıvısında yüksek oranda testesteron bulunanlarda, sosyalleşme eksikliği, konuşma güçlüğü gibi otizmin karakterine uyan özelliklerin tespit edildiği açıklandı.

Bilim adamları, şimdi bu konuda ulusal düzeyde bir tartışma ortamı yaratılması ve konunun etik açıdan değerlendirilmesinin ardından, etik olduğu sonucuna varılması halinde testin yaygın biçimde uygulanmasına ve otizm tehlikesi görülen hallerde de kürtaj yapılmasına izin verilmesini öneriyor.

Bilim adamlarına göre, otizm testiyle ilgili süreç down sendromunun anne karnında tespitine olanak sağlayan amniyosentez yöntemiyle mümkün olabilecek.

Bilim adamlarını tek düşündüren ise testin sonrasında bebeğin otistik doğabileceğinin tespiti halinde, kürtaja izin verilmesi gerekip gerekmediği sorusunun yanıtının bulunması.

Zira bilindiği gibi otistik çocuklar görebiliyorlar, hatta içlerinden ünlü matematikçiler ve müzisyenler bile çıkabiliyor.

Bunun yanı sıra otistik olup hiçbir şekilde hayatla bağlantı kuramayan ve bütün yaşamını otistik hastalar için dizayn edilmiş özel kurumlarda geçirenlere de rastlanabiliyor.

Bilim adamları, bu nedenle toplumun ve otistik bir bebek sahibi olma olasılığı yüksek tespit edilen ebeveynlerin bu tür vakaların kürtajla sonlandırılması gerekip gerekmediği konusunda karar vermesinin güçlüğüne dikkati çekiyor.

Öte yandan otistik çocuk sahibi ailelerin büyük çoğunluğunun ise teste daha şimdiden karşı çıktıkları ve bu testin serbest bırakılması halinde hem otistiklere yönelik ayrımcılığın artmasından hem de devletin otistik çocuk sahibi ailelere verdiği desteğin azalmasından korktukları belirtiliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × 1 =